Öz: Türkiye’de 1960’lı yılların sonundan itibaren geniş bir muhalif toplumsal harekete dönüşen İslami gruplar, 1980’li yılların ardından toplumsal tabanını genişletmiş; fakat 1990’lı yıllardan itibaren kamusal alanda sunulan yeni fırsatları değerlendirerek hızlı bir dönüşüm sürecine girmiştir. Bu dönüşüm, özellikle 28 Şubat’ın ardından, niteliği ve kimliği öncekinden farklı bir biçim almış; yenilik söylemleriyle ortaya çıkan AK Parti ile birlikte farklı bir aşamaya girmiştir. İslamcı siyasetin, ekonominin ve toplumun 1980’li yılların sonundan itibaren yaşadığı dönüşümler ve özellikle 2002’de iktidara gelen AK Parti’nin ürettiği ekonomi-politikalar, İslamî toplum içerisinde çelişkileri ortaya çıkarmış ve temel motivasyonu kapitalizm karşıtlığı olan muhalif bir damarı belirginleştirmiştir. AK Parti’nin özellikle ikinci iktidar döneminin ardından (2007 sonrasında), İslamî niteliği ve kapitalizm karşıtı kimliği ön planda olan muhalif toplumsal ve siyasal hareketler görünür olmaya başlamıştır. Yeni Siyaset Girişimi, Has Parti gibi siyasal hareketlerin ortaya çıktığı ve daha sonra kapitalizm karşıtı İslami hareketlerin görünür olduğu bu süreç, İslamî toplum içerisinde sınıfsal bir ayrışmaya varan bir söylem farklılaşmasına zemin hazırlamıştır. Bu çalışmada, yazarın yüksek lisans tezinden ve sözü edilen muhalif hareketler ile yapılan yüz yüze derinlemesine mülakatlardan da yararlanılmıştır.
Anahtar Kelimeler: İslamcılık, İslami Hareketler, AK Parti, Anti-kapitalist Müslümanlar.
Bu yazının devamı
182. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Türkiye’de, dünyanın birçok yerinde olduğu gibi, dinin kültürel, sosyal, sınıfsal, ekonomik birçok görüngülerine hayatın giriftliği ve karmaşası içinde tanıklık etmeyi sürdürmekteyiz. Zaten evrensel düzeyde “hayat”la ilintisini tüm geri çektirme çabalarına rağmen ısrarla vurgulayan din, değişimin çok farklı boyutlarında adından söz ettirdiği gibi, bundan sonra da hayattan geri dönen tüm yanlışların müracaat edeceği yegane adres olarak …
Her din, dünya görüşü ve ideoloji bir ‘hakikat’ iddiası içerir. Bu hakikat insanı öyle bir kuşatır ki, insan onunla görür, onunla düşünür, onunla işitir ve onunla hisseder. Hiçbirşeyi onun dışında yorumlayamaz olur! Bunun güzel bir örneği Orphalese halkına giderayak hitâb eden Ermiş’de görülür.
. İlk olarak, neoliberalizmin mantığının liberalizmin mantığının radikalleşmiş biçimi olduğu söylenebilir. Bu bakış açısı, neoliberalizmin liberalizmle olan bağını muhafaza ettiğini kabul eder. İkinci olarak, neoliberalizmin mantığı liberalizmin mantığının mutasyona uğramış bir biçimi olarak görülebilir.
Son birkaç yılda teknoloji devlerinin önlenemez yükselişi ekonomik merkezileşmede belirgin bir artışa ve ekonomik eşitsizlik açısının daha da büyümesine neden olmuştur. Bundan birkaç yıl önce piyasa değeri bakımından ilk birkaç şirket arasında yer alan şirketler yerlerini teknoloji şirketlerine bırakmıştır.
Büyük insanlık kalabalığının tarih boyunca boy gösterdiği tutuculuğun en çok sanat olayı bahsinde ortaya çıktığı bilinmektedir. Yobazlar bazen sanatın herhangi bir dalını kullanarak öteki türlerine ve tiplerine muhalefet ederken bazen de doğrudan doğruya herhangi bir sanat dalını yasaklamaya, karalamaya, kötülemeye çalışarak icraatlarını sürdürmüşlerdir. Bu tutumun en vahim yanı kanaatimce din kisvesi altında yapılmış olmasıdır; en tehlikeli hali de budur.
