“Bil ki ibadet kavramı, mekreme (ahlak ilkeleri) kavramından daha genel bir anlam içerir. Her ahlaki ilke ibadettir, ama her ibadet ahlaki ilke değildir. Aralarındaki belirgin fark şudur: İbadetlerin bilinen farzları, belirlenmiş sınırları vardır. Bu nedenle onları terk eden, haddi aşan zalim olur. Oysa ahlâkî ilkeler bunun tersidir. İnsan ibadetlerle ilgili vazifelerini hakkıyla yerine getirmedikçe şeriatın ahlâkî ilkelerini tamamlaması, kemale ermesi mümkün değildir. Bu bakımdan ibadetler, adalet kapsamında, ahlâkî ilkeler nafile ibadet kapsamında kabul edilmiştir. Birinci derecede önemli görevi, farzı ihmal eden kimsenin nafile ibadeti makbul değildir. Aynı şekilde adaleti terk edenden faziletli bir şahsiyet sahibi olması beklenemez. Ancak adaleti hakkıyla ikameden sonra fazladan iş veya ibadetle ilgilenmek, fazladan görev yapmak uygun bir tutum olur; çünkü adalet: bir şeyi olması gereken yere koymak; yapılması gerekeni yapmaktır. Nafile ibadet ve eylemde bulunmak, gerekenden fazlasını yapmaktır. Bu bağlamda bir şeyin kendisi meydana gelmeden, ona birtakım ilavelerde bulunmak doğru değildir.”
Daha çok dil üzerine yapmış olduğu çalışmalardan ve Müfredat adlı eseriyle tanıyor olduğumuz Râğıp İsfahânî’nin, önemli çalışmalarından biri de “İslâm’ın Ahlâkî İlkeleri” adlı eseridir. Şüphesiz yazar, İslâm düşünce geleneğinde oldukça önemli bir yere sahip olup, ömrünün semeresi olarak birçok eser bırakmıştır. Bu eseri ise yazarın, İslâm Ahlâkı’nın temel prensiplerini tespit etmeye yönelik ortaya koyduğu geniş çaplı bir çalışmadır. Kur’ân ve hadisler etrafında, tespit etmiş olduğu konuları vâzıh bir şekilde ortaya koymaya çalışıyor yazar. İnsanın hâlleri, akıl, ilim, şehevî kuvvetler, öfke kuvvetleri, adalet, zulüm vb başlıklar altında olan konular kitabın muhtevasını oluşturuyor. Oldukça nitelikli ve derli toplu bir ahlâk çalışması olduğunu düşündüğümüz bu eser, bir kütüphanede bulunması gereken kaynak eserlerden biri olmalıdır kanaatimizce.
Bu yazının devamı
199. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
“Geçmişte veya bugünkü hangi sosyal sistem, isteyen herkesin kapitalizme atfettiği herhangi bir sosyal kötülük bakımından daha iyi bir sicile sahiptir? Ortaçağ feodalizmi mi? Mutlak monarşi mi? Sosyalizm veya faşizm mi? Cevap yok. 1917’de Rus köylüleri “Toprak ve Özgürlük!” talep ediyorlardı.”
“Kur’an’a göre insan değersiz bir şey değildir. Maddenin bir kereliğine ve sonsuza kadar yok olacak, minicik bir parçası değildir. Bedeniyle öyle olsa dahi, ruhuyla birlikte doğada sürüklenir ve ‘şeylerin hiç doğmadığı yere’ değil, şeylerin gerçek olduğu yere doğru ilerler.”
“Günümüzde hiç duraksamadan iyiliğimizi isteyen her şeye karşı mücadele etmek zorundayız. Zira hegemonyanın sırrı burada -yasak ve içerdiği tüm değerler sisteminin kaldırılmasında, lakaytlık, abartılı boyutlara varan hoşgörü, aşırı şeffaflıkta-
“Dinin onayı olmadan ahlâki karakterin oluşması pek mümkün değildir. Herkesin zamanla psikolojik yapısından da destek alarak dayanılmaz baskılara bile karşı koyabilmesi, kendisine hâkim olması mümkündür. Mümkün olduğuna göre bu iş
“İslam dünyası genel olarak bilimlerde ve teknolojide Batı karşısında geri kalmışlığın bedelini önce peyderpey sömürgeleşerek sonra da değerler krizine duçar olmakla ödemeye başlamıştır. Hala da bu kriz, bütün acımasızlığıyla Müslüman dünyayı kasıp kavurmaktadır.”
