Bu makalede, “gaslighting”in oldukça derinlere uzanan, âdeta insanın benlik toprağını yeni baştan kazıp karan özelliklerine dikkat çekmek istedim. Terapistin ne yapması gerektiğini ilkesel olarak belirttim. Ancak bilerek terapinin detaylarına girmedim. Terapi sürecinin farklı kuramlar çerçevesinde ele alınmasından önce, kültürümüzde fazlaca türevleri bulunan süreci, psikanalitik çerçevede yeniden değerlendirmek istedim.
Kültürümüzde bu evrensel kandırmacanın mutlaka bir karşılığı vardır diye ararken, aklıma aşağıdaki hikâye düştü:
Bir gün Nasreddin Hoca ve arkadaşları iddiaya tutuşmuşlar. Eğer Hoca karanlık ve soğuk bir gecede, sabaha kadar köy meydanında bekleyebilirse arkadaşları ona güzel bir ziyafet çekecekmiş. Şayet bunu beceremezse o, arkadaşlarına ziyafet çekecek. Kararlaştırılan gün Hoca meydanın ortasında, sabaha kadar tir tir titreyerek beklemiş.
Sonra yanına gelenlere, “Tamam” demiş, “iddiayı kazandım.”
“Ne oldu ne yaptın?” demişler.
“Bekledim sabaha kadar” demiş.
“Hayır,” demişler. “Sen uzaktaki bir mum ışığı ile ısınmışsın. İddiayı kaybettin! Ziyafetimizi hazırla!
Bu yazının devamı
218. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Tarih boyunca müziğin saraylarda yer aldığı ve hükmedenler tarafından müzisyenlerin himaye edildiği bilinmektedir. Türk tarihinde de müzisyenlerin himaye edildiği örneklere rastlamak mümkündür. Kadim Türk devletlerinde de müzisyenlerin himaye edildikleri bilinen gerçektir.
İdeolojik yönelim müzik üzerinden kendini dışa vurur. Aslında ‘İstiklal Marşı’ üzerinden yürütülen tartışma da müzik alanında yaşanan tartışmanın içeriğine ilişkin bilgi vericidir. Özellikle 28 Şubat sürecinde ‘İstiklal Marşı’na karşı ‘Onuncu yıl Marşı’nın öne çıkarılması, kuşku yok ki İstiklal Marşı’nın içeriği ile ilgili bir konudur.
Bilginin doğruluğu kadar bağlamın doğruluğu da önemlidir. Bir anlatıda doğru bilgilerin olması, kurgunun, anlatının da doğru olmasını zorunlu kılmaz. Evet, ‘söylem’ anlatanın dünya görüşüne, bakış ve inanç biçimine göre şekillenir. Asıl dikkat edilmesi gereken söylemler, içerisinde bolca doğruların olduğu söylemlerdir.
‘Ölüm fikri’ ile ‘dünyevîleşme’ arasında doğrudan bir ilişki vardır. Dünyevîleşme, ölümü unutmanın, ahiret yokmuş gibi yaşamanın diğer adıdır. Dünyevîleşme zilletinden kurtulmanın önemli bir imkânı, ölüm üzerine tefekkür etmektir.
Kur’ân, insanın pusulası, yol haritası, rehberi, delili… Fertlerin, ailelerin ve toplumların hayat anayasası… Kur’ân, hayatın kullanma kılavuzu… Ona itibar etmeden kullanılan hayat, hayat değildir.
Her şey insan için yaratıldı. İnsanı insan olarak inşa eden, eşref-i mahlûkat derecesine yükselten ise Allah’ın kitabıdır. Allah’ın kitabından
Gaslighting: Gaz Lambasının Unutulmaz Marifetleri
Bu makalede, “gaslighting”in oldukça derinlere uzanan, âdeta insanın benlik toprağını yeni baştan kazıp karan özelliklerine dikkat çekmek istedim. Terapistin ne yapması gerektiğini ilkesel olarak belirttim. Ancak bilerek terapinin detaylarına girmedim. Terapi sürecinin farklı kuramlar çerçevesinde ele alınmasından önce, kültürümüzde fazlaca türevleri bulunan süreci, psikanalitik çerçevede yeniden değerlendirmek istedim.
Kültürümüzde bu evrensel kandırmacanın mutlaka bir karşılığı vardır diye ararken, aklıma aşağıdaki hikâye düştü:
Bir gün Nasreddin Hoca ve arkadaşları iddiaya tutuşmuşlar. Eğer Hoca karanlık ve soğuk bir gecede, sabaha kadar köy meydanında bekleyebilirse arkadaşları ona güzel bir ziyafet çekecekmiş. Şayet bunu beceremezse o, arkadaşlarına ziyafet çekecek. Kararlaştırılan gün Hoca meydanın ortasında, sabaha kadar tir tir titreyerek beklemiş.
Sonra yanına gelenlere, “Tamam” demiş, “iddiayı kazandım.”
“Ne oldu ne yaptın?” demişler.
“Bekledim sabaha kadar” demiş.
“Hayır,” demişler. “Sen uzaktaki bir mum ışığı ile ısınmışsın. İddiayı kaybettin! Ziyafetimizi hazırla!
Bu yazının devamı 218. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Elhân-ı Osmanî (Osmanlı Sarayında Müzik ve Himâye)
Tarih boyunca müziğin saraylarda yer aldığı ve hükmedenler tarafından müzisyenlerin himaye edildiği bilinmektedir. Türk tarihinde de müzisyenlerin himaye edildiği örneklere rastlamak mümkündür. Kadim Türk devletlerinde de müzisyenlerin himaye edildikleri bilinen gerçektir.
Müzik ve Siyaset
İdeolojik yönelim müzik üzerinden kendini dışa vurur. Aslında ‘İstiklal Marşı’ üzerinden yürütülen tartışma da müzik alanında yaşanan tartışmanın içeriğine ilişkin bilgi vericidir. Özellikle 28 Şubat sürecinde ‘İstiklal Marşı’na karşı ‘Onuncu yıl Marşı’nın öne çıkarılması, kuşku yok ki İstiklal Marşı’nın içeriği ile ilgili bir konudur.
Söylemin Manipülatif Gücü
Bilginin doğruluğu kadar bağlamın doğruluğu da önemlidir. Bir anlatıda doğru bilgilerin olması, kurgunun, anlatının da doğru olmasını zorunlu kılmaz. Evet, ‘söylem’ anlatanın dünya görüşüne, bakış ve inanç biçimine göre şekillenir. Asıl dikkat edilmesi gereken söylemler, içerisinde bolca doğruların olduğu söylemlerdir.
Ölüm Üzerine Tefekkür
‘Ölüm fikri’ ile ‘dünyevîleşme’ arasında doğrudan bir ilişki vardır. Dünyevîleşme, ölümü unutmanın, ahiret yokmuş gibi yaşamanın diğer adıdır. Dünyevîleşme zilletinden kurtulmanın önemli bir imkânı, ölüm üzerine tefekkür etmektir.
Kur’ân Güfte mi?
Kur’ân, insanın pusulası, yol haritası, rehberi, delili… Fertlerin, ailelerin ve toplumların hayat anayasası… Kur’ân, hayatın kullanma kılavuzu… Ona itibar etmeden kullanılan hayat, hayat değildir.
Her şey insan için yaratıldı. İnsanı insan olarak inşa eden, eşref-i mahlûkat derecesine yükselten ise Allah’ın kitabıdır. Allah’ın kitabından
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.