Doğa en çok çocuğu sever. Ağaçlar, kuşlar, dereler, yollar… Küçük bir dal parçasıyla konuşur musunuz siz? Ben konuşurum. Çünkü çocuğum. Kuşlar pencerelerde çocuk sesi arar. Bir dere görsem Bu yazının devamı 189. sayıda. Devamını okumak için satın alın Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır. 189. Sayıyı Satın Al Giriş yap
Bir karanlık bul ve onu yıka.
Akıl kıyısında eşelenme, kalp denizine dal. Karanlığı karanlıkla yenebileceğin düşüncesinden tevbe et.
Uyanmak karanlığı bulmaktır aslında. Yüzümüzde ezbere bildiğimiz mahmurlukla karanlığı bileklerinden yakalamaktır uyanmak.
Karanlığı yıkamak neyi değiştirir fikri seni eylemesin.
Kur’a hep kendi içimizdeki günahkâra çıkar.
Sen kendi aksini izlemeye meyledip denize düşeni ve içinde haksızlık olan karanlığı yutan balığı hatırla.
Bozuk iklimlere dayadım sırtımı Masmavi bozkırın serin akşamlarına sığındım Dünyanın en gülünç hallerinde Gençliğimin beyazlamış uğultusu Bir durmuş zaman. Nazar değmiş ve eskimiş, çevresi süslü Karşımda ışıyan yemyeşil gözlere. Zaman, Bu yazının devamı 210. sayıda. Devamını okumak için satın alın Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır. 210. Sayıyı Satın Al Giriş yap
Ayna
Ayna ayna
Söyle bana.
Benim en çok sevdiğim rengi.
Var mı bilmediğim bir çiçek
Görmediğim bir gök
Düşümde.
Annemin gözünde
Saçımı tararsın.
Babamın cebinde aynasın.
Söyle bana
Her yerde beni
Nasıl yakalarsın?
Ayna ayna
Merak ederim uyurken
Koşanları.
Üzerimi örten elleri
Sanki alkışlar uykumu.
O an biter kızgınlıklar.
Yazar
İlgili Yazılar
Çocuklu Ev
Doğa en çok çocuğu sever. Ağaçlar, kuşlar, dereler, yollar… Küçük bir dal parçasıyla konuşur musunuz siz? Ben konuşurum. Çünkü çocuğum. Kuşlar pencerelerde çocuk sesi arar. Bir dere görsem Bu yazının devamı 189. sayıda. Devamını okumak için satın alın Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır. 189. Sayıyı Satın Al Giriş yap
Adaletin Amentüsü
Haykırıyor âdem evladı, dillerde adaletin amentüsü,
Dualarla örülüdür yeryüzündeki masumiyetin örtüsü.
Kurmadığımız cümlelerden imtihan ediliyoruz,
Kurulan türlü tezgâhların ağırlığında eziliyoruz.
Bu dönen devrandır, şu hayat seyrandır der misin?
Ziyan olan her yaşantın için tövbe eder misin?
Gün geliyor ve bizler yek sıra halinde diziliyoruz,
Gidilen iki yolun sonunda tek sonuca seçiliyoruz.
Değişmez kanundur bu, hak daima galip gelecek,
Yetersizlik içinde olanlar yeter demeye devam edecek.
Şair Tutanağı: Yağmur Duası
Bir karanlık bul ve onu yıka.
Akıl kıyısında eşelenme, kalp denizine dal. Karanlığı karanlıkla yenebileceğin düşüncesinden tevbe et.
Uyanmak karanlığı bulmaktır aslında. Yüzümüzde ezbere bildiğimiz mahmurlukla karanlığı bileklerinden yakalamaktır uyanmak.
Karanlığı yıkamak neyi değiştirir fikri seni eylemesin.
Kur’a hep kendi içimizdeki günahkâra çıkar.
Sen kendi aksini izlemeye meyledip denize düşeni ve içinde haksızlık olan karanlığı yutan balığı hatırla.
Bir Yakınlık Dibimde
Bozuk iklimlere dayadım sırtımı Masmavi bozkırın serin akşamlarına sığındım Dünyanın en gülünç hallerinde Gençliğimin beyazlamış uğultusu Bir durmuş zaman. Nazar değmiş ve eskimiş, çevresi süslü Karşımda ışıyan yemyeşil gözlere. Zaman, Bu yazının devamı 210. sayıda. Devamını okumak için satın alın Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır. 210. Sayıyı Satın Al Giriş yap
Yitik Temenna
Yankısız övüntülerde yenilmelerin
Yolların elinde rengârenk görüngüler.
Eskil korkulardan geçmekte küçüklüğün
ve savunmasız izlerde didinmeler.
Geçici siluetlerden dörtnala uzaklaşıp.
Kaybolup bitik sevinçlerde;
gölgesinde hatıranın.
Sessizliğin bölünüşünde saatlerin
an’larla izler
alışkanlıkları.