Göç, insanlık için kaçınılmaz bir olgu. Kıtlık, savaş, yeni yerler keşfetme ihtiyacı gibi birçok etmen insanoğlunun göç yolculuğunun temel motivasyon kaynağını oluşturuyor. Göç, beraberinde birçok olumlu kazanıma vesile olmakla birlikte birçok problemin ortaya çıkmasına da sebep olabiliyor. Göçmenler; uyum problemlerinden, asimilasyon ve yok etmeye kadar birçok olumsuz tavırla karşı karşıya da kalabiliyorlar. Özellikle de modernleşme ve savaşlarla birlikte artan göç olayının sağlıklı bir değerlendirmesini yapabildiğimiz de söylenemez. Suriye, Irak ve Afganistan gibi savaş yaşamış ülkelerin kaynaklık ettiği uluslararası göçün önemli duraklarından biri olan ülkemizde de benzeri sıkıntıların baş gösterdiği bir gerçek. Ülkede göçmen ve sığınmacıların sayısının giderek artması ve ülkemizde yaşanan ekonomik sıkıntılarla birlikte, toplumda bu bireylere yönelik algı ve tutumlar, giderek olumsuz bir hal almaya da başlamıştır. Göç ile birlikte ortaya çıkan yabancı düşmanlığı konusunda nasıl bir tavrın daha sağlıklı olacağı konusunda fikir üretmek amacındayız. Bu amaçla göç ve yabancı düşmanlığı bağlamında üç önemli isimle gerçekleştirdiğimiz soruşturmayı siz değerli okurlarımızın istifadesine sunuyoruz.
Bu yazının devamı
207. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Kelimeler, zihninizde beliren düşünce ve kalbinizde oluşan duygunun varlık sahnesine çıkma ihtiyacından doğar. Duygu ve düşüncenin bir tür tecessüm ettirilmiş halidir. Hangi duygu ve düşünceyi hangi kelimenin karşılayıp o duygu ve düşünceye hangisinin daha iyi
Tarifi zor işler karşısında el-insaf, el-vicdan deriz. Hatta, karşılaştığımız manzaranın dehşet verici bir acımasızlıkta olduğunu ima etmek için ses tonumuzu kabalaştırır ve ağzımızı doldura doldura ‘vicdansız’ deriz. Peki nedir ‘vicdan’? Acıma duygumuz mu, merhametimiz mi, zulme karşı çıkan hangi yanımız?
Oruç Allah’a teslimiyetin bir şiarı. Kulun kendini arındırması… Vakitleri belli bir ibadet…Hikmetini ve faydası üzerinde düşünülecek olursa hem bireysel hem toplumsal bir çok faydayı muhtevi. Kimilerine göre şenlik, kimilerine göre sadece açlık,
Bir kekemeliktir gidiyor, Dillerimiz mi kekeme yoksa akıl-fikirlerimiz mi? Yoksa ikisi mi? Bizce ikisi birbiriyle ilintili. Kekemelik derken, bir şeyler ‘der gibi’ vapıp dememek, diyecekmiş gibi ümitlendirmek ama ‘diyemeyip’ hakikatin arkasında-çevresinde dolanıp
‘Şartlar böyle’ ifadesi, genelde mevcut hali kanıksamayı, biraz daha ağırdan almayı veya tedbirli olmayı salık veriyor bize. Gençler ne düşünüyorlar acaba? Şartları zorlayacak, ona teslim olmayacak ruhu taşıyan gençler! Cesur çıkışların, cesur ve özgüvenli
Göç ve Zenofobi Kim Yerli, Kim Yabancı?
Soruşturma: Ömer Karataş
Göç, insanlık için kaçınılmaz bir olgu. Kıtlık, savaş, yeni yerler keşfetme ihtiyacı gibi birçok etmen insanoğlunun göç yolculuğunun temel motivasyon kaynağını oluşturuyor. Göç, beraberinde birçok olumlu kazanıma vesile olmakla birlikte birçok problemin ortaya çıkmasına da sebep olabiliyor. Göçmenler; uyum problemlerinden, asimilasyon ve yok etmeye kadar birçok olumsuz tavırla karşı karşıya da kalabiliyorlar. Özellikle de modernleşme ve savaşlarla birlikte artan göç olayının sağlıklı bir değerlendirmesini yapabildiğimiz de söylenemez. Suriye, Irak ve Afganistan gibi savaş yaşamış ülkelerin kaynaklık ettiği uluslararası göçün önemli duraklarından biri olan ülkemizde de benzeri sıkıntıların baş gösterdiği bir gerçek. Ülkede göçmen ve sığınmacıların sayısının giderek artması ve ülkemizde yaşanan ekonomik sıkıntılarla birlikte, toplumda bu bireylere yönelik algı ve tutumlar, giderek olumsuz bir hal almaya da başlamıştır. Göç ile birlikte ortaya çıkan yabancı düşmanlığı konusunda nasıl bir tavrın daha sağlıklı olacağı konusunda fikir üretmek amacındayız. Bu amaçla göç ve yabancı düşmanlığı bağlamında üç önemli isimle gerçekleştirdiğimiz soruşturmayı siz değerli okurlarımızın istifadesine sunuyoruz.
Bu yazının devamı 207. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Dil Evreninden Söz Ülkesine
Kelimeler, zihninizde beliren düşünce ve kalbinizde oluşan duygunun varlık sahnesine çıkma ihtiyacından doğar. Duygu ve düşüncenin bir tür tecessüm ettirilmiş halidir. Hangi duygu ve düşünceyi hangi kelimenin karşılayıp o duygu ve düşünceye hangisinin daha iyi
Vicdani Çürüme
Tarifi zor işler karşısında el-insaf, el-vicdan deriz. Hatta, karşılaştığımız manzaranın dehşet verici bir acımasızlıkta olduğunu ima etmek için ses tonumuzu kabalaştırır ve ağzımızı doldura doldura ‘vicdansız’ deriz. Peki nedir ‘vicdan’? Acıma duygumuz mu, merhametimiz mi, zulme karşı çıkan hangi yanımız?
Mücadele İlim, Hikmet ve Tefekkür ile
Oruç Allah’a teslimiyetin bir şiarı. Kulun kendini arındırması… Vakitleri belli bir ibadet…Hikmetini ve faydası üzerinde düşünülecek olursa hem bireysel hem toplumsal bir çok faydayı muhtevi. Kimilerine göre şenlik, kimilerine göre sadece açlık,
Kekemelik Zihinde ve Kalptedir
Bir kekemeliktir gidiyor, Dillerimiz mi kekeme yoksa akıl-fikirlerimiz mi? Yoksa ikisi mi? Bizce ikisi birbiriyle ilintili. Kekemelik derken, bir şeyler ‘der gibi’ vapıp dememek, diyecekmiş gibi ümitlendirmek ama ‘diyemeyip’ hakikatin arkasında-çevresinde dolanıp
Efendim Şartlar Böyle!
‘Şartlar böyle’ ifadesi, genelde mevcut hali kanıksamayı, biraz daha ağırdan almayı veya tedbirli olmayı salık veriyor bize. Gençler ne düşünüyorlar acaba? Şartları zorlayacak, ona teslim olmayacak ruhu taşıyan gençler! Cesur çıkışların, cesur ve özgüvenli
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.