Kimlikten Sınıfa: İslami Hareketlerin Dönüşümü ve Anti-Kapitalist Müslümanlar
Öz: Türkiye’de 1960’lı yılların sonundan itibaren geniş bir muhalif toplumsal harekete dönüşen İslami gruplar, 1980’li yılların ardından toplumsal tabanını genişletmiş; fakat 1990’lı yıllardan itibaren kamusal alanda sunulan yeni fırsatları değerlendirerek hızlı bir dönüşüm sürecine girmiştir. Bu dönüşüm, özellikle 28 Şubat’ın ardından, niteliği ve kimliği öncekinden farklı bir biçim almış; yenilik söylemleriyle ortaya çıkan AK Parti ile birlikte farklı bir aşamaya girmiştir. İslamcı siyasetin, ekonominin ve toplumun 1980’li yılların sonundan itibaren yaşadığı dönüşümler ve özellikle 2002’de iktidara gelen AK Parti’nin ürettiği ekonomi-politikalar, İslamî toplum içerisinde çelişkileri ortaya çıkarmış ve temel motivasyonu kapitalizm karşıtlığı olan muhalif bir damarı belirginleştirmiştir. AK Parti’nin özellikle ikinci iktidar döneminin ardından (2007 sonrasında), İslamî niteliği ve kapitalizm karşıtı kimliği ön planda olan muhalif toplumsal ve siyasal hareketler görünür olmaya başlamıştır. Yeni Siyaset Girişimi, Has Parti gibi siyasal hareketlerin ortaya çıktığı ve daha sonra kapitalizm karşıtı İslami hareketlerin görünür olduğu bu süreç, İslamî toplum içerisinde sınıfsal bir ayrışmaya varan bir söylem farklılaşmasına zemin hazırlamıştır. Bu çalışmada, yazarın yüksek lisans tezinden ve sözü edilen muhalif hareketler ile yapılan yüz yüze derinlemesine mülakatlardan da yararlanılmıştır.
Anahtar Kelimeler: İslamcılık, İslami Hareketler, AK Parti, Anti-kapitalist Müslümanlar.
Bu yazının devamı 182. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Zaafiyetleri “Muhafaza” Etmek
Türkiye’de, dünyanın birçok yerinde olduğu gibi, dinin kültürel, sosyal, sınıfsal, ekonomik birçok görüngülerine hayatın giriftliği ve karmaşası içinde tanıklık etmeyi sürdürmekteyiz. Zaten evrensel düzeyde “hayat”la ilintisini tüm geri çektirme çabalarına rağmen ısrarla vurgulayan din, değişimin çok farklı boyutlarında adından söz ettirdiği gibi, bundan sonra da hayattan geri dönen tüm yanlışların müracaat edeceği yegane adres olarak …
Gücünü ‘Hakikat’ten Almayan ‘İktidar’
Her din, dünya görüşü ve ideoloji bir ‘hakikat’ iddiası içerir. Bu hakikat insanı öyle bir kuşatır ki, insan onunla görür, onunla düşünür, onunla işitir ve onunla hisseder. Hiçbirşeyi onun dışında yorumlayamaz olur! Bunun güzel bir örneği Orphalese halkına giderayak hitâb eden Ermiş’de görülür.
Neoliberalizm
. İlk olarak, neoliberalizmin mantığının liberalizmin mantığının radikalleşmiş biçimi olduğu söylenebilir. Bu bakış açısı, neoliberalizmin liberalizmle olan bağını muhafaza ettiğini kabul eder. İkinci olarak, neoliberalizmin mantığı liberalizmin mantığının mutasyona uğramış bir biçimi olarak görülebilir.
Tekno-Kapitalizm: Dijital Çağın Yeni Egemenlik Düzeni
Son birkaç yılda teknoloji devlerinin önlenemez yükselişi ekonomik merkezileşmede belirgin bir artışa ve ekonomik eşitsizlik açısının daha da büyümesine neden olmuştur. Bundan birkaç yıl önce piyasa değeri bakımından ilk birkaç şirket arasında yer alan şirketler yerlerini teknoloji şirketlerine bırakmıştır.
Kaçıncı Sanattır Müzik
Büyük insanlık kalabalığının tarih boyunca boy gösterdiği tutuculuğun en çok sanat olayı bahsinde ortaya çıktığı bilinmektedir. Yobazlar bazen sanatın herhangi bir dalını kullanarak öteki türlerine ve tiplerine muhalefet ederken bazen de doğrudan doğruya herhangi bir sanat dalını yasaklamaya, karalamaya, kötülemeye çalışarak icraatlarını sürdürmüşlerdir. Bu tutumun en vahim yanı kanaatimce din kisvesi altında yapılmış olmasıdır; en tehlikeli hali de budur.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.