Bir zamanlar sadece Web vardı… Bilgi temeli üzerine kurulan yapısının sınırları zorlanana kadar “insan bilişimi”, kısmen tedirgin edici de olsa genellikle iyimser yaklaşımlara ev sahipliği yapan geniş bir alandı. 2000/2001 yılında internet ekonomisi adı verilen balonun patlaması ve bunun üzerine kurulan çok sayıda şirketin iflasıyla tetiklenen kriz Amerika’da başladığındaysa buralar hep tarlaydı… Bize göre dünyanın bir ‘ucu’nda meydana gelen bu finansal krizin yarattığı domino etkisi, küreselleşmenin lojistik desteğiyle pek çok yerde olduğu gibi bu ucun küçük uydularında da hissedildi. Sanırım, fırlatılan anayasa kitapçığı, bu etkinin yerelleştirilmiş ve maniple edilmiş farklı bir yüzüydü. Teorisyenlere göre balonun şişirilmesi de patlatılması da doğacak yeni versiyona ikna için bir fırsattı. Sonrasında krizden etkilenen ya da krizi görüp internet macerasına girmekten çekinenlerin ikna edilmesi ve yatırım yapmalarının sağlanması için nur topu gibi bir Web 2.0 piyasaya sürüldü. Doğacak iş fırsatları ve canlanacak ekonomi için oluşturulan modeller artık çorap söküğü gibi gelebilirdi. Bunun için en temel argüman, “insan düşünce ve niyetlerinin şimdiye dek gözlerden uzak kalmış yönleri”nin pazara açık hâle getirilebilme ihtimaliydi. Selefi Web 1.0’ın ‘bilgi’si yerine, ‘iletişim’ merkezli dizayn edilen bu yeni sürüm, kendi isimlendirmesindeki rakamsal değişime nazire yaparcasına pek çok kavramı ve duyguyu hızla dönüştürdü. Tarihsel seyri içinde teknolojide yaşanan gelişmeler, doğurdukları sonuçlara bağlı olarak tüm gelişenler/yenilenenler gibi iyimser temennilerle doluydu ve pek çoğunun gerçekleşmesi de mümkün olmamıştı; olamazdı… Buna rağmen toplumların ikna edilmesi için “aktif olarak yer alınan iletişim” ağında bilginin “iki yönlü” olması gibi kazanımların sürece dahil edilerek kurgulanan ön kabullere eklemlenmesi gerekiyordu.
Bu yazının devamı
209. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Buna göre özellikle korku, kaygı ve panik duyguları olmak üzere insanların muhtelif duygusal zaafları kullanılarak sansasyonel bir teori ortaya atılmakta ve insanlar duygusal bir girdaba doğru çekilmektedir. Komplo teorileri bu süreç için nispeten elverişlidir zira aslında aralarında bağlantı olmayan hadiseler ve olgular arasında mesnetsiz bağlantılar oluşturmak suretiyle insanlar duygusal olarak manipüle edilebilmektedir.
; “adalete yönelmek”, “toplumsal yaşam” ve “toplumsal düzen” olmak üzere hukukun üç fonksiyonu ön plana alınmıştır. Burayı biraz açacak olursak; hukuk, adalete yönelmek gibi bir temenni ile inşâ edilmeye çalışılmıştır. Dünya ölçeğindeki her devlet hukukunu adalete yönelme temelinde tanımlamaya ve oluşturmaya çalıştığını iddia etmiştir. Stalin’in Rusya’sı da, Hitler’in Almanya’sı da hukuku adalete yönelen bir olgu olarak tanımlamıştır. Sonuç olarak bakıldığında, yapılan eylemler bu söylemin sadece sözde kaldığını göstermektedir.
Hiç şüphesiz güzellik kavramını gündemine alan bütün çalışmalar sanat, dil ve belki edebiyat alanına da bakmak durumunda kalacaklardır. Ben, “Vahiy ve Sanat” çalışmamı daha ziyade Müslüman çevrelerdeki yanlış
Kafka’nın “Metamorfoz/Dönüşüm”deki Bay Samsa bir sabah kendisini bir böceğe dönüşmüş olarak bulduğunda babası, annesi ve kız kardeşi dehşet içinde kalmışlar,
Ahvalimiz; karanlıkta can havliyle girdiği eczaneden el yordamıyla ilaçlar toparlayıp içen ve bundan da şifa uman adamın halini andırıyor. Hasta, daha hastalığının tam olarak ne olduğunu bilmiyor; iyileşmek istiyor fakat kullandığı ilaçların neye iyi geldiğiyle ilgilenmiyor.