Şiddetin Postmodern Çehreleri
İSLAM’IN AHLÂKÎ İLKELERİ
“Bil ki ibadet kavramı, mekreme (ahlak ilkeleri) kavramından daha genel bir anlam içerir. Her ahlaki ilke ibadettir, ama her ibadet ahlaki ilke değildir. Aralarındaki belirgin fark şudur: İbadetlerin bilinen farzları, belirlenmiş sınırları vardır. Bu nedenle onları terk eden, haddi aşan zalim olur. Oysa ahlâkî ilkeler bunun tersidir. İnsan ibadetlerle ilgili vazifelerini hakkıyla yerine getirmedikçe şeriatın ahlâkî ilkelerini tamamlaması, kemale ermesi mümkün değildir. Bu bakımdan ibadetler, adalet kapsamında, ahlâkî ilkeler nafile ibadet kapsamında kabul edilmiştir. Birinci derecede önemli görevi, farzı ihmal eden kimsenin nafile ibadeti makbul değildir. Aynı şekilde adaleti terk edenden faziletli bir şahsiyet sahibi olması beklenemez. Ancak adaleti hakkıyla ikameden sonra fazladan iş veya ibadetle ilgilenmek, fazladan görev yapmak uygun bir tutum olur; çünkü adalet: bir şeyi olması gereken yere koymak; yapılması gerekeni yapmaktır. Nafile ibadet ve eylemde bulunmak, gerekenden fazlasını yapmaktır. Bu bağlamda bir şeyin kendisi meydana gelmeden, ona birtakım ilavelerde bulunmak doğru değildir.”
Daha çok dil üzerine yapmış olduğu çalışmalardan ve Müfredat adlı eseriyle tanıyor olduğumuz Râğıp İsfahânî’nin, önemli çalışmalarından biri de “İslâm’ın Ahlâkî İlkeleri” adlı eseridir. Şüphesiz yazar, İslâm düşünce geleneğinde oldukça önemli bir yere sahip olup, ömrünün semeresi olarak birçok eser bırakmıştır. Bu eseri ise yazarın, İslâm Ahlâkı’nın temel prensiplerini tespit etmeye yönelik ortaya koyduğu geniş çaplı bir çalışmadır. Kur’ân ve hadisler etrafında, tespit etmiş olduğu konuları vâzıh bir şekilde ortaya koymaya çalışıyor yazar. İnsanın hâlleri, akıl, ilim, şehevî kuvvetler, öfke kuvvetleri, adalet, zulüm vb başlıklar altında olan konular kitabın muhtevasını oluşturuyor. Oldukça nitelikli ve derli toplu bir ahlâk çalışması olduğunu düşündüğümüz bu eser, bir kütüphanede bulunması gereken kaynak eserlerden biri olmalıdır kanaatimizce.
Bu yazının devamı 199. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Gönüllü Fakirlik!
“Geçmişte veya bugünkü hangi sosyal sistem, isteyen herkesin kapitalizme atfettiği herhangi bir sosyal kötülük bakımından daha iyi bir sicile sahiptir? Ortaçağ feodalizmi mi? Mutlak monarşi mi? Sosyalizm veya faşizm mi? Cevap yok. 1917’de Rus köylüleri “Toprak ve Özgürlük!” talep ediyorlardı.”
Meşruiyetin Görünümleri
“Kur’an’a göre insan değersiz bir şey değildir. Maddenin bir kereliğine ve sonsuza kadar yok olacak, minicik bir parçası değildir. Bedeniyle öyle olsa dahi, ruhuyla birlikte doğada sürüklenir ve ‘şeylerin hiç doğmadığı yere’ değil, şeylerin gerçek olduğu yere doğru ilerler.”
Kişiye Özel ‘HAKİKAT’!
“Günümüzde hiç duraksamadan iyiliğimizi isteyen her şeye karşı mücadele etmek zorundayız. Zira hegemonyanın sırrı burada -yasak ve içerdiği tüm değerler sisteminin kaldırılmasında, lakaytlık, abartılı boyutlara varan hoşgörü, aşırı şeffaflıkta-
Akleden Kalbi Besleyen Cevher: GÜZELLİK
“Dinin onayı olmadan ahlâki karakterin oluşması pek mümkün değildir. Herkesin zamanla psikolojik yapısından da destek alarak dayanılmaz baskılara bile karşı koyabilmesi, kendisine hâkim olması mümkündür. Mümkün olduğuna göre bu iş
Çocuk Edebiyatına Büyükçe Meraklar
“İslam dünyası genel olarak bilimlerde ve teknolojide Batı karşısında geri kalmışlığın bedelini önce peyderpey sömürgeleşerek sonra da değerler krizine duçar olmakla ödemeye başlamıştır. Hala da bu kriz, bütün acımasızlığıyla Müslüman dünyayı kasıp kavurmaktadır.”
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.