Şimdi karşında uykusuzluk abidesi Ren geyiğine binmiş Umut arayışında. Sızlanan dizelerde büklüm büklüm bitmemiş bir romanın kahramanı gibi sağa sola yalpalanmakta Doğru ya. Bir mektubunda demiştin Mafima; Hani hastalıkta sağlıktaydı dileğimiz diye. Yanan bir odun sobasında kayboldu hayaller şimdi. Bu yazının devamı 180. sayıda. Devamını okumak için satın alın Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar …
Ben Rachel kırk üç yaşında
Aklımın sivri kalbinse yeğnik
Olacağı belliymiş önceden
Çıtalardan uçurtmalar yontarak
Rüzgâra karşı duracağım
Sınırları cetvelsiz çizeceğim
Nöbet yerini çocuklara bırakacağım
Doğa en çok çocuğu sever. Ağaçlar, kuşlar, dereler, yollar… Küçük bir dal parçasıyla konuşur musunuz siz? Ben konuşurum. Çünkü çocuğum. Kuşlar pencerelerde çocuk sesi arar. Bir dere görsem Islanmaktan korkmam. Çünkü çocuğum. Elimdeki sopa atımdır, koşarım. Sofrada kaşığım ile sohbet ederim Çünkü çocuğum. Evler de sevsin bizi. Eşyalar gitsin, annem yorulmasın. Bir taş bulsam …
Her gün heyecanla yataktan kalkabilmeliyiz. Bugün daha iyi, daha güzel bir şeyler yapmalıyım, diyerek. Dünle bugünün bir farkı olmalı düşüncesiyle. Eşit değil daha fazla. İlimse ilim, fikirse fikir, amelse amel. Her ne yapabiliyorsak. Bir hasta ziyareti, anne babaya hoş bir söz, bir akrabaya, bir komşuya yardım. Yetimin başını okşa, bir çocuğu sevindir. Yolun ortasından bir …
falcı
Ömer Salim Elhacı şiirinden çevrilmiştir.
1.
Ve gözlerini dikti falcı
Sol elimin avucuna
Nasıl bir efsanesin dostum, dedi
Hangi gurbet düşürdü seni
Bu kıyılara…
Hangi hüznün sümbülleridir
Gözlerinde yeşeren…
Ve hangi can çekişmeleridir
Kalbine yerleşen…
2.
Çizgilerin diyor ki:
Gömülmüş kedere ruhun…
Cinler kralının saray süslemelerine dönmüş
Çizgileri avucunun…
Bazen görünü
Ama çoğu zaman gizlenen…
Talihine bakılırsa,
Gizemli bir acı bekliyor seni,
Hasret nehirleri yolunu gözlüyor…
Sen… terkedilmişlik burcunda doğmuşsun
Ve terkedilmişlik kaderidir insanın…
3.
İlk inleyişinin, dostum
Tuhaf bir tonu var
İkincisi gümüşten bir gül,
Kaybolmuşluk tarlalarında çiçek açan
Üçüncüsü gizli bir yazı,
Mührü mumdan ve acıdan…
Ve sen sonda bir soru işaretisin
Karanlıkla aydınlık arasında duran…
4.
Çizgilerin diyor ki:
Yedi kat dalgalar aşıyorsun…
İlkinde yalnızsın
İkincisinde bir yüzle karşılaşıyorsun
Tanyerinden çizgileri olan…
Üçüncüsünde bir derde düşüyorsun
İlacı aşk ve dua olan…
Dördüncü dalgada
Yani ömrünün en güzel yıllarında…
Bir çift gözün ışıltısına vuruluyorsun
Beşinci ile altıncının arasında,
Bir bahar doğuyor an’ın ortasından
Yedincide bir hilâl doğacak
Ömrünün semasında,
Kelimeler yetmez anlatmaya…
5.
Sana ne aşktan fayda var, dostum
Ne yükselen gururunun yıldızından
Ne de o kadından
Hani gözlerinde akşamın gülüşü doğan…
Sen dostum
Efsanevî bir seferin yolcususun
Ümitle korku arasında
Aman dikkat!
İlgili Yazılar
Mafima’ya Mektuplar
Şimdi karşında uykusuzluk abidesi Ren geyiğine binmiş Umut arayışında. Sızlanan dizelerde büklüm büklüm bitmemiş bir romanın kahramanı gibi sağa sola yalpalanmakta Doğru ya. Bir mektubunda demiştin Mafima; Hani hastalıkta sağlıktaydı dileğimiz diye. Yanan bir odun sobasında kayboldu hayaller şimdi. Bu yazının devamı 180. sayıda. Devamını okumak için satın alın Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar …
Rachel’lere
Ben Rachel kırk üç yaşında
Aklımın sivri kalbinse yeğnik
Olacağı belliymiş önceden
Çıtalardan uçurtmalar yontarak
Rüzgâra karşı duracağım
Sınırları cetvelsiz çizeceğim
Nöbet yerini çocuklara bırakacağım
Çocuklu Ev
Doğa en çok çocuğu sever. Ağaçlar, kuşlar, dereler, yollar… Küçük bir dal parçasıyla konuşur musunuz siz? Ben konuşurum. Çünkü çocuğum. Kuşlar pencerelerde çocuk sesi arar. Bir dere görsem Islanmaktan korkmam. Çünkü çocuğum. Elimdeki sopa atımdır, koşarım. Sofrada kaşığım ile sohbet ederim Çünkü çocuğum. Evler de sevsin bizi. Eşyalar gitsin, annem yorulmasın. Bir taş bulsam …
Heyecan
Her gün heyecanla yataktan kalkabilmeliyiz. Bugün daha iyi, daha güzel bir şeyler yapmalıyım, diyerek. Dünle bugünün bir farkı olmalı düşüncesiyle. Eşit değil daha fazla. İlimse ilim, fikirse fikir, amelse amel. Her ne yapabiliyorsak. Bir hasta ziyareti, anne babaya hoş bir söz, bir akrabaya, bir komşuya yardım. Yetimin başını okşa, bir çocuğu sevindir. Yolun ortasından bir …
Şiir
vaziyet
başlamaya hasretli dilim
ötelerden belletilene köprüsün
çaktın kibriti lazım değil ruh
elinde eksik tarif
önünde müşkül bir yol
kalbimin ortasından dilimin ucuna kıvranan
geldiğin gibi olmuyorsun hiç
senden değil bu elbet
rahat ol
şamar oğlanı zaman