“İslam, pragmatik bir din midir?” sorusuna; “Evet, İslam pragmatik bir dindir.” diye cevap vermek de “Hayır, pragmatik değildir.” diye cevap vermek de mümkündür.
Peki, aynı soruya hem “Evet” hem “Hayır” diyerek cevap vermek saçmalık değil midir? diye soran birine de: “Evet, saçmalık gibi görünüyor fakat aynı zamanda saçmalık değil, makul ve mantıklıdır.” diye de cevap verebiliriz.
Üstelik sadece pragmatizm için de değil, mesela, “İslam determinizmi yadsır mı?” sorusuna “Evet, yadsır fakat aynı zamanda yadsımaz da.” denebilir.
Bu yazının devamı
188. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Derinlerden bir yerde göğsümü ağrılar içinde bırakan bir iç sıkıntısı duyuyordum ya da kelimenin tam anlamıyla hissediyordum. Nerden geldiği belli olmayan bir darbe almış gibiydim, sancılı ama ağrısız. Evet, öylece yerde yatarken pencereden ışıksız yansıyan vücudum bunu gösteriyordu. Kanepeye uzanıp göz kapaklarımı ağır aksak ve kuvvetsiz bir şekilde açmaya çalışırken etrafımda metalden tiz binlerce sesi duyumsuyordum. Sesler ve vızıltılar yankılayarak deliyordu kulaklarımı. Birden bir tıngırtının ritmik melodisi çınlayınca, evimizin çatısında yuvalanmış siyah mı siyah kargaların yürüyüş sesini hatırlar gibi oldum.
Evvel zaman içinde Buğday çuval içinde, Kadınlar bulgur kaynatıp, erkekler soku döverken ben; teknedeki unu tıngır mıngır elerken, şehrin birinde şirin bir mahalle varmış. Komşu komşunun işine el atar, çocuklar oyuncaklarını kendi yapar, çiftçiler ürettiklerini komisyonsuz satarmış… Nineler masal anlatır, dedeler askerlik hikâyesi, baltacılar odun arar, geçinmektir gayesi… Fırınıyla bakkalı ki bir mahalle yetinir, pek …
Mektup yazayım dedim, yazdım nedenlice, muhatabı ulaştığı herkes, anlaşılma ümidi eşliğinde. Niye mi mektup, yine mi mektup diyenlere; mektup iyidir her haliyle… Mektup meraklara su serper, ümitlere can suyu olur, telaşeleri sükûnete aday hale getirir içindekilerle… Tarihte tariflenmiştir mektup, birçok şair duygusunu ifadede tutunmuştur mektuba … Gurbetin resmi gibidir mektup, gurbettekinin tesellisine can suyu… Beklemenin nedenidir mektup, yola bakmanın, yarına ümit ekmenin…
İslâm toplumu diye, başkalarının özel alanlarına göz-kulak kesilmenin kesin olarak ayıp sayıldığı topluma denir. Terbiye edicisi Allah olmayan, hatta ‘terbiye’ terimini tümüyle kullanımdan kaldırmış toplumlarda ise tecessüs bir yaşam tarzıdır. İslâm toplumunda fertlerin yapacakları (anlık, günlük, haftalık) çok önemli salih ameller vardır. Bu ameller mü’minlere, başkalarının özel hayatlarına meraktan dalgıçlar yollamalarına izin ve fırsat vermez.
Pragmatizmden Ekmek Çıkmaz; Fikir Jimnastiğinden Gayri
“İslam, pragmatik bir din midir?” sorusuna; “Evet, İslam pragmatik bir dindir.” diye cevap vermek de “Hayır, pragmatik değildir.” diye cevap vermek de mümkündür.
Peki, aynı soruya hem “Evet” hem “Hayır” diyerek cevap vermek saçmalık değil midir? diye soran birine de: “Evet, saçmalık gibi görünüyor fakat aynı zamanda saçmalık değil, makul ve mantıklıdır.” diye de cevap verebiliriz.
Üstelik sadece pragmatizm için de değil, mesela, “İslam determinizmi yadsır mı?” sorusuna “Evet, yadsır fakat aynı zamanda yadsımaz da.” denebilir.
Bu yazının devamı 188. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Gözün Sözü
Derinlerden bir yerde göğsümü ağrılar içinde bırakan bir iç sıkıntısı duyuyordum ya da kelimenin tam anlamıyla hissediyordum. Nerden geldiği belli olmayan bir darbe almış gibiydim, sancılı ama ağrısız. Evet, öylece yerde yatarken pencereden ışıksız yansıyan vücudum bunu gösteriyordu. Kanepeye uzanıp göz kapaklarımı ağır aksak ve kuvvetsiz bir şekilde açmaya çalışırken etrafımda metalden tiz binlerce sesi duyumsuyordum. Sesler ve vızıltılar yankılayarak deliyordu kulaklarımı. Birden bir tıngırtının ritmik melodisi çınlayınca, evimizin çatısında yuvalanmış siyah mı siyah kargaların yürüyüş sesini hatırlar gibi oldum.
Nasılsınız
Evvel zaman içinde Buğday çuval içinde, Kadınlar bulgur kaynatıp, erkekler soku döverken ben; teknedeki unu tıngır mıngır elerken, şehrin birinde şirin bir mahalle varmış. Komşu komşunun işine el atar, çocuklar oyuncaklarını kendi yapar, çiftçiler ürettiklerini komisyonsuz satarmış… Nineler masal anlatır, dedeler askerlik hikâyesi, baltacılar odun arar, geçinmektir gayesi… Fırınıyla bakkalı ki bir mahalle yetinir, pek …
Soruyu Sınayan Belirler
Mektup yazayım dedim, yazdım nedenlice, muhatabı ulaştığı herkes, anlaşılma ümidi eşliğinde. Niye mi mektup, yine mi mektup diyenlere; mektup iyidir her haliyle… Mektup meraklara su serper, ümitlere can suyu olur, telaşeleri sükûnete aday hale getirir içindekilerle… Tarihte tariflenmiştir mektup, birçok şair duygusunu ifadede tutunmuştur mektuba … Gurbetin resmi gibidir mektup, gurbettekinin tesellisine can suyu… Beklemenin nedenidir mektup, yola bakmanın, yarına ümit ekmenin…
Kuzum Ayıp mı Çalışmak Günah mı Yük Taşımak
Bütün günahlar boşlukları doldurma çabalarıdır.
Sosyal Medya Tecessüs Damarını Çatlatmak İçindir
İslâm toplumu diye, başkalarının özel alanlarına göz-kulak kesilmenin kesin olarak ayıp sayıldığı topluma denir. Terbiye edicisi Allah olmayan, hatta ‘terbiye’ terimini tümüyle kullanımdan kaldırmış toplumlarda ise tecessüs bir yaşam tarzıdır. İslâm toplumunda fertlerin yapacakları (anlık, günlük, haftalık) çok önemli salih ameller vardır. Bu ameller mü’minlere, başkalarının özel hayatlarına meraktan dalgıçlar yollamalarına izin ve fırsat vermez.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.