Siyonist İsrail devletinin Gazze soykırımı ilk değildir. Geriye dönüp bakıldığında katliam tablosunun kabarık ve ürkütücü olduğu görülecektir: Deir Yasin katliamı, Tantura katliamı, Kafr Kasım katliamı, Refah katliamı, El Halil katliamı, Sabra ve Şatilla katliamı, Cenin katliamı…
Bölgenin yerlilerini istilacı, göçlerle bölgeye geldikleri hâlde kendilerini gerçek sahipleri olarak göstermeye çalışmıştır Yahudiler. Böylece Gazze üzerinde sürdürdükleri katliam Yahudiler’e göre meşru müdafaadır ve bu nedenle savaş bir zorunluluktur. Gazze halkının küçük bir muhalif tavrı ise bir terör eylemidir onlara göre.
İsrail’in 1948’den bu yana Filistinliler’e karşı ayrımcı ve dışlayıcı politika ve uygulamalarda bulunması, uluslararası kamu hukukunu hiçe sayması tam bir insan hakları ihlalidir ve insanlığa karşı suçtur. Kısaca, “apartheid” olarak tanımlanan bu durum Uluslararası Af Örgütü tarafından da belgelenmiş ve raporlara yansımıştır. Raporlar ise hem İsrail hem de sözde uluslararası örgütler tarafından önemsenmemektedir.
İsrail’in siyonist politikasının ve onun şiddet bağlantısının arka planını oluşturan unsurlar anlaşılmadıkça bundan sonraki hedefleri anlaşılamayacaktır. 19. yüzyılın sonlarında Filistin topraklarında bir Yahudi devleti kurmayı amaçlayan modern Yahudi ulusal hareketi olarak tanımlanan siyonizm siyasal, seküler, milli ve dini sütunlar üzerine kurgulanmış bir felsefeye sahiptir. Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Milletler Cemiyeti’nin Filistin üzerinde İngiltere’ye manda vermesi üzerine Avrupa’da antisemitizmin arttığı bahanesiyle bölgeye Yahudi göçü başlamıştır.
Bu yazının devamı
217. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Hilelerin farkında olmak, onları öğrenmek ve kazandırdıklarından huzursuz olmakla, oynanan oyunlar arasında kalmak bir tercih meselesi olsa da bu oyunla ilgili inceleme, satırlar arasında da yer alıyor. Ancak anlaşıldığı anlamıyla oyun hilelerini bulmak isteyenlerin hayal kırıklığına uğrayacağını yazının başında da itiraf etmem gerekiyor.
Masallar, çocuk edebiyatını besleyen en zengin kaynaklardan biri olagelmiştir. Samed Behrengi’den John Boyne’a birçok yazar doğrudan ya da dolaylı bir şekilde masallarla alışveriş hâlinde olmuştur. Uyarlama, motif, tema, tip, ödünçleme, parodi, ters yüz etme teknikleriyle masallar bundan sonra da çocuk edebiyatı için bereketli bir damar olmayı sürdürecek gibi görünmektedir.
Hiç şüphesiz güzellik kavramını gündemine alan bütün çalışmalar sanat, dil ve belki edebiyat alanına da bakmak durumunda kalacaklardır. Ben, “Vahiy ve Sanat” çalışmamı daha ziyade Müslüman çevrelerdeki yanlış
“İslâm insanlığa ne vâdediyor?” sorusu etrafında ele alınan konu, gerçeklikle hakîkat sarkacında incelenmiş, soruna İslâm’ın temel kaynakları ekseninde cevaplar aranmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde,* kendini İslâm’a nispet eden toplumların yoğunlukta olduğu coğrafyalarda hezimet söz konusu iken, beyan öncesinde durum tespitine dair mülâhaza yer almıştı. Yazının bu bölümünde ise ‘insan’ ve ‘tasavvur’ konusu ele alınmıştır. Makalede, İslâm’da insan anlayışı ve tasavvur inşâsı, ‘İslâm’ın İnsanlığa Vâdettikleri’ üst başlığı ekseninde ehem mühim makamında incelenmiştir.
Mü’min; yaşamın bütün uğrak yerlerinde “şeylerin” farkına varabilendir. Mükellef olduğu ibadetlerinin vakte bağlı oluşu mü’mini, akıp giden zamanın farkına vardırır. Mü’min, kendisini esir almaya çalışan zamana, vakit ile etkin müdahale eder. Dinamik vakit bilinci, zaman karşısında pasif olan beşeri, “eşref-i mahlûk” derecesine yükseltir. Dünyanın temel ritmine karşı, dinamik bir farkındalığı mümkün kılan “kamerî takvim” sisteminde …
Yerleşimci Sömürgeci İsrail’in Kültürel Kodları
Siyonist İsrail devletinin Gazze soykırımı ilk değildir. Geriye dönüp bakıldığında katliam tablosunun kabarık ve ürkütücü olduğu görülecektir: Deir Yasin katliamı, Tantura katliamı, Kafr Kasım katliamı, Refah katliamı, El Halil katliamı, Sabra ve Şatilla katliamı, Cenin katliamı…
Bölgenin yerlilerini istilacı, göçlerle bölgeye geldikleri hâlde kendilerini gerçek sahipleri olarak göstermeye çalışmıştır Yahudiler. Böylece Gazze üzerinde sürdürdükleri katliam Yahudiler’e göre meşru müdafaadır ve bu nedenle savaş bir zorunluluktur. Gazze halkının küçük bir muhalif tavrı ise bir terör eylemidir onlara göre.
