Devran dönüyor. Günler, aylar, yıllar… Ve Müslümanlar, sosyal demokratlar, Kemalistler, muhafazakârlar, menfaat için yol arayanlar, solcular, sağcılar, ilericiler, gericiler, lâikler, demokratlar, modernistler, çevreciler, feministler, bir o yanda bir bu yanda olanlar… Evet, bunlar büyük bir tiyatronun aşağı yukarı yüz elli yıllık değişmeyen oyunundaki bir türlü vazgeçilemeyen oyuncu kadroları. Senaryo yalan, oyuncular habersiz, seyirciler zavallı, ama sahne daima yeni… Manzara böyle olunca gözümün önüne Orson Welles’in “Körler Ülkesi” geliyor ister istemez. Hatta biraz daha gerçekçi bir benzetme yaparsak; oyunun sahnelendiği mekân Eflâtun’un mağarasıdır. Hani şu her şeyin gölgelerden ibaret olduğu Eflâtunun o meşhur mağarası. Bu mekân; sahtelerin hakikatleri gizlediği, yalanın doğruya üstün geldiği, kitlelerin sürekli zehirlendiği, boş ve küskün hayatların yaşandığı bir illüzyon alanıdır.
Bu yazının devamı
197. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Müzik, sesin bestelenip icra edilen ve böylelikle üretilip tüketilen bir kültür öğesinden ziyade, üzerinde felsefi düşüncelerin kabuk bağladığı, aynı zamanda kültürel, sosyolojik, psikolojik, siyasal ve ekonomik bağlamları olan bir fenomendir.
WordPress adlı Batılı bir araştırma şirketinin WEN Themes Eğitim Merkezi tarafından gerçekleştirilen 2019 yılına ait “İslamilik Endeksleri” başlıklı istatistik çalışması dikkat çekici tespitlerle kamuoyuna sunulmuştur. İşbu tespitler üzerinden ana başlığı “İslam İnsanlığa Ne Vadediyor” olan değerlendirme dosyasına bir yazıyla katkıda bulunmayı düşünürken ister istemez söz konusu istatistiğin üst ve alt sıralarına bakarak bir mukayese yapma ihtiyacı doğdu. Öteden beri, benzer istatistikler karşısında mesafeli bir duruşum vardı; mevcut endeks aramızdaki makası biraz daha açtı, öncelikle okuyucularıma bu kanaatimi iletmek istiyorum.
Çocuk edebiyatı; çocuklara dilin ve çizginin anlatım imkânlarıyla insan doğasını anlatır, sevdirir, hayatı tanımlamalarına ve anlamlandırmalarına yardımcı olur; estetik bir araçtır. Çocuk edebiyatı; efsaneleri, destanları, masalları hayal gücünün yardımıyla uçlara taşıyarak gerçekliğin sınırlarını genişletip düşseli geliştirmeye daha fazla imkân sağlayan ve ayrıca insan ile doğa, insan ile hayvan arasındaki ayrımları büyük oranda ortadan kaldıran ikili bir nitelik taşır. Ağaçlar konuşur, hayvanlar konuşur, bulutlar konuşur, ayrımlar silinir…
Tevhide dayalı bir nizam olan İslam’da bilindiği gibi hüküm ve talimatlar, ilke ve mesajlar sadece Allah’a karşı sorumluluklarımızdan ibaret olmayıp insanlara dair de çok büyük yekûn tutan vecibelerimiz vardır (Hukuk-u ‘ibad). Elbette dinin aslı başta Allah’a ve bildirdiği iman esaslarına gerektiği gibi iman etmek,
Allah, insanları bir şeyden haberdar etmek, onlara bir takım emir ve yasaklar getirmek veya onlara bir takım sorumluluklar vermek istediğinde, mutlaka onların anlayacağı bir seviyede bunları bildirir.