Sanrı Ve Zaaf Sarmalında E-İnsan
Bir zamanlar sadece Web vardı… Bilgi temeli üzerine kurulan yapısının sınırları zorlanana kadar “insan bilişimi”, kısmen tedirgin edici de olsa genellikle iyimser yaklaşımlara ev sahipliği yapan geniş bir alandı. 2000/2001 yılında internet ekonomisi adı verilen balonun patlaması ve bunun üzerine kurulan çok sayıda şirketin iflasıyla tetiklenen kriz Amerika’da başladığındaysa buralar hep tarlaydı… Bize göre dünyanın bir ‘ucu’nda meydana gelen bu finansal krizin yarattığı domino etkisi, küreselleşmenin lojistik desteğiyle pek çok yerde olduğu gibi bu ucun küçük uydularında da hissedildi. Sanırım, fırlatılan anayasa kitapçığı, bu etkinin yerelleştirilmiş ve maniple edilmiş farklı bir yüzüydü. Teorisyenlere göre balonun şişirilmesi de patlatılması da doğacak yeni versiyona ikna için bir fırsattı. Sonrasında krizden etkilenen ya da krizi görüp internet macerasına girmekten çekinenlerin ikna edilmesi ve yatırım yapmalarının sağlanması için nur topu gibi bir Web 2.0 piyasaya sürüldü. Doğacak iş fırsatları ve canlanacak ekonomi için oluşturulan modeller artık çorap söküğü gibi gelebilirdi. Bunun için en temel argüman, “insan düşünce ve niyetlerinin şimdiye dek gözlerden uzak kalmış yönleri”nin pazara açık hâle getirilebilme ihtimaliydi. Selefi Web 1.0’ın ‘bilgi’si yerine, ‘iletişim’ merkezli dizayn edilen bu yeni sürüm, kendi isimlendirmesindeki rakamsal değişime nazire yaparcasına pek çok kavramı ve duyguyu hızla dönüştürdü. Tarihsel seyri içinde teknolojide yaşanan gelişmeler, doğurdukları sonuçlara bağlı olarak tüm gelişenler/yenilenenler gibi iyimser temennilerle doluydu ve pek çoğunun gerçekleşmesi de mümkün olmamıştı; olamazdı… Buna rağmen toplumların ikna edilmesi için “aktif olarak yer alınan iletişim” ağında bilginin “iki yönlü” olması gibi kazanımların sürece dahil edilerek kurgulanan ön kabullere eklemlenmesi gerekiyordu.
Bu yazının devamı 209. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Komplo Teorileri Bağlamında Manipülasyon
Buna göre özellikle korku, kaygı ve panik duyguları olmak üzere insanların muhtelif duygusal zaafları kullanılarak sansasyonel bir teori ortaya atılmakta ve insanlar duygusal bir girdaba doğru çekilmektedir. Komplo teorileri bu süreç için nispeten elverişlidir zira aslında aralarında bağlantı olmayan hadiseler ve olgular arasında mesnetsiz bağlantılar oluşturmak suretiyle insanlar duygusal olarak manipüle edilebilmektedir.
Hukukta Eleştirel Düşünmenin Yeri
; “adalete yönelmek”, “toplumsal yaşam” ve “toplumsal düzen” olmak üzere hukukun üç fonksiyonu ön plana alınmıştır. Burayı biraz açacak olursak; hukuk, adalete yönelmek gibi bir temenni ile inşâ edilmeye çalışılmıştır. Dünya ölçeğindeki her devlet hukukunu adalete yönelme temelinde tanımlamaya ve oluşturmaya çalıştığını iddia etmiştir. Stalin’in Rusya’sı da, Hitler’in Almanya’sı da hukuku adalete yönelen bir olgu olarak tanımlamıştır. Sonuç olarak bakıldığında, yapılan eylemler bu söylemin sadece sözde kaldığını göstermektedir.
Bakma Biçimlerinden Güzellik Olgusuna
Hiç şüphesiz güzellik kavramını gündemine alan bütün çalışmalar sanat, dil ve belki edebiyat alanına da bakmak durumunda kalacaklardır. Ben, “Vahiy ve Sanat” çalışmamı daha ziyade Müslüman çevrelerdeki yanlış
Kolektif Gerçeklik Bağlamında Köleleştirilmiş Bireyde Vicdanın Kaybı
Kafka’nın “Metamorfoz/Dönüşüm”deki Bay Samsa bir sabah kendisini bir böceğe dönüşmüş olarak bulduğunda babası, annesi ve kız kardeşi dehşet içinde kalmışlar,
İnsan Haklarını Konuşmak ‘Kışkırtılmış İnsan’dan ‘Yaratılmış İnsana’
Ahvalimiz; karanlıkta can havliyle girdiği eczaneden el yordamıyla ilaçlar toparlayıp içen ve bundan da şifa uman adamın halini andırıyor. Hasta, daha hastalığının tam olarak ne olduğunu bilmiyor; iyileşmek istiyor fakat kullandığı ilaçların neye iyi geldiğiyle ilgilenmiyor.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.