“Antik Yunan sahnesi, demokrasi sözcüğünün demosunu son derece ciddiye almakta, onu göz formundaki tiyatro yapısının bir parçası kılmakta ve göz bebeğinde halkı temsil eden koronun da aracılığıyla, ‘birlikte görerek’ demokrasinin temel ilkelerini hafızaya nakşetmekteydi. Tanrılar henüz sahneden tamamen çekilmemişlerdi; kimi oyunlarda iskenenin üst kısmındaki theologeiondan konuşurlardı. Oysa Roma sahnesi, gözün bebeğini ortasından keser. Koronun eylediği yer, seyir yeriyle oyun yeri arasında işlevsiz, daha doğrusu işlevi imperium üzerinden tartışmaya açılabilecek olan bir boşluk haline gelir. Dolayısıyla bundan sonra, halk için, halk adına düşünce üretenlerle/üretmesi gerekenlerle (respublica), halk arasındaki mesafe açılmaya başlar. İbrahimi dinler sonrasında ise gözle ve sahneyle kurulan ilişki değişmiş, gözün bebeğinde birlikte görmekten, bir gören tarafından görülmeye/izlenmeye doğru dönüşmüştür: Bu durumun yarattığı sanrılarsa günümüzde izlenmeyi arzulama histerisine doğru evrilmiş, tiyatronun eğmen düşünceyle işbirliğini medya devralmış, tiyatro ve etkisi dar bir alan hapsolmuştur.”
Sanat ve sanat tarihi çalışmaları açısından bakış ve temsil meselesi önemli bir yere sahiptir. Keza sanatın kendisi bir manada bakış ile de tanımlanabilir. Söz konusu kitap ta bu konu üzerine eğiliyor. Farklı dünya tasavvurlarının karşılaştırılması ile toplumların bakışa dair farklılıklarını ortaya koymaya çalışıyor. Yazar, Çin, Bizans ve İran sanatını pratikleriyle inceleyip kritik etmeye çalışıyor. Bunlarla etkileşim halinde olan Müslüman sanat pratiğinin de izini sürmeye çalışıyor. Yazarın tartışmaya açtığı önemli konulardan biri perspektiftir. Zira yeniçağ perspektifle kartezyen egemenliği garanti altına alarak dünyayı ehlileştirmekte, görülecek olanı ve gördüğünü denetlenebilir kılmaktadır diye vurguluyor. Bakışın tanrısal bir noktaya odaklanması ile tahakküm kuran göz hükmedici ve tanımlayıcı olarak kendisini konumlandırıyor. Bu ise dünyayı başka bir noktadan görmeyi imkansız kılıyor. Kanaatimizce kitabın tenkid edilmesi gereken en temel noktalarından biri, yazarın Müslüman düşüncesinin bakış ve görme meselesiyle ilgili kaynak olarak büyük oranda İbni Arabi ve Tasavvuf düşüncesi üzerine odaklamış olmasıdır.
Bu yazının devamı
210. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
“Şiddet bir ölçüde antropolojik, bir ölçüde siyasal ve kültürel ve hatta ontolojik bir sorun. Hele ki İslam dünyası ve Türkiye açısından şiddet kültürel kodlarımıza dek işlemiş olan, üstesinden gelmek şöyle dursun, sorunlarımızın çözümündeki neredeyse yegâne siyasal aracımız olan bir sorun.”
“Kendi açımdan geleneğin bazı yönlerini araştırdığımda, onun özel niteliklere sahip olduğunu ve sıkı tutulması gereken kendine özgü ayrıcalıklı ilkeler üzerine bina edildiğini gördüm. Bunlardan birisi dolaşım (tedavül) ilkesi diye adlandırdığım ilkedir. Bu kavramla İslam geleneğinin veya İslam medeniyetinin başka kültür ve medeniyetlerden kendine
“Modern sanayi uygarlığı dünyayı ateşe vermenin eşiğinde. Toplumsal oluşumların ve toplulukların kökünün kurutulması, insani müştereklerin bağımlı olduğu canlı yeryüzü-sisteminin söndürülmesiyle iç içe geçmiş durumda. Artık kapitalizmin en son, ‘yakıp-yıkma’ safhasındayız.
Öncelikle, terörizmin bir kişinin davranışını etkilemek, cezaya çarptırmak ya da intikam almak amacıyla yasadışı şiddet kullanımı şeklinde tanımlanması gerektiğini düşünüyorum. Eğer terörü bu şekilde tanımlarsak, keşfedeceğimiz ilk şey, küresel olarak hem
“Kur’an’a göre insan değersiz bir şey değildir. Maddenin bir kereliğine ve sonsuza kadar yok olacak, minicik bir parçası değildir. Bedeniyle öyle olsa dahi, ruhuyla birlikte doğada sürüklenir ve ‘şeylerin hiç doğmadığı yere’ değil, şeylerin gerçek olduğu yere doğru ilerler.”
