Çocuk edebiyatı alanında verilen eserlerin ana gayeleri içinde millî ve manevi değerlerin çocuklara aşılanması gibi amaçların olması gayet doğaldır. Bu amacı didaktik ve kuru bir anlatımın ötesine taşıyarak gerçekleştirmek eserin başarısını gösterir. Çocuk edebiyatı, yalnızca kelimelerin bir araya gelmesinden oluşmaz. Çocuk edebiyatı, küçük yüreklere büyük anlamlar sığdırma sanatıdır. Bir çocuğun zihin ve duygu dünyasına dokunabilmek; dünyayı onun meraklı gözleriyle görebilmeyi ve hayatın karmaşıklığını bir masal duruluğunda anlatabilmeyi gerektirir. Günümüzün hızla tüketen dünyasında çocuklara, kadim değerlerimizi, tabiatın eşsiz dilini ve manevi zenginliklerimizi sıkmadan, sevdirerek anlatmak her zamankinden daha kıymetli bir çaba hâline gelmiştir.
Bu yazıda edebiyatın iyileştirici ve birleştirici gücünü arkasına alarak, tekdüze didaktik bir öğretiden uzaklaşıp lirik bir atmosfer içinde çocuk okurları hayatın her zerresinde bir mucize aramaya davet eden Mustafa Ökkeş Evren’in 40 Hazine adlı eseri, millî ve manevi değerlerin çocuk okura aktarılması bağlamında tematik olarak, edebî niteliği bakımından, dil ve üslup, açısından değerlendirilmeye çalışılacaktır.
Bu yazının devamı
222. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Gösterişten hemen her zaman kaçınan metin, ayrıntıya verdiği değeri gözler önüne sermekten çekinmiyor. Seranın içinde, okura rehberli tur yaptıran satırlarda, renkli camların ışık oyunlarını görür gibi oluyorsunuz.
Karlı bir okulun bahçesinde oynayan, birbirleriyle konuşan, ebeveynlerine el sallayan çocuklar için yeni bir öğrenme günüdür. Okulda taze bir güne başlamaya hazırlanan ilkokul ve ortaokul çağındaki çocuklar vardır. Çocukların saflığı ile beyaz
Ölümlü olma düşüncesi tarihin başından beri insanoğlunun peşini bırakmayan açık yarası olmuştur. Babil kahramanı Gılgamış, arkadaşı Enkidu’nun ölümü üzerine şu sözleri söylemiştir: “Yüreğim umutsuzluk içinde.
Görsel bir çağda yaşıyoruz ve hareketli görüntüler, hayatımızı şekillendirmede büyük bir rol oynuyor. Filmler bize bir şeyler öğretebilir, bazı konular hakkında bizleri haberdar
Haktan yana bir şair Mustafa Ökkeş Evren. Çocuk haklarını şiirlemiş. ‘Çocuk haktır. Çocuğun her çığlığı hakikattir’ diyor. Son şiir kitabında ”hiç haksız olur mu çocuklar?” diye soruyor bize. Her çocuğun hakları ile var olması gerektiğini hatırlatırken, tertemiz bir dünyanın da kapılarından geçiriyor teker teker. Her şiirinde ‘çocuk’ sesi duyuyoruz.
Kelimelerin Kalbinden Çocukların Dünyasına: 40 Hazine
Çocuk edebiyatı alanında verilen eserlerin ana gayeleri içinde millî ve manevi değerlerin çocuklara aşılanması gibi amaçların olması gayet doğaldır. Bu amacı didaktik ve kuru bir anlatımın ötesine taşıyarak gerçekleştirmek eserin başarısını gösterir. Çocuk edebiyatı, yalnızca kelimelerin bir araya gelmesinden oluşmaz. Çocuk edebiyatı, küçük yüreklere büyük anlamlar sığdırma sanatıdır. Bir çocuğun zihin ve duygu dünyasına dokunabilmek; dünyayı onun meraklı gözleriyle görebilmeyi ve hayatın karmaşıklığını bir masal duruluğunda anlatabilmeyi gerektirir. Günümüzün hızla tüketen dünyasında çocuklara, kadim değerlerimizi, tabiatın eşsiz dilini ve manevi zenginliklerimizi sıkmadan, sevdirerek anlatmak her zamankinden daha kıymetli bir çaba hâline gelmiştir.
Bu yazıda edebiyatın iyileştirici ve birleştirici gücünü arkasına alarak, tekdüze didaktik bir öğretiden uzaklaşıp lirik bir atmosfer içinde çocuk okurları hayatın her zerresinde bir mucize aramaya davet eden Mustafa Ökkeş Evren’in 40 Hazine adlı eseri, millî ve manevi değerlerin çocuk okura aktarılması bağlamında tematik olarak, edebî niteliği bakımından, dil ve üslup, açısından değerlendirilmeye çalışılacaktır.
Bu yazının devamı 222. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Zaman Yok Artık: Duvar Saatinin On Üçüncü Gongu
Gösterişten hemen her zaman kaçınan metin, ayrıntıya verdiği değeri gözler önüne sermekten çekinmiyor. Seranın içinde, okura rehberli tur yaptıran satırlarda, renkli camların ışık oyunlarını görür gibi oluyorsunuz.
Diasporaki “Canım Öğretmenim” Dertlere Deva Olabilir Mi?
Karlı bir okulun bahçesinde oynayan, birbirleriyle konuşan, ebeveynlerine el sallayan çocuklar için yeni bir öğrenme günüdür. Okulda taze bir güne başlamaya hazırlanan ilkokul ve ortaokul çağındaki çocuklar vardır. Çocukların saflığı ile beyaz
Ölümsüzler Köyü
Ölümlü olma düşüncesi tarihin başından beri insanoğlunun peşini bırakmayan açık yarası olmuştur. Babil kahramanı Gılgamış, arkadaşı Enkidu’nun ölümü üzerine şu sözleri söylemiştir: “Yüreğim umutsuzluk içinde.
1 Uzun 1 Kısa İle Sinema Okuryazarlığı: Demir Dev ve Ben Filistinliyim
Görsel bir çağda yaşıyoruz ve hareketli görüntüler, hayatımızı şekillendirmede büyük bir rol oynuyor. Filmler bize bir şeyler öğretebilir, bazı konular hakkında bizleri haberdar
Hiç Haksız Olur Mu Çocuklar?
Haktan yana bir şair Mustafa Ökkeş Evren. Çocuk haklarını şiirlemiş. ‘Çocuk haktır. Çocuğun her çığlığı hakikattir’ diyor. Son şiir kitabında ”hiç haksız olur mu çocuklar?” diye soruyor bize. Her çocuğun hakları ile var olması gerektiğini hatırlatırken, tertemiz bir dünyanın da kapılarından geçiriyor teker teker. Her şiirinde ‘çocuk’ sesi duyuyoruz.
Alışverişe devam et