İsrail’in 1948’den bu yana Filistinliler’e karşı ayrımcı ve dışlayıcı politika ve uygulamalarda bulunması, uluslararası kamu hukukunu hiçe sayması tam bir insan hakları ihlalidir ve insanlığa karşı suçtur. Kısaca, “apartheid” olarak tanımlanan bu durum Uluslararası Af Örgütü tarafından da belgelenmiş ve raporlara yansımıştır. Raporlar ise hem İsrail hem de sözde uluslararası örgütler tarafından önemsenmemektedir.
İsrail’in siyonist politikasının ve onun şiddet bağlantısının arka planını oluşturan unsurlar anlaşılmadıkça bundan sonraki hedefleri anlaşılamayacaktır. 19. yüzyılın sonlarında Filistin topraklarında bir Yahudi devleti kurmayı amaçlayan modern Yahudi ulusal hareketi olarak tanımlanan siyonizm siyasal, seküler, milli ve dini sütunlar üzerine kurgulanmış bir felsefeye sahiptir. Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Milletler Cemiyeti’nin Filistin üzerinde İngiltere’ye manda vermesi üzerine Avrupa’da antisemitizmin arttığı bahanesiyle bölgeye Yahudi göçü başlamıştır.
Bu yazının devamı 217. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
PUBG: Oyun Hileleri
Hilelerin farkında olmak, onları öğrenmek ve kazandırdıklarından huzursuz olmakla, oynanan oyunlar arasında kalmak bir tercih meselesi olsa da bu oyunla ilgili inceleme, satırlar arasında da yer alıyor. Ancak anlaşıldığı anlamıyla oyun hilelerini bulmak isteyenlerin hayal kırıklığına uğrayacağını yazının başında da itiraf etmem gerekiyor.
Ütopyaya Masal Aşısı ya da Masaldan Ütopyaya Bir Yol Var mı?
Masallar, çocuk edebiyatını besleyen en zengin kaynaklardan biri olagelmiştir. Samed Behrengi’den John Boyne’a birçok yazar doğrudan ya da dolaylı bir şekilde masallarla alışveriş hâlinde olmuştur. Uyarlama, motif, tema, tip, ödünçleme, parodi, ters yüz etme teknikleriyle masallar bundan sonra da çocuk edebiyatı için bereketli bir damar olmayı sürdürecek gibi görünmektedir.
Bakma Biçimlerinden Güzellik Olgusuna
Hiç şüphesiz güzellik kavramını gündemine alan bütün çalışmalar sanat, dil ve belki edebiyat alanına da bakmak durumunda kalacaklardır. Ben, “Vahiy ve Sanat” çalışmamı daha ziyade Müslüman çevrelerdeki yanlış
İslâm’ın İnsanlığa Vâdettikleri – İnsan ve Tasavvur Üzerine – II
“İslâm insanlığa ne vâdediyor?” sorusu etrafında ele alınan konu, gerçeklikle hakîkat sarkacında incelenmiş, soruna İslâm’ın temel kaynakları ekseninde cevaplar aranmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde,* kendini İslâm’a nispet eden toplumların yoğunlukta olduğu coğrafyalarda hezimet söz konusu iken, beyan öncesinde durum tespitine dair mülâhaza yer almıştı. Yazının bu bölümünde ise ‘insan’ ve ‘tasavvur’ konusu ele alınmıştır. Makalede, İslâm’da insan anlayışı ve tasavvur inşâsı, ‘İslâm’ın İnsanlığa Vâdettikleri’ üst başlığı ekseninde ehem mühim makamında incelenmiştir.
Ramazan; Vakit ve Zaman
Mü’min; yaşamın bütün uğrak yerlerinde “şeylerin” farkına varabilendir. Mükellef olduğu ibadetlerinin vakte bağlı oluşu mü’mini, akıp giden zamanın farkına vardırır. Mü’min, kendisini esir almaya çalışan zamana, vakit ile etkin müdahale eder. Dinamik vakit bilinci, zaman karşısında pasif olan beşeri, “eşref-i mahlûk” derecesine yükseltir. Dünyanın temel ritmine karşı, dinamik bir farkındalığı mümkün kılan “kamerî takvim” sisteminde …
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.