Yaptığımız davranışın Hakk’ın isteğine uymadığını, hakiki olmadığını fark etmektir tövbe. Çok değerli bir farkındalık bu. Kişinin davranmadan önce harekete geçmesini sağlayan süreçten haberdar kılar bizi ve tövbe de o sürecin iman için ne kadar önemli olduğunu öğretir. Gözümüz kapalı, otomatik olarak yaptığımız işler ve karar aşaması uzun süren işler arasında fark gözetmeksizin tövbe, dikkatleri eylemden önceki sürece çeker. Zira insanı tövbeye sevk eden süreçte tövbe sebebi, kimi zaman daha o davranışı yaparken farkına vardığımız, hoşumuza gitmeyen bir hâlimiz de olabilir. Bu bakımdan tövbe, her zaman yanlış bir davranışla ilgili olmak zorunda da değil; kendimiz için daha iyi olacağını düşündüğümüz bir hâl veya davranışa atılmış bir adım, yeni bir hedef olarak da değerlendirilebilir.[1] Gerek böyle bir durumda gerekse yanlış bir şey yaptığımızda, bunu bize söyleyen ve bizi huzursuz eden iç sesi sevmek, dinlemek ve beslemek insanın kendine kök salmasıdır çünkü insanı tefekküre sevk eder. Yanlış bir şey yaptığını bilen bir çocuğun gözlerinde yakalanan bulutlar, işte bu yüzden çok kıymetli.
Bu yazının devamı
209. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Akıl, algıladığı görüntüleri, duygu ile vardığı şeyleri yorumlayıp bir tasnife, bir düzene koymak ister. Düşünen insan, nesnelerle de yetinmeyip fizikötesi alanlara uzar. Bir yorum getirip bir idrake varıncaya dek, itminan oluncaya dek uğraşır. Bir yoruma varmak tutkusu, normal işlevidir aklın. Adeta mecburdur bir analiz ve sentez yapmaya.
Acı ya da tatlı, yaşadığımız her hikâye bize sabrı, aklı ve kalbi birlikte yoğurmayı, dua ve eylemi bir arada tutmayı, kendi hayat mücadelesinde bir başkasının da huzur bulmasını sağlamayı, birlikte direnmeyi, topluca değişmeyi, sevmeyi ve çok sevmeyi, kuşu, çiçeği, böceği dinlemeyi, hüznü, acıyı, kederi, umudu, ümidi, neşeyi hissedip hissettirebilmeyi, bizi biz yapan bütün zorlukların üstesinden gelebilmeyi, en önemlisi de her insanın sonunda bir hikâye olacağını, onun bunun değil kendi hikâyesini yazmanın ve yaşamanın bilincini, kadir ve kıymetini, bunun kahramanlığını öğretir.
Dünya Kızılderili’nin evidir derler. Bu sebeple küçük ağaç, büyükbabası ve büyükannesi sayesinde doğayı tanır, açık havada, dağlarda dolaşır. Küçük Ağaç’ın Eğitimi, insana kendisiyle, çevresiyle ve bütün evrenle dost ve barışık olmayı öğreten bir hayat hikayesi. İlişkilerin yüzeyselleştiği, algılamanın mekanikleştiği, kalabalıkların bunalttığı , niceliğin egemen olduğu dünyamızda, sevgiyi, duyarlılığı, dürüstlüğü, samimiyeti Kızılderili mantığıyla işleyen muhteşem bir kitap
Fıtratında bulunan merhamet özelliğini yeniden kazanmadan, sevmeden, sevindirmeden, güldürmeden, yüzü gülmeyecek âdemoğlunun. Yitirdiği birçok güzel meziyetlerine yeniden kavuşması için aramaya buradan başlamalı önce.
Talim, terbiye, maarif, tahsil, kültür gibi anlamlara gelen eğitim; akılla, zekâyla, düşünmeyle, muhakemeyle, denemeyle gerçekleşir. İnsanı insan yapan en önemli özelliği eğitilmeye müsait olmasıdır. İnsan gibi insan, kendisine ve topluma faydalı olan kâmil insan ancak eğitimle yetişir.
Rabbimiz, elçilerini ve kitapları insanı eğitmek için gönderdi:
Son nebisi için: “Ve seni yol bilmez, şaşırmış halde bulup da yol göstermedi mi?” buyuruyor.
“Gerçekten onlara inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmet olarak, ilim üzere açıkladığımız bir kitap getirdik.”
Tövbe: Unuttuğunu Fark Etmek!
