Ben içimdeki herhangi bir düşü
İyi yetiştirenim
Büyütenim
Ben belki de arşın gölgesinde yetişmiş
Bir nergis demetiyim
Kutlu olan yeryüzü
Senin sevincin değil de
Belki içimdeki
Kelimelerin kalbimden elleriyle tutuşu.
Bir emanettir bu dünya,
Coğrafyalar değişir, gökyüzü hep aynı kalır,
Yeryüzü dönüşürken zaman çoğu şeyi alır.
Başımıza gelse de bunca bela,
Azim olan Allah doğruyu söyledi Lila.
geçer ipliğinden zamanın zorluk denilen katar göğsü yaralayan bir hançer ne ki kuş tüyüdür işte acıtan ağır ağır direnci vardır kolları var sımsıkı tutacak bilekleri tam ışımak üzereyken kılıç boşluğa düşürülür şah-ı merdan kulaklara iliştirilir ferman ferman bütün yollar kısadır dünya bir vakitlik han he! dense çıkılacaktır al! dense alınacak kalır kenarda öylece …
Her gün heyecanla yataktan kalkabilmeliyiz. Bugün daha iyi, daha güzel bir şeyler yapmalıyım, diyerek. Dünle bugünün bir farkı olmalı düşüncesiyle. Eşit değil daha fazla. İlimse ilim, fikirse fikir, amelse amel. Her ne yapabiliyorsak. Bir hasta ziyareti, anne babaya hoş bir söz, bir akrabaya, bir komşuya yardım. Yetimin başını okşa, bir çocuğu sevindir. Yolun ortasından bir …
falcı
Ömer Salim Elhacı şiirinden çevrilmiştir.
1.
Ve gözlerini dikti falcı
Sol elimin avucuna
Nasıl bir efsanesin dostum, dedi
Hangi gurbet düşürdü seni
Bu kıyılara…
Hangi hüznün sümbülleridir
Gözlerinde yeşeren…
Ve hangi can çekişmeleridir
Kalbine yerleşen…
2.
Çizgilerin diyor ki:
Gömülmüş kedere ruhun…
Cinler kralının saray süslemelerine dönmüş
Çizgileri avucunun…
Bazen görünü
Ama çoğu zaman gizlenen…
Talihine bakılırsa,
Gizemli bir acı bekliyor seni,
Hasret nehirleri yolunu gözlüyor…
Sen… terkedilmişlik burcunda doğmuşsun
Ve terkedilmişlik kaderidir insanın…
3.
İlk inleyişinin, dostum
Tuhaf bir tonu var
İkincisi gümüşten bir gül,
Kaybolmuşluk tarlalarında çiçek açan
Üçüncüsü gizli bir yazı,
Mührü mumdan ve acıdan…
Ve sen sonda bir soru işaretisin
Karanlıkla aydınlık arasında duran…
4.
Çizgilerin diyor ki:
Yedi kat dalgalar aşıyorsun…
İlkinde yalnızsın
İkincisinde bir yüzle karşılaşıyorsun
Tanyerinden çizgileri olan…
Üçüncüsünde bir derde düşüyorsun
İlacı aşk ve dua olan…
Dördüncü dalgada
Yani ömrünün en güzel yıllarında…
Bir çift gözün ışıltısına vuruluyorsun
Beşinci ile altıncının arasında,
Bir bahar doğuyor an’ın ortasından
Yedincide bir hilâl doğacak
Ömrünün semasında,
Kelimeler yetmez anlatmaya…
5.
Sana ne aşktan fayda var, dostum
Ne yükselen gururunun yıldızından
Ne de o kadından
Hani gözlerinde akşamın gülüşü doğan…
Sen dostum
Efsanevî bir seferin yolcususun
Ümitle korku arasında
Aman dikkat!
İlgili Yazılar
Yol Olsun
Ben içimdeki herhangi bir düşü
İyi yetiştirenim
Büyütenim
Ben belki de arşın gölgesinde yetişmiş
Bir nergis demetiyim
Kutlu olan yeryüzü
Senin sevincin değil de
Belki içimdeki
Kelimelerin kalbimden elleriyle tutuşu.
Özgür Ruhların ve Tutsak Bedenlerin Şehri
Jetler, tanklar, silahlar ve kurşunlar
Kuşlardan daha fazla uçuyorlar
Ortadoğuda, bilhassa Gazze’de
Anne sütünden daha fazla, yağmurdan da…
Lila’ya Söylem
Bir emanettir bu dünya,
Coğrafyalar değişir, gökyüzü hep aynı kalır,
Yeryüzü dönüşürken zaman çoğu şeyi alır.
Başımıza gelse de bunca bela,
Azim olan Allah doğruyu söyledi Lila.
neden neden?
geçer ipliğinden zamanın zorluk denilen katar göğsü yaralayan bir hançer ne ki kuş tüyüdür işte acıtan ağır ağır direnci vardır kolları var sımsıkı tutacak bilekleri tam ışımak üzereyken kılıç boşluğa düşürülür şah-ı merdan kulaklara iliştirilir ferman ferman bütün yollar kısadır dünya bir vakitlik han he! dense çıkılacaktır al! dense alınacak kalır kenarda öylece …
Heyecan
Her gün heyecanla yataktan kalkabilmeliyiz. Bugün daha iyi, daha güzel bir şeyler yapmalıyım, diyerek. Dünle bugünün bir farkı olmalı düşüncesiyle. Eşit değil daha fazla. İlimse ilim, fikirse fikir, amelse amel. Her ne yapabiliyorsak. Bir hasta ziyareti, anne babaya hoş bir söz, bir akrabaya, bir komşuya yardım. Yetimin başını okşa, bir çocuğu sevindir. Yolun ortasından bir …