Napoleon Bonaparte’ın küçük soylu olarak tarif edilen bir aileden gelip bir kuvvet komutanı iken Fransa’nın başına geçerek ‘Birinci Konsül’ olması benim için hep neredeyse Fransız Devrimi kadar anlamlı, öncü ve kendinden sonraki olayları açıklayıcı olmuştur. Napoleon’un Fransa’da elde ettiği başarı hiç kuşkusuz burjuvazinin aristokratlara karşı lokomotifi olduğu devriminin en simgesel ve en belirgin tezahürüdür. Napoleon, bugün konuştuğumuz birçok konuda hep ilklerin adamı (tabiî ki burada müspet bir anlamda söylemiyorum) oldu. Oryantalizmi anlamaya çalışırken Napoleon’un Mısır’da yaptıklarını konuştuk, Burjuva devrimini veya askeri darbeleri konuşurken hep ondan örnekler verdik, demokrasiyi konuşken onunla ilintilendirdik mesela. Napoleon’un bu gibi konulardaki önemi tartışılmaz bir simgesel değer olması elbette.
Bu yazının devamı
190. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Hak kavramı, yalnızca özel hukuk veya bireyler için değil, toplumlar için de geçerlidir. Hak bilincinin gelişmediği toplumlarda haklara sahip çıkılamayacağından bu tür toplumları bir kişinin veya bir azınlık grubun keyfi şekilde idare etmesi muhtemeldir. Böyle toplumlarda yazılı veya sözlü bazı kurallar olsa da,
20. yüzyıl, büyük anlatıların formüle etmiş olduğu ideolojiler çağıdır. Bütünleşme hareketleri bu ideolojilerin merkezinde cereyan etti. Sosyalizm, kapitalizm ve faşizm devasa boyutta tümleşik bir siyasadan bahsediyordu.
Peki, hakikat nerededir? Ben de mi yoksa benden bağımsız olarak benim dışımda mıdır? Hakikat zaten var mıdır yoksa hakikati ben mi oluşturmalıyım? Bilgiye ulaşmadaki gayem nedir? Hangi metotlarla bilgiye ulaşabilirim?
Amacım bu yazıda gençliğin sözcülüğünü yapmak veya deizm üzerine felsefi tartışmalara girmek değil. Bir genç olarak söz konusu problemin muhataplığı mesabesince kendi adıma bir cevap vermektir. Bu yazı, Müslümanlar olarak sürekli yapay, asli ve elzem olmayan gündemlere icbar
Gerek Anayasa yapım sürecinde cinsiyet kimliği ve cinsel yönelimin Anayasa’nın eşitlik maddesinde değil de ilgili maddenin gerekçesinde düzenleneceğine dair basında çıkan haberler, gerek 30 Eylül’de açıklanan de-mokratikleşme paketinde bu ifadelere dair herhangi bir atfın yapılmaması siyasî
Yazılımcı Modernite’nin Online İnsan Tipi
Yazılımcı[1] Modernite’nin Online İnsan Tipi
“Bir gün herkes 15 dakikalığına ünlü olacak!“
Andy WARHOL
“Yeryüzündekilerin çoğunluğuna uyacak olursan
seni Allah’ın yolundan saptırırlar.”
En’âm, 116
Napoleon Bonaparte’ın küçük soylu olarak tarif edilen bir aileden gelip bir kuvvet komutanı iken Fransa’nın başına geçerek ‘Birinci Konsül’ olması benim için hep neredeyse Fransız Devrimi kadar anlamlı, öncü ve kendinden sonraki olayları açıklayıcı olmuştur. Napoleon’un Fransa’da elde ettiği başarı hiç kuşkusuz burjuvazinin aristokratlara karşı lokomotifi olduğu devriminin en simgesel ve en belirgin tezahürüdür. Napoleon, bugün konuştuğumuz birçok konuda hep ilklerin adamı (tabiî ki burada müspet bir anlamda söylemiyorum) oldu. Oryantalizmi anlamaya çalışırken Napoleon’un Mısır’da yaptıklarını konuştuk, Burjuva devrimini veya askeri darbeleri konuşurken hep ondan örnekler verdik, demokrasiyi konuşken onunla ilintilendirdik mesela. Napoleon’un bu gibi konulardaki önemi tartışılmaz bir simgesel değer olması elbette.
Bu yazının devamı 190. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Hakkın Menşei ve Gerçek Sahibi Allah’tır
Hak kavramı, yalnızca özel hukuk veya bireyler için değil, toplumlar için de geçerlidir. Hak bilincinin gelişmediği toplumlarda haklara sahip çıkılamayacağından bu tür toplumları bir kişinin veya bir azınlık grubun keyfi şekilde idare etmesi muhtemeldir. Böyle toplumlarda yazılı veya sözlü bazı kurallar olsa da,
Kurgusal Kümeste Küme Elamanı Olmak; Ulusalcılık Ve Popülizm Siyasasında Kimliklerin Kaybı
20. yüzyıl, büyük anlatıların formüle etmiş olduğu ideolojiler çağıdır. Bütünleşme hareketleri bu ideolojilerin merkezinde cereyan etti. Sosyalizm, kapitalizm ve faşizm devasa boyutta tümleşik bir siyasadan bahsediyordu.
Garibal Enfeksiyonlar-2
Peki, hakikat nerededir? Ben de mi yoksa benden bağımsız olarak benim dışımda mıdır? Hakikat zaten var mıdır yoksa hakikati ben mi oluşturmalıyım? Bilgiye ulaşmadaki gayem nedir? Hangi metotlarla bilgiye ulaşabilirim?
Gençlik, Deizm Ve Ciddiyet Üzerine Mülahazalar
Amacım bu yazıda gençliğin sözcülüğünü yapmak veya deizm üzerine felsefi tartışmalara girmek değil. Bir genç olarak söz konusu problemin muhataplığı mesabesince kendi adıma bir cevap vermektir. Bu yazı, Müslümanlar olarak sürekli yapay, asli ve elzem olmayan gündemlere icbar
İnsan Fıtratını Bozma Girişimi Olarak Cinsiyet Eşitliği Projesi
Gerek Anayasa yapım sürecinde cinsiyet kimliği ve cinsel yönelimin Anayasa’nın eşitlik maddesinde değil de ilgili maddenin gerekçesinde düzenleneceğine dair basında çıkan haberler, gerek 30 Eylül’de açıklanan de-mokratikleşme paketinde bu ifadelere dair herhangi bir atfın yapılmaması siyasî
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.