Günün ilk ışıklarıyla uyanıyorsunuz. İçgüdüsel olarak eliniz telefonunuza uzanıyor. Haber akışınızın akan görüntüsü sizi içine çekerken, algoritmaların zarif elleriyle tasarlanmış bir dünyada gezinmeye başlıyorsunuz. Her bir görüntü, zihninizde küçük dopamin kıvılcımları saçıyor.
Durup düşünelim: Bu duvar gerçekten sizin mi, yoksa görünmez iplerle idare edilen bir sahnenin figüranı mısınız?
Dijital dünyanın masum görülen kaotik perde arkaları, bireyin algılarını şekillendiren karmaşık bir manipülasyon ağıdır.
Bu yazı, bilincimizi yönlendiren tasarımın insan psikolojisiyle kurduğu bağı ve uyguladığı manipülasyonun çeperlerini keşfetmeyi planlıyor.
Algı Yönetiminin Tanımı
Algı yönetimi, bireylerin veya toplulukların olaylara, kavramlara ya da mesajlara dair algılarını belirli bir yönde şekillendirmek amacıyla kullanılan stratejik bir süreçtir.
Bu süreç, insanların bilgi edinme yollarını etkileyerek onların düşünce ve davranışlarını yönlendirmeyi hedefler.
Bu yazının devamı
218. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Tarih, bir disiplin olma sıfatıyla insana ait olan tecrübenin kendisiyle ilgilenir. Sadece vakalar veya kişiler özeline indirgenmiş bir içerikle değil, bu tecrübelerin ortak yönelim ve tekrarlarının dayandığı birtakım ortak kurallar dizgesini de tespit etmeye çalışır. Tarih boyunca insan toplulukları birbiri ardına oluşur, ortaya pratikler koyar, kendine tespit edilen zaman dilimini yaşar ve sırasını kendinden sonraki kuşağa bırakır.
Tören/ritüel ile kuram arasında bağ kuran Baudrillard, kuramın tören gibi karmaşa ve suç ortaklığına izin vermediğini iddia eder. Ona göre kavramlara diyalektik bir nitelik kazandırarak onları evrenselleştirmek gibi bir amacı olmayan kuram, tören gibi “şiddet” yüklüdür. Bu şiddetin amacı; şeyler ya da kavramların gelişigüzel bir şekilde yan yana getirilmelerini engellemek, farklılık üretmek, araya mesafe koymak ve birbirine karışan şeylerin tekrar yerli yerine oturmasını sağlamaktır.
Tarih boyunca birbirine muhalif birçok kesim tarafından övülen ve sahip çıkılan bir kavramı tartışmaya açalım; ‘Hukukun üstünlüğü’. Aristo’ya kadar götürebileceğimiz yazınsal tartışmalarda hukukun üstünlüğü söylemi ilginç bir şekilde her kesim tarafından olumlanmış bir kavramdır.
Fıkhın, kendini güncelleme kabiliyeti sayesinde Müslüman toplumlarda ortaya çıkan birçok probleme asırlar boyunca etkin çözümler ürettiğini ifade etmek hakkaniyetli bir değerlendirme olur. Ancak özellikle son iki asra gelindiğinde bu durumun belirli ölçüde değişiklik arz ettiği gözlenmektedir. Tek bir nedene indirgenemeyecek kadar girift olan bu değişimin temelinde Müslüman toplumların Batı karşısında siyasi hâkimiyetlerini kaybetmesi yatmaktadır.
Büyük insanlık kalabalığının tarih boyunca boy gösterdiği tutuculuğun en çok sanat olayı bahsinde ortaya çıktığı bilinmektedir. Yobazlar bazen sanatın herhangi bir dalını kullanarak öteki türlerine ve tiplerine muhalefet ederken bazen de doğrudan doğruya herhangi bir sanat dalını yasaklamaya, karalamaya, kötülemeye çalışarak icraatlarını sürdürmüşlerdir. Bu tutumun en vahim yanı kanaatimce din kisvesi altında yapılmış olmasıdır; en tehlikeli hali de budur.