İslam’ın Düşük Düzeyde Temsili (!) Dil, Zihin ve Ufuk Daralması
GÖZÜN MENZİLİ
“Antik Yunan sahnesi, demokrasi sözcüğünün demosunu son derece ciddiye almakta, onu göz formundaki tiyatro yapısının bir parçası kılmakta ve göz bebeğinde halkı temsil eden koronun da aracılığıyla, ‘birlikte görerek’ demokrasinin temel ilkelerini hafızaya nakşetmekteydi. Tanrılar henüz sahneden tamamen çekilmemişlerdi; kimi oyunlarda iskenenin üst kısmındaki theologeiondan konuşurlardı. Oysa Roma sahnesi, gözün bebeğini ortasından keser. Koronun eylediği yer, seyir yeriyle oyun yeri arasında işlevsiz, daha doğrusu işlevi imperium üzerinden tartışmaya açılabilecek olan bir boşluk haline gelir. Dolayısıyla bundan sonra, halk için, halk adına düşünce üretenlerle/üretmesi gerekenlerle (respublica), halk arasındaki mesafe açılmaya başlar. İbrahimi dinler sonrasında ise gözle ve sahneyle kurulan ilişki değişmiş, gözün bebeğinde birlikte görmekten, bir gören tarafından görülmeye/izlenmeye doğru dönüşmüştür: Bu durumun yarattığı sanrılarsa günümüzde izlenmeyi arzulama histerisine doğru evrilmiş, tiyatronun eğmen düşünceyle işbirliğini medya devralmış, tiyatro ve etkisi dar bir alan hapsolmuştur.”
Sanat ve sanat tarihi çalışmaları açısından bakış ve temsil meselesi önemli bir yere sahiptir. Keza sanatın kendisi bir manada bakış ile de tanımlanabilir. Söz konusu kitap ta bu konu üzerine eğiliyor. Farklı dünya tasavvurlarının karşılaştırılması ile toplumların bakışa dair farklılıklarını ortaya koymaya çalışıyor. Yazar, Çin, Bizans ve İran sanatını pratikleriyle inceleyip kritik etmeye çalışıyor. Bunlarla etkileşim halinde olan Müslüman sanat pratiğinin de izini sürmeye çalışıyor. Yazarın tartışmaya açtığı önemli konulardan biri perspektiftir. Zira yeniçağ perspektifle kartezyen egemenliği garanti altına alarak dünyayı ehlileştirmekte, görülecek olanı ve gördüğünü denetlenebilir kılmaktadır diye vurguluyor. Bakışın tanrısal bir noktaya odaklanması ile tahakküm kuran göz hükmedici ve tanımlayıcı olarak kendisini konumlandırıyor. Bu ise dünyayı başka bir noktadan görmeyi imkansız kılıyor. Kanaatimizce kitabın tenkid edilmesi gereken en temel noktalarından biri, yazarın Müslüman düşüncesinin bakış ve görme meselesiyle ilgili kaynak olarak büyük oranda İbni Arabi ve Tasavvuf düşüncesi üzerine odaklamış olmasıdır.
Bu yazının devamı 210. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Kekemelik Zihinde Ve Kalptedir
“Şiddet bir ölçüde antropolojik, bir ölçüde siyasal ve kültürel ve hatta ontolojik bir sorun. Hele ki İslam dünyası ve Türkiye açısından şiddet kültürel kodlarımıza dek işlemiş olan, üstesinden gelmek şöyle dursun, sorunlarımızın çözümündeki neredeyse yegâne siyasal aracımız olan bir sorun.”
“İnsan Hakları” Hakk’a Baş Kaldırmış Egemenin Hakkı
“Kendi açımdan geleneğin bazı yönlerini araştırdığımda, onun özel niteliklere sahip olduğunu ve sıkı tutulması gereken kendine özgü ayrıcalıklı ilkeler üzerine bina edildiğini gördüm. Bunlardan birisi dolaşım (tedavül) ilkesi diye adlandırdığım ilkedir. Bu kavramla İslam geleneğinin veya İslam medeniyetinin başka kültür ve medeniyetlerden kendine
Bir Söylev Olarak Müzik
“Modern sanayi uygarlığı dünyayı ateşe vermenin eşiğinde. Toplumsal oluşumların ve toplulukların kökünün kurutulması, insani müştereklerin bağımlı olduğu canlı yeryüzü-sisteminin söndürülmesiyle iç içe geçmiş durumda. Artık kapitalizmin en son, ‘yakıp-yıkma’ safhasındayız.
Dil Evreninden Söz Ülkesine
Öncelikle, terörizmin bir kişinin davranışını etkilemek, cezaya çarptırmak ya da intikam almak amacıyla yasadışı şiddet kullanımı şeklinde tanımlanması gerektiğini düşünüyorum. Eğer terörü bu şekilde tanımlarsak, keşfedeceğimiz ilk şey, küresel olarak hem
Meşruiyetin Görünümleri
“Kur’an’a göre insan değersiz bir şey değildir. Maddenin bir kereliğine ve sonsuza kadar yok olacak, minicik bir parçası değildir. Bedeniyle öyle olsa dahi, ruhuyla birlikte doğada sürüklenir ve ‘şeylerin hiç doğmadığı yere’ değil, şeylerin gerçek olduğu yere doğru ilerler.”
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.