Cebimdeki ellerimi Calvin klein pantolonumla Soktum şehrin gürlek yerlerineYuvacıl kuşlardan edindim şehrin düsturunuAma durmadı üstümde poliste durduğu kadarRuhum franklar eşliğinde sokulurken borsayaAlbanlar, albastılar sindi Bu yazının devamı 179. sayıda. Devamını okumak için satın alın Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır. 179. Sayıyı Satın Al Giriş yap
Bozuk iklimlere dayadım sırtımı Masmavi bozkırın serin akşamlarına sığındım Dünyanın en gülünç hallerinde Gençliğimin beyazlamış uğultusu Bir durmuş zaman. Nazar değmiş ve eskimiş, çevresi süslü Karşımda ışıyan yemyeşil gözlere. Zaman, Bu yazının devamı 210. sayıda. Devamını okumak için satın alın Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır. 210. Sayıyı Satın Al Giriş yap
Bir rüyanın fevkinde
Fevkalade bir gezegende
Yürüyordum durmadan
Ebediyet filizlerini görmek için
Sonsuzluk bahçesinde
Biraz seyrettikten sonra
Nehir kıyısında rastladım
Bir âheng-i hümâya
Susuzluktan bîtâb düşmüştü
Yorgun kanatlarıyla selamladı beni
Dedim: Ey biçare dilhûn!
Neden bekler durursun?
Yudumla âb-ı hayatı
Güneş rengi dudaklarıyla
Uzanıp semaya
Sildi gözlerindeki demi…
Evimizin zili kuştur, öter. Annem erkenden uyanır. Sofrada çaydanlıkla gözgöze gelirim. Evde köşem var. Beni kimsecikler bulamaz orada. Hem görünürüm Hem de yalnızlığımı yakalarım. Bu yazının devamı 188. sayıda. Devamını okumak için satın alın Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır. 188. Sayıyı Satın Al Giriş yap
Siz Doktor!
Kemal Sayar’a
Duygularınızı dünyanın en uzak köşesine
Terkedilmişler mezarına gömseniz de
Sonbaharın ilk rüzgârlarıyla
Kalbinize gönderilen mektuba
Sağır kalabilir misiniz doktor?
Yıllarca hüsran değirmeninde dövülmüş,
İçinizdeki en masum ve de en mağrur,
Karşılıksız kalmış sevginizi,
Yenilgilerin ülkesi olarak anılan bir kalpte
Tekrar diriltebilir misiniz?
Siz doktor, bebeğini yoğun bakım ünitelerinde
Sabır doktorluğu yaparak gözeten bir annenin
Çocuğuna karşı olan merhametini
Tüm hayatınız boyunca kazandığınız parayla
Satın alabilir misiniz?
Yazabilir misiniz?
Kalbini kendisine hiç açmamış bir yabancının sevdiğine
Ömründe kendisinden bir kez olsun duymak istediği
Bir kelime dahi olsa güzel bir sözünü…
Yıllardır üşüttüğü kalbine sürebilir misiniz?
Yazar
İlgili Yazılar
Ecnebi Hayat
Cebimdeki ellerimi Calvin klein pantolonumla Soktum şehrin gürlek yerlerineYuvacıl kuşlardan edindim şehrin düsturunuAma durmadı üstümde poliste durduğu kadarRuhum franklar eşliğinde sokulurken borsayaAlbanlar, albastılar sindi Bu yazının devamı 179. sayıda. Devamını okumak için satın alın Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır. 179. Sayıyı Satın Al Giriş yap
Bir Yakınlık Dibimde
Bozuk iklimlere dayadım sırtımı Masmavi bozkırın serin akşamlarına sığındım Dünyanın en gülünç hallerinde Gençliğimin beyazlamış uğultusu Bir durmuş zaman. Nazar değmiş ve eskimiş, çevresi süslü Karşımda ışıyan yemyeşil gözlere. Zaman, Bu yazının devamı 210. sayıda. Devamını okumak için satın alın Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır. 210. Sayıyı Satın Al Giriş yap
Seyir
Bir rüyanın fevkinde
Fevkalade bir gezegende
Yürüyordum durmadan
Ebediyet filizlerini görmek için
Sonsuzluk bahçesinde
Biraz seyrettikten sonra
Nehir kıyısında rastladım
Bir âheng-i hümâya
Susuzluktan bîtâb düşmüştü
Yorgun kanatlarıyla selamladı beni
Dedim: Ey biçare dilhûn!
Neden bekler durursun?
Yudumla âb-ı hayatı
Güneş rengi dudaklarıyla
Uzanıp semaya
Sildi gözlerindeki demi…
MÜDA-Fİ-İL
Lütfen beni anla
Bir ağaç değilim sadece gölgeden
Yapraklarım yok karşılıksız besin üreten
Yaralarım var karşılıklı dünyayla ahidleşen
Sevinç Evi
Evimizin zili kuştur, öter. Annem erkenden uyanır. Sofrada çaydanlıkla gözgöze gelirim. Evde köşem var. Beni kimsecikler bulamaz orada. Hem görünürüm Hem de yalnızlığımı yakalarım. Bu yazının devamı 188. sayıda. Devamını okumak için satın alın Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır. 188. Sayıyı Satın Al Giriş yap