İnsan bir ömür yaşıyor da bazen kendine, kendi meziyet ve yeteneklerinin farkına varamadan göçüp gidebiliyor.
Başkasına, başka hayatlara gösterdiği dikkati, rikkati, takibi kendi hayatına gösteremeyebiliyor. Öyle ki o ne yaptı, bu ne yaptı diyerek her gün onlarca, yüzlerce insanın dünyasına, yaşam tarzına şahitlik ederken; kendi yaşamı üzerine “ben ne yapıyorum” sorusunu soracak ve üzerine düşünecek vakit bulamayabiliyor…
Bu yazıda edebiyatın iyileştirici ve birleştirici gücünü arkasına alarak, tekdüze didaktik bir öğretiden uzaklaşıp lirik bir atmosfer içinde çocuk okurları hayatın her zerresinde bir mucize aramaya davet eden Mustafa Ökkeş Evren’in 40 Hazine adlı eseri,
Kiraz meyvesidir tüm çocuklar şiirlerde
Salınır.
Babası, sert gövdeli, iri ve gölgeli bir kiraz ağacı…
Sert gövdeli dediysem
Üzerinde karıncalar bile güvenlidir.
Anne sofranın gül motifi…
Aynada taralı saç,
Kurdele…
Allah ile bağımız devam etmektedir. Allah, dün olduğu gibi bugün de, yarın da gündemimizde olacak. Çünkü hayat devam ediyor. Bu gerçek… Hayat sona erse de bu gerçek… Allah’ın idraki konusunda alacağımız yolun uzun olduğunu Antik Yunan’dan beri yazılı metinlere geçtiğini bildiğimiz “İnsan Tanrı” tahayyülünden halen kurtulamamış olmaktan anlıyoruz. Halen insana ait kimi cismani tanımların, organların, kavramların, ifadelerin vs Allah için de kullanılabileceğini zannediyoruz.
Öykü, kahraman anlatıcının kendine dönük içsel çözümlemelerde bulunduğu bir değişim durumunu konu edinir. Bu değişim durumu anlatıcının kendisi, etrafındakiler ve eşyalarla olan ilişkileri ile gelişim gösterir.
Âdem’in iki oğlu Allah’a kurban sunmuşlardı, birinden kabul edildi diğerininse kabul edilmedi. Kurbanı kabul edilmeyen (Kâbil), kardeşine “seni öldüreceğim” dedi. Kardeşiyse Allah’ın, takva sahiplerinin kurbanlarını kabul edeceğini söyledi ve
Kendi Bahçeni Sen Yeşertmelisin…
“Başka birinin sana çiçek getirmesini beklemeden
Kendi bahçeni yeşert…
Ve kendi ruhunu kendin süsle.
Ne kadar dayanıklı olduğunu göreceksin…
Ne kadar güçlü olduğunu
Ve ne kadar değerli olduğunu öğreneceksin…
Her yeni elveda ile öğreneceksin…”
Veronica A. Shoffstaal
İnsan bir ömür yaşıyor da bazen kendine, kendi meziyet ve yeteneklerinin farkına varamadan göçüp gidebiliyor.
Başkasına, başka hayatlara gösterdiği dikkati, rikkati, takibi kendi hayatına gösteremeyebiliyor. Öyle ki o ne yaptı, bu ne yaptı diyerek her gün onlarca, yüzlerce insanın dünyasına, yaşam tarzına şahitlik ederken; kendi yaşamı üzerine “ben ne yapıyorum” sorusunu soracak ve üzerine düşünecek vakit bulamayabiliyor…
Bu yazının devamı 212. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
212. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
Kelimelerin Kalbinden Çocukların Dünyasına: 40 Hazine
Bu yazıda edebiyatın iyileştirici ve birleştirici gücünü arkasına alarak, tekdüze didaktik bir öğretiden uzaklaşıp lirik bir atmosfer içinde çocuk okurları hayatın her zerresinde bir mucize aramaya davet eden Mustafa Ökkeş Evren’in 40 Hazine adlı eseri,
Düş
Kiraz meyvesidir tüm çocuklar şiirlerde
Salınır.
Babası, sert gövdeli, iri ve gölgeli bir kiraz ağacı…
Sert gövdeli dediysem
Üzerinde karıncalar bile güvenlidir.
Anne sofranın gül motifi…
Aynada taralı saç,
Kurdele…
Anne, ekmeği avuçlayan
Bilek.
Yapraklı pazende biten…
İnsanda Yüzün İkamesi ve Allah ile Yüzleşme
Allah ile bağımız devam etmektedir. Allah, dün olduğu gibi bugün de, yarın da gündemimizde olacak. Çünkü hayat devam ediyor. Bu gerçek… Hayat sona erse de bu gerçek… Allah’ın idraki konusunda alacağımız yolun uzun olduğunu Antik Yunan’dan beri yazılı metinlere geçtiğini bildiğimiz “İnsan Tanrı” tahayyülünden halen kurtulamamış olmaktan anlıyoruz. Halen insana ait kimi cismani tanımların, organların, kavramların, ifadelerin vs Allah için de kullanılabileceğini zannediyoruz.
Ali Haydar Haksal’ın Aynamın Sonsuzluğundaki Sen Öyküsü Üzerine
Öykü, kahraman anlatıcının kendine dönük içsel çözümlemelerde bulunduğu bir değişim durumunu konu edinir. Bu değişim durumu anlatıcının kendisi, etrafındakiler ve eşyalarla olan ilişkileri ile gelişim gösterir.
Pişmanlık ve Tövbe -Âdem’in İki Oğlu; Hâbil ve Kâbil-
Âdem’in iki oğlu Allah’a kurban sunmuşlardı, birinden kabul edildi diğerininse kabul edilmedi. Kurbanı kabul edilmeyen (Kâbil), kardeşine “seni öldüreceğim” dedi. Kardeşiyse Allah’ın, takva sahiplerinin kurbanlarını kabul edeceğini söyledi ve
Alışverişe devam et