Vakit Muhasebe Vaktidir
Düşmanlara ahbâbını zemm oldu zerafet
Dildardan ağyâra şikâyet yeni çıktı
Sâdıkları tahkîr ile red kaide oldu
Hırsızlara ikram ü inayet yeni çıktı
Hak söyleyen evvel dahi menfûr idi gerçi
Hainlere amma ki riayet yeni çıktı
Ziya Paşa
Devran dönüyor. Günler, aylar, yıllar… Ve Müslümanlar, sosyal demokratlar, Kemalistler, muhafazakârlar, menfaat için yol arayanlar, solcular, sağcılar, ilericiler, gericiler, lâikler, demokratlar, modernistler, çevreciler, feministler, bir o yanda bir bu yanda olanlar… Evet, bunlar büyük bir tiyatronun aşağı yukarı yüz elli yıllık değişmeyen oyunundaki bir türlü vazgeçilemeyen oyuncu kadroları. Senaryo yalan, oyuncular habersiz, seyirciler zavallı, ama sahne daima yeni… Manzara böyle olunca gözümün önüne Orson Welles’in “Körler Ülkesi” geliyor ister istemez. Hatta biraz daha gerçekçi bir benzetme yaparsak; oyunun sahnelendiği mekân Eflâtun’un mağarasıdır. Hani şu her şeyin gölgelerden ibaret olduğu Eflâtunun o meşhur mağarası. Bu mekân; sahtelerin hakikatleri gizlediği, yalanın doğruya üstün geldiği, kitlelerin sürekli zehirlendiği, boş ve küskün hayatların yaşandığı bir illüzyon alanıdır.
Bu yazının devamı 197. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Müzik Üzerine Değiniler
Müzik, sesin bestelenip icra edilen ve böylelikle üretilip tüketilen bir kültür öğesinden ziyade, üzerinde felsefi düşüncelerin kabuk bağladığı, aynı zamanda kültürel, sosyolojik, psikolojik, siyasal ve ekonomik bağlamları olan bir fenomendir.
İslamilik Endeksi Ne Kadar İnsanidir
WordPress adlı Batılı bir araştırma şirketinin WEN Themes Eğitim Merkezi tarafından gerçekleştirilen 2019 yılına ait “İslamilik Endeksleri” başlıklı istatistik çalışması dikkat çekici tespitlerle kamuoyuna sunulmuştur. İşbu tespitler üzerinden ana başlığı “İslam İnsanlığa Ne Vadediyor” olan değerlendirme dosyasına bir yazıyla katkıda bulunmayı düşünürken ister istemez söz konusu istatistiğin üst ve alt sıralarına bakarak bir mukayese yapma ihtiyacı doğdu. Öteden beri, benzer istatistikler karşısında mesafeli bir duruşum vardı; mevcut endeks aramızdaki makası biraz daha açtı, öncelikle okuyucularıma bu kanaatimi iletmek istiyorum.
Doğru ve Hedef Odaklı Bir Çocuk Edebiyatı
Çocuk edebiyatı; çocuklara dilin ve çizginin anlatım imkânlarıyla insan doğasını anlatır, sevdirir, hayatı tanımlamalarına ve anlamlandırmalarına yardımcı olur; estetik bir araçtır. Çocuk edebiyatı; efsaneleri, destanları, masalları hayal gücünün yardımıyla uçlara taşıyarak gerçekliğin sınırlarını genişletip düşseli geliştirmeye daha fazla imkân sağlayan ve ayrıca insan ile doğa, insan ile hayvan arasındaki ayrımları büyük oranda ortadan kaldıran ikili bir nitelik taşır. Ağaçlar konuşur, hayvanlar konuşur, bulutlar konuşur, ayrımlar silinir…
Kur’ân’da İnfak
Tevhide dayalı bir nizam olan İslam’da bilindiği gibi hüküm ve talimatlar, ilke ve mesajlar sadece Allah’a karşı sorumluluklarımızdan ibaret olmayıp insanlara dair de çok büyük yekûn tutan vecibelerimiz vardır (Hukuk-u ‘ibad). Elbette dinin aslı başta Allah’a ve bildirdiği iman esaslarına gerektiği gibi iman etmek,
Kur’an’ı Anlamak Farzdır
Allah, insanları bir şeyden haberdar etmek, onlara bir takım emir ve yasaklar getirmek veya onlara bir takım sorumluluklar vermek istediğinde, mutlaka onların anlayacağı bir seviyede bunları bildirir.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.