Yeryüzünde söz sahibi olmak isteyen insanın ihtirası, en güzel sözü kabullenmesine mâni olmuş, bu mânia Allah’a itaat etmesinin önüne geçmiştir. Kendisine muktedir olamayan insan, kaba güç ve dayatma ile insanlığı abluka altına almış, zalimliği ile zorbalıkla Allah’ın arzında hâkimiyet kurmaya çalışmıştır.
İdaresinden mesul olduğu alanlarda, hayra davet eden, iyiliği yaşam tarzı haline getiren ve var olan kötülüğü de etkisiz hale getirmesi gerekirken; bu mesuliyetini unutmuş, ihtiraslarının kurbanı olmuştur. Öyle ki heva ve hevesini mutlaklaştırarak iktidar alanları oluşturmaya başlamıştır.
Verilen imkânların âlemlerin rabbi olan Allah tarafından verildiğini unutmakla işe başladı insan. Kendi ilmi sayesinde verildiğini iddia ederek haklılığına gerekçe üretmeye çalıştı. Kevnî ayetlerden taklit ettiği keşifleriyle müstağnileştikçe müstağnileşti. Ve azmaya başladı. Dizginlenemez bir azgınlıkla…
Bu yazının devamı
188. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Esasında James Wood’un, kurmacayı ele alırken demek istediği de özetle bu. İşin mutfak kısmından haberdar olmak ve gerekenleri sabırla, özveriyle yerine getirmek. Bir edebi metnin ne şekilde oluşturulursa daha güçlü olabileceğini örneklerle izah eden yazar; kaliteyi aşağı çeken ve metni zaafa uğrattığını düşündüğü unsurları da yine örneklerle ele alıyor. Bunları ortaya koyarken baş döndürücü bir arşiv sunmaktan geri kalmadığını rahatlıkla söylemek mümkün.
Şiirlerde aradığımız nedir? Acının, sevincin, yalnızlığın, hasretin, aydınlığın, hakikatin mısra mısra dile gelişi. Ruhun seyahati engin denizlerde. Dokunulan, duyulan bir iç yangını. Çekilen sızının siyah-beyaz fotoğrafı. Şu dünya yolculuğunda sesimize bir ses veren var mı? Başkasının şiirlerini okurken kendimizi de okuruz. Şiirlerde tanımak insanı, şiirlerde derinliğine…
Varlık gayemizin dışında yaşamak; iğne ile kesmeye, makas ile dikmeye çalışmak gibi. Bu nedenle, sorunun nedeni, sancının merkezi dile getirilirken konu burada kilitleniyor. Derdin devası, sorunun cevabı, problemlerin çözümü belli. Hükmün sahibi ne diyorsa o…
İnsanın davranışını, karakterini, başarısını, kısaca hayatının tamamını etkileyen en temel iki unsurdan biri doğuştan gelen yetenekleri, diğeri de eğitimle sonradan kazandıklarıdır. Bilgi ve yetenek bir güçtür ve bu güç doğruya, iyiye eğitimle yönlendirilebilir ancak. Genel anlamıyla eğitim insan hayatındaki farklı disiplinleri bir düzene sokan, hayat boyu kalıcı davranış değişikliklerine neden olan işlevsel bir süreçtir.
Ev zihnimizin odalarından oluşur. Hayallerimiz, düşlerimiz rahatlıkla dağılabilir etrafa. Hep bilinmedik bir elin tokmağı kaldırma ihtimali çalar kapının öte yanında. Sırdır ev. Dünya dışardan seslenir çoğu zaman. Dünyayı dış-kapı edebilmenin sürekli öğüdünü evde duyarız. Dünya bize saldırır çünkü. Kendi içimizde bir yabancılaşma başlatır. Gündelik işlerin arasında sıradanlaşan hayat ve ölüm, yolları itibarsızlaştıran şehir, karşıdan karşıya …
Hevanın İktidar Alanından Sıyrılmak
Yeryüzünde söz sahibi olmak isteyen insanın ihtirası, en güzel sözü kabullenmesine mâni olmuş, bu mânia Allah’a itaat etmesinin önüne geçmiştir. Kendisine muktedir olamayan insan, kaba güç ve dayatma ile insanlığı abluka altına almış, zalimliği ile zorbalıkla Allah’ın arzında hâkimiyet kurmaya çalışmıştır.