Yaptığımız davranışın Hakk’ın isteğine uymadığını, hakiki olmadığını fark etmektir tövbe. Çok değerli bir farkındalık bu. Kişinin davranmadan önce harekete geçmesini sağlayan süreçten haberdar kılar bizi ve tövbe de o sürecin iman için ne kadar önemli olduğunu öğretir. Gözümüz kapalı, otomatik olarak yaptığımız işler ve karar aşaması uzun süren işler arasında fark gözetmeksizin tövbe, dikkatleri eylemden önceki sürece çeker. Zira insanı tövbeye sevk eden süreçte tövbe sebebi, kimi zaman daha o davranışı yaparken farkına vardığımız, hoşumuza gitmeyen bir hâlimiz de olabilir. Bu bakımdan tövbe, her zaman yanlış bir davranışla ilgili olmak zorunda da değil; kendimiz için daha iyi olacağını düşündüğümüz bir hâl veya davranışa atılmış bir adım, yeni bir hedef olarak da değerlendirilebilir.[1] Gerek böyle bir durumda gerekse yanlış bir şey yaptığımızda, bunu bize söyleyen ve bizi huzursuz eden iç sesi sevmek, dinlemek ve beslemek insanın kendine kök salmasıdır çünkü insanı tefekküre sevk eder. Yanlış bir şey yaptığını bilen bir çocuğun gözlerinde yakalanan bulutlar, işte bu yüzden çok kıymetli.
Bu yazının devamı 209. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Çeşitli Vaadlere Özet Bakış
Akıl, algıladığı görüntüleri, duygu ile vardığı şeyleri yorumlayıp bir tasnife, bir düzene koymak ister. Düşünen insan, nesnelerle de yetinmeyip fizikötesi alanlara uzar. Bir yorum getirip bir idrake varıncaya dek, itminan oluncaya dek uğraşır. Bir yoruma varmak tutkusu, normal işlevidir aklın. Adeta mecburdur bir analiz ve sentez yapmaya.
Kişisel Tarihimizin Yol Dönümleri
Acı ya da tatlı, yaşadığımız her hikâye bize sabrı, aklı ve kalbi birlikte yoğurmayı, dua ve eylemi bir arada tutmayı, kendi hayat mücadelesinde bir başkasının da huzur bulmasını sağlamayı, birlikte direnmeyi, topluca değişmeyi, sevmeyi ve çok sevmeyi, kuşu, çiçeği, böceği dinlemeyi, hüznü, acıyı, kederi, umudu, ümidi, neşeyi hissedip hissettirebilmeyi, bizi biz yapan bütün zorlukların üstesinden gelebilmeyi, en önemlisi de her insanın sonunda bir hikâye olacağını, onun bunun değil kendi hikâyesini yazmanın ve yaşamanın bilincini, kadir ve kıymetini, bunun kahramanlığını öğretir.
Küçük Ağaç’ın Eğitimi ya da Çeroki’nin Özgür Ruhu
Dünya Kızılderili’nin evidir derler. Bu sebeple küçük ağaç, büyükbabası ve büyükannesi sayesinde doğayı tanır, açık havada, dağlarda dolaşır. Küçük Ağaç’ın Eğitimi, insana kendisiyle, çevresiyle ve bütün evrenle dost ve barışık olmayı öğreten bir hayat hikayesi. İlişkilerin yüzeyselleştiği, algılamanın mekanikleştiği, kalabalıkların bunalttığı , niceliğin egemen olduğu dünyamızda, sevgiyi, duyarlılığı, dürüstlüğü, samimiyeti Kızılderili mantığıyla işleyen muhteşem bir kitap
Müslümanların Merhamet Sınavı
Fıtratında bulunan merhamet özelliğini yeniden kazanmadan, sevmeden, sevindirmeden, güldürmeden, yüzü gülmeyecek âdemoğlunun. Yitirdiği birçok güzel meziyetlerine yeniden kavuşması için aramaya buradan başlamalı önce.
İnsan Eğitiminde Temel Ders Kitabı Kur’an’dır
Talim, terbiye, maarif, tahsil, kültür gibi anlamlara gelen eğitim; akılla, zekâyla, düşünmeyle, muhakemeyle, denemeyle gerçekleşir. İnsanı insan yapan en önemli özelliği eğitilmeye müsait olmasıdır. İnsan gibi insan, kendisine ve topluma faydalı olan kâmil insan ancak eğitimle yetişir.
Rabbimiz, elçilerini ve kitapları insanı eğitmek için gönderdi:
Son nebisi için: “Ve seni yol bilmez, şaşırmış halde bulup da yol göstermedi mi?” buyuruyor.
“Gerçekten onlara inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmet olarak, ilim üzere açıkladığımız bir kitap getirdik.”
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.