Aramayı istediğiniz kelimeyi yazıp, Enter ‘a basın
Pragmatizmden Ötesi Var mı?
Gençler ile Soruşturma: Ferhat Koç, Merve Çil, Haluk Polat
Haluk Polat
Hattab Özden, Marmara Üniversitesi Sosyoloji Mezunu
Pragmatizm denince aklınızda ne beliriyor? Pragmatizmin sınırları var mıdır? Varsa bu sınırlar nelerdir?
Bir imkânı sonuna kadar kullanmak geliyor. İçerisinde bulunduğumuz dünyada mecburen değerler ve normlar öldüğü için kişiler de ilişkilerini çıkar ilişkileri üzerinden kurmaktalar. Bu anlamda ikili ilişkiler sadece pragmatizm üzerinden kuruluyor çünkü maddi süreçler (pozitivist anlamda) yeni sistemin çıktısı olduğu için pragmatizmde doğal olarak meşru bir ilişki biçimini almaktadır. Pragmatizmin sınırlarının olduğunu düşünüyorum ki bu sınırlar da kişinin vicdanına bağlı olarak esneklik gösterir. Çünkü “dindarlık” bu anlamda muhafazakâr toplumlarda pragmatizmi reddetmeyen ama sınırlandıran bir olgudur. Seküler kesimlerde ise pragmatizmi sınırlayan şey, sahip oldukları ahlâk anlayışı ve kültürel değerleridir. Bu iki kesim (seküler ve muhafazakâr) için geç modern dünya, yaşadıkları değerler dezenformasyonunun sonucu olarak bu sınırlar da kısıtlanmıştır.
Bu yazının devamı
187. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Eğer insandan bahsediyorsak sınır kelimesinin mahiyetini kestirmek bana imkânsız görünüyor. Yardım, yardımlaşmanın sınırları; kişiyi zorlamayacak olan her şeyi verebilir insan denilebilir çok geniş anlamda. Yardım, Allah’ın bize bahşettiği nimetlerin tamamına yakın bir kısmıyla yapılabilir.
Kredi kartları, alışveriş merkezleri, tüketici kredileri… Son dönemler iyiden iyiye toplumun birer parçası haline gelmiş durumda. Tüketimin kışkırtıldığı, insanların zaaflarının tahrik edildiği, emeğin ve kazancın sömürüldüğü bir dünyada yaşıyoruz artık.
İçtihat, etimolojik kökeninde yer alan “cehd” ve “gayret” kavramlarından da anlaşılacağı üzere, şer‘î hükümlerin belirlenmesinde, özellikle kesin bilgi (kat’i delil) bulunmayan durumlarda, zann-ı galibe (kuvvetli kanaate) dayalı bir hükme ulaşma çabasını ifade eder.
Bir kekemeliktir gidiyor, Dillerimiz mi kekeme yoksa akıl-fikirlerimiz mi? Yoksa ikisi mi? Bizce ikisi birbiriyle ilintili. Kekemelik derken, bir şeyler ‘der gibi’ vapıp dememek, diyecekmiş gibi ümitlendirmek ama ‘diyemeyip’ hakikatin arkasında-çevresinde dolanıp
Oruç Allah’a teslimiyetin bir şiarı. Kulun kendini arındırması… Vakitleri belli bir ibadet…Hikmetini ve faydası üzerinde düşünülecek olursa hem bireysel hem toplumsal bir çok faydayı muhtevi. Kimilerine göre şenlik, kimilerine göre sadece açlık,
Pragmatizmden Ötesi Var mı?
Soruşturma: Ferhat Koç, Merve Çil, Haluk Polat
Haluk Polat
Hattab Özden, Marmara Üniversitesi Sosyoloji Mezunu
Pragmatizm denince aklınızda ne beliriyor? Pragmatizmin sınırları var mıdır? Varsa bu sınırlar nelerdir?
Bir imkânı sonuna kadar kullanmak geliyor. İçerisinde bulunduğumuz dünyada mecburen değerler ve normlar öldüğü için kişiler de ilişkilerini çıkar ilişkileri üzerinden kurmaktalar. Bu anlamda ikili ilişkiler sadece pragmatizm üzerinden kuruluyor çünkü maddi süreçler (pozitivist anlamda) yeni sistemin çıktısı olduğu için pragmatizmde doğal olarak meşru bir ilişki biçimini almaktadır. Pragmatizmin sınırlarının olduğunu düşünüyorum ki bu sınırlar da kişinin vicdanına bağlı olarak esneklik gösterir. Çünkü “dindarlık” bu anlamda muhafazakâr toplumlarda pragmatizmi reddetmeyen ama sınırlandıran bir olgudur. Seküler kesimlerde ise pragmatizmi sınırlayan şey, sahip oldukları ahlâk anlayışı ve kültürel değerleridir. Bu iki kesim (seküler ve muhafazakâr) için geç modern dünya, yaşadıkları değerler dezenformasyonunun sonucu olarak bu sınırlar da kısıtlanmıştır.
Bu yazının devamı 187. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Gönüllü Fakirlik!
Eğer insandan bahsediyorsak sınır kelimesinin mahiyetini kestirmek bana imkânsız görünüyor. Yardım, yardımlaşmanın sınırları; kişiyi zorlamayacak olan her şeyi verebilir insan denilebilir çok geniş anlamda. Yardım, Allah’ın bize bahşettiği nimetlerin tamamına yakın bir kısmıyla yapılabilir.
Tüketmek ve Tükenmek Denkleminde Tüketim Toplumu
Kredi kartları, alışveriş merkezleri, tüketici kredileri… Son dönemler iyiden iyiye toplumun birer parçası haline gelmiş durumda. Tüketimin kışkırtıldığı, insanların zaaflarının tahrik edildiği, emeğin ve kazancın sömürüldüğü bir dünyada yaşıyoruz artık.
Fıkıhta İçtihadın Yeri ve Önemi Üzerine
İçtihat, etimolojik kökeninde yer alan “cehd” ve “gayret” kavramlarından da anlaşılacağı üzere, şer‘î hükümlerin belirlenmesinde, özellikle kesin bilgi (kat’i delil) bulunmayan durumlarda, zann-ı galibe (kuvvetli kanaate) dayalı bir hükme ulaşma çabasını ifade eder.
Kekemelik Zihinde ve Kalptedir
Bir kekemeliktir gidiyor, Dillerimiz mi kekeme yoksa akıl-fikirlerimiz mi? Yoksa ikisi mi? Bizce ikisi birbiriyle ilintili. Kekemelik derken, bir şeyler ‘der gibi’ vapıp dememek, diyecekmiş gibi ümitlendirmek ama ‘diyemeyip’ hakikatin arkasında-çevresinde dolanıp
Mücadele İlim, Hikmet ve Tefekkür ile
Oruç Allah’a teslimiyetin bir şiarı. Kulun kendini arındırması… Vakitleri belli bir ibadet…Hikmetini ve faydası üzerinde düşünülecek olursa hem bireysel hem toplumsal bir çok faydayı muhtevi. Kimilerine göre şenlik, kimilerine göre sadece açlık,
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.