Konuya ilgi duyan okurlar bir yana, konuya esas meseleyi teşkil eden ana unsurlar hâlindeki kültür, kültür örüntüleri, uygarlık ve uygarlıklara ilişkin/değgin kavramlar olarak bildiğimiz Doğu-Batı ayrışma ve birleşim incelemeleri, klasik Avrupa düşüncesi, modern Avrupa ve Batı yorumları, postmodern yorumlar ve tıpkı bu külliyat yığınına benzer biçimde, antropolojiden sosyolojiye, toplumbilimlerinden etnometodolojiye ve klasik emperyal kolonyal sömürge biçim ve yorumlarından postkolonyal dönem sömürge biçimleriyle alâkalı tarif ve yorumlara, hegemonya, melezlik, tarih yazımı gibi konulara kadar uzayacak bir dizge; kapitalist düzen ve finanskapital araştırmaları, emperyal kanon vs. gibi konular üzerinde çalışmalar yapan akademisyen, yazar ve incelemecilerin muhakkak biçimde duymuş, görmüş ve okumuş olduklarını varsaydığımız bir birikimle birlikte düşünülmesi gereken bir kavram olarak oryantalizmin taşıdığı bütün önyargılı önem bir yana, dolayımında oluşmuş bulunan Doğu...
Bu yazının devamı
224. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Toplumu oluşturan en önemli unsurlardan birisi dindir. İnsanlık tarihindeki örneklerine bakıldığında tüm dinlerde görevi dinî öğretileri temsil etmek ve bunları insanlara anlatmak olan bir sınıfla karşılaşılır.
Her çocuk tabii hilkat ile tertemiz yaratılır. İslam’ın aslıdır bu. Anasından doğduğu gibi yaşamaya devam edebilen her çocuk, müslüman olarak yaşar ve ölür. O nedenle ayrıca İslam fıtratı olarak belirtmek fıtratı tanımadığımızı gösterir. Zira İslam fıtratı diyecek olursak akabinde yahudi, hristiyan fıtratları da gündeme gelir ki bu fıtrat türlerini de kabul
Fransa’daki Devrim Üzerine Düşünceler kitabı Edmund Burke’ün 1790 yılının ilkbaharında kaleme aldığı bir mektuptur. Eser -yazarının da belirttiği üzere- mektup niyetiyle başlanıp ardından yaklaşık 340 sayfalık bir kitaba dönüşmüştür.
20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren mekân ve coğrafya, düşünürlerin sistematik çalışma konularından biri olagelmiştir. Özellikle Marksist geleneğin temsilcilerinden Henri Lefebvre ve David Harvey, bu çalışmaların seyrinde en ciddi katkısı olan düşünürlerdendir. Mekân, toplumsal süreçlerden ve iktisadi değişimlerden azade bir olgu
İnsanlık tüketmeyi öğrendiğinden beri huzura kavuşamadı. Çünkü tüketmeyi öğrenen insanın kodlarına yok etmenin temel hazları işlendi. Temel sorun yok edilenin de evrende bir yer kaplayacağını düşünmemekti. Sonsuzluk algısında meydana gelen dönüşüm de bu konuda etkili.
Doğu’nun Aynasındaki Batı: Kültürel Sömürgecilik ve Oryantalizmin İzinde
Konuya ilgi duyan okurlar bir yana, konuya esas meseleyi teşkil eden ana unsurlar hâlindeki kültür, kültür örüntüleri, uygarlık ve uygarlıklara ilişkin/değgin kavramlar olarak bildiğimiz Doğu-Batı ayrışma ve birleşim incelemeleri, klasik Avrupa düşüncesi, modern Avrupa ve Batı yorumları, postmodern yorumlar ve tıpkı bu külliyat yığınına benzer biçimde, antropolojiden sosyolojiye, toplumbilimlerinden etnometodolojiye ve klasik emperyal kolonyal sömürge biçim ve yorumlarından postkolonyal dönem sömürge biçimleriyle alâkalı tarif ve yorumlara, hegemonya, melezlik, tarih yazımı gibi konulara kadar uzayacak bir dizge; kapitalist düzen ve finanskapital araştırmaları, emperyal kanon vs. gibi konular üzerinde çalışmalar yapan akademisyen, yazar ve incelemecilerin muhakkak biçimde duymuş, görmüş ve okumuş olduklarını varsaydığımız bir birikimle birlikte düşünülmesi gereken bir kavram olarak oryantalizmin taşıdığı bütün önyargılı önem bir yana, dolayımında oluşmuş bulunan Doğu...
Bu yazının devamı 224. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Vaazcı Dinî Söylemin İnsan ve Toplum Psikolojisine Etkisi (Ali el-Verdî’nin “Sultanların Vaizleri” Adlı Eseri Üzerine)
Toplumu oluşturan en önemli unsurlardan birisi dindir. İnsanlık tarihindeki örneklerine bakıldığında tüm dinlerde görevi dinî öğretileri temsil etmek ve bunları insanlara anlatmak olan bir sınıfla karşılaşılır.
Bir Annenin Rüyası
Her çocuk tabii hilkat ile tertemiz yaratılır. İslam’ın aslıdır bu. Anasından doğduğu gibi yaşamaya devam edebilen her çocuk, müslüman olarak yaşar ve ölür. O nedenle ayrıca İslam fıtratı olarak belirtmek fıtratı tanımadığımızı gösterir. Zira İslam fıtratı diyecek olursak akabinde yahudi, hristiyan fıtratları da gündeme gelir ki bu fıtrat türlerini de kabul
Fransa’daki Devrim Üzerine Düşünceler / Edmund Burke
Fransa’daki Devrim Üzerine Düşünceler kitabı Edmund Burke’ün 1790 yılının ilkbaharında kaleme aldığı bir mektuptur. Eser -yazarının da belirttiği üzere- mektup niyetiyle başlanıp ardından yaklaşık 340 sayfalık bir kitaba dönüşmüştür.
Sosyal Adalet ve Şehir
20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren mekân ve coğrafya, düşünürlerin sistematik çalışma konularından biri olagelmiştir. Özellikle Marksist geleneğin temsilcilerinden Henri Lefebvre ve David Harvey, bu çalışmaların seyrinde en ciddi katkısı olan düşünürlerdendir. Mekân, toplumsal süreçlerden ve iktisadi değişimlerden azade bir olgu
Baumanın Iskarta Hayatlar Kavramı Üzerinden ‘İsraf Atık Ve Getto’
İnsanlık tüketmeyi öğrendiğinden beri huzura kavuşamadı. Çünkü tüketmeyi öğrenen insanın kodlarına yok etmenin temel hazları işlendi. Temel sorun yok edilenin de evrende bir yer kaplayacağını düşünmemekti. Sonsuzluk algısında meydana gelen dönüşüm de bu konuda etkili.