İdaresinden mesul olduğu alanlarda, hayra davet eden, iyiliği yaşam tarzı haline getiren ve var olan kötülüğü de etkisiz hale getirmesi gerekirken; bu mesuliyetini unutmuş, ihtiraslarının kurbanı olmuştur. Öyle ki heva ve hevesini mutlaklaştırarak iktidar alanları oluşturmaya başlamıştır.
Verilen imkânların âlemlerin rabbi olan Allah tarafından verildiğini unutmakla işe başladı insan. Kendi ilmi sayesinde verildiğini iddia ederek haklılığına gerekçe üretmeye çalıştı. Kevnî ayetlerden taklit ettiği keşifleriyle müstağnileştikçe müstağnileşti. Ve azmaya başladı. Dizginlenemez bir azgınlıkla…
Bu yazının devamı 188. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Kurmaca Nasıl İşler
Esasında James Wood’un, kurmacayı ele alırken demek istediği de özetle bu. İşin mutfak kısmından haberdar olmak ve gerekenleri sabırla, özveriyle yerine getirmek. Bir edebi metnin ne şekilde oluşturulursa daha güçlü olabileceğini örneklerle izah eden yazar; kaliteyi aşağı çeken ve metni zaafa uğrattığını düşündüğü unsurları da yine örneklerle ele alıyor. Bunları ortaya koyarken baş döndürücü bir arşiv sunmaktan geri kalmadığını rahatlıkla söylemek mümkün.
Şiire Dair
Şiirlerde aradığımız nedir? Acının, sevincin, yalnızlığın, hasretin, aydınlığın, hakikatin mısra mısra dile gelişi. Ruhun seyahati engin denizlerde. Dokunulan, duyulan bir iç yangını. Çekilen sızının siyah-beyaz fotoğrafı. Şu dünya yolculuğunda sesimize bir ses veren var mı? Başkasının şiirlerini okurken kendimizi de okuruz. Şiirlerde tanımak insanı, şiirlerde derinliğine…
Mektup XII
Varlık gayemizin dışında yaşamak; iğne ile kesmeye, makas ile dikmeye çalışmak gibi. Bu nedenle, sorunun nedeni, sancının merkezi dile getirilirken konu burada kilitleniyor. Derdin devası, sorunun cevabı, problemlerin çözümü belli. Hükmün sahibi ne diyorsa o…
Eğitimden Beklenen Nedir?
İnsanın davranışını, karakterini, başarısını, kısaca hayatının tamamını etkileyen en temel iki unsurdan biri doğuştan gelen yetenekleri, diğeri de eğitimle sonradan kazandıklarıdır. Bilgi ve yetenek bir güçtür ve bu güç doğruya, iyiye eğitimle yönlendirilebilir ancak. Genel anlamıyla eğitim insan hayatındaki farklı disiplinleri bir düzene sokan, hayat boyu kalıcı davranış değişikliklerine neden olan işlevsel bir süreçtir.
Ev Dünyadaki Köşemizdir
Ev zihnimizin odalarından oluşur. Hayallerimiz, düşlerimiz rahatlıkla dağılabilir etrafa. Hep bilinmedik bir elin tokmağı kaldırma ihtimali çalar kapının öte yanında. Sırdır ev. Dünya dışardan seslenir çoğu zaman. Dünyayı dış-kapı edebilmenin sürekli öğüdünü evde duyarız. Dünya bize saldırır çünkü. Kendi içimizde bir yabancılaşma başlatır. Gündelik işlerin arasında sıradanlaşan hayat ve ölüm, yolları itibarsızlaştıran şehir, karşıdan karşıya …
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.