Algoritmik Değnekler ve Firavun’un Saltanatı: Dijital Dünyanın Yönettiği Manipülatif Krallık
Sabahın İlk Işıklarındaki Ekran Görüntüsü
Günün ilk ışıklarıyla uyanıyorsunuz. İçgüdüsel olarak eliniz telefonunuza uzanıyor. Haber akışınızın akan görüntüsü sizi içine çekerken, algoritmaların zarif elleriyle tasarlanmış bir dünyada gezinmeye başlıyorsunuz. Her bir görüntü, zihninizde küçük dopamin kıvılcımları saçıyor.
Durup düşünelim: Bu duvar gerçekten sizin mi, yoksa görünmez iplerle idare edilen bir sahnenin figüranı mısınız?
Dijital dünyanın masum görülen kaotik perde arkaları, bireyin algılarını şekillendiren karmaşık bir manipülasyon ağıdır.
Bu yazı, bilincimizi yönlendiren tasarımın insan psikolojisiyle kurduğu bağı ve uyguladığı manipülasyonun çeperlerini keşfetmeyi planlıyor.
Algı Yönetiminin Tanımı
Bu süreç, insanların bilgi edinme yollarını etkileyerek onların düşünce ve davranışlarını yönlendirmeyi hedefler.
Bu yazının devamı 218. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Bir Kentin Tarihinden Bugüne
Tarih, bir disiplin olma sıfatıyla insana ait olan tecrübenin kendisiyle ilgilenir. Sadece vakalar veya kişiler özeline indirgenmiş bir içerikle değil, bu tecrübelerin ortak yönelim ve tekrarlarının dayandığı birtakım ortak kurallar dizgesini de tespit etmeye çalışır. Tarih boyunca insan toplulukları birbiri ardına oluşur, ortaya pratikler koyar, kendine tespit edilen zaman dilimini yaşar ve sırasını kendinden sonraki kuşağa bırakır.
Bir “Şiddet” Filozofu Olarak Baudrillard
Tören/ritüel ile kuram arasında bağ kuran Baudrillard, kuramın tören gibi karmaşa ve suç ortaklığına izin vermediğini iddia eder. Ona göre kavramlara diyalektik bir nitelik kazandırarak onları evrenselleştirmek gibi bir amacı olmayan kuram, tören gibi “şiddet” yüklüdür. Bu şiddetin amacı; şeyler ya da kavramların gelişigüzel bir şekilde yan yana getirilmelerini engellemek, farklılık üretmek, araya mesafe koymak ve birbirine karışan şeylerin tekrar yerli yerine oturmasını sağlamaktır.
Hukukun Üstünlüğü Bir Safsatadan mı İbaret?
Tarih boyunca birbirine muhalif birçok kesim tarafından övülen ve sahip çıkılan bir kavramı tartışmaya açalım; ‘Hukukun üstünlüğü’. Aristo’ya kadar götürebileceğimiz yazınsal tartışmalarda hukukun üstünlüğü söylemi ilginç bir şekilde her kesim tarafından olumlanmış bir kavramdır.
Nas Bağımlılığı ve Metin Erksan’ın “Sevmek Zamanı” Filmi
Fıkhın, kendini güncelleme kabiliyeti sayesinde Müslüman toplumlarda ortaya çıkan birçok probleme asırlar boyunca etkin çözümler ürettiğini ifade etmek hakkaniyetli bir değerlendirme olur. Ancak özellikle son iki asra gelindiğinde bu durumun belirli ölçüde değişiklik arz ettiği gözlenmektedir. Tek bir nedene indirgenemeyecek kadar girift olan bu değişimin temelinde Müslüman toplumların Batı karşısında siyasi hâkimiyetlerini kaybetmesi yatmaktadır.
Kaçıncı Sanattır Müzik
Büyük insanlık kalabalığının tarih boyunca boy gösterdiği tutuculuğun en çok sanat olayı bahsinde ortaya çıktığı bilinmektedir. Yobazlar bazen sanatın herhangi bir dalını kullanarak öteki türlerine ve tiplerine muhalefet ederken bazen de doğrudan doğruya herhangi bir sanat dalını yasaklamaya, karalamaya, kötülemeye çalışarak icraatlarını sürdürmüşlerdir. Bu tutumun en vahim yanı kanaatimce din kisvesi altında yapılmış olmasıdır; en tehlikeli hali de budur.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.