Çocuk edebiyatı alanında verilen eserlerin ana gayeleri içinde millî ve manevi değerlerin çocuklara aşılanması gibi amaçların olması gayet doğaldır. Bu amacı didaktik ve kuru bir anlatımın ötesine taşıyarak gerçekleştirmek eserin başarısını gösterir. Çocuk edebiyatı, yalnızca kelimelerin bir araya gelmesinden oluşmaz. Çocuk edebiyatı, küçük yüreklere büyük anlamlar sığdırma sanatıdır. Bir çocuğun zihin ve duygu dünyasına dokunabilmek; dünyayı onun meraklı gözleriyle görebilmeyi ve hayatın karmaşıklığını bir masal duruluğunda anlatabilmeyi gerektirir. Günümüzün hızla tüketen dünyasında çocuklara, kadim değerlerimizi, tabiatın eşsiz dilini ve manevi zenginliklerimizi sıkmadan, sevdirerek anlatmak her zamankinden daha kıymetli bir çaba hâline gelmiştir.
Bu yazıda edebiyatın iyileştirici ve birleştirici gücünü arkasına alarak, tekdüze didaktik bir öğretiden uzaklaşıp lirik bir atmosfer içinde çocuk okurları hayatın her zerresinde bir mucize aramaya davet eden Mustafa Ökkeş Evren’in 40 Hazine adlı eseri, millî ve manevi değerlerin çocuk okura aktarılması bağlamında tematik olarak, edebî niteliği bakımından, dil ve üslup, açısından değerlendirilmeye çalışılacaktır.
Bu yazının devamı
222. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana ya Rabbi
Taşınacak suyu göster, kırılacak odunu
kaldı bu yaşamak suçu üzerimde
bileyim hangi suyun sakasıyım ya Rabbel alemin
tütmesi gereken ocak nerde?
“Bir edebiyat eserini iyi, kötü ya da vasat yapan nedir? Yüzyıllar boyunca bu soruya pek çok farklı cevaplar verildi. Kavrayış derinliği, hayata yakınlık, biçimsel uyum, evrensellik, ahlaki duruş, kelime bazlı yaratıcılık, hayal gücü genişliği: Bunların hepsi belli zamanlarda edebi büyüklüğün nişanı sayıldı.
Edebiyatın onarıcı ve özelde şiirin diriltici nefesinin yaşadığımız ağır insanlık tablosu önünde nasıl bir karşılığa ve etkiye sahip olacağının düşünülmesi gerekiyor evvela. Şiire bu anlamda kişiye bilinç aşılama ve karşı koyma azmi yükleyen
Sinema ile yaşanmışlıklar arasında sıkı bir bağ olduğu gibi, sinemasal konjonktür ile gerçeklik, temsil ve ideolojilerin aktarımı üçgeninde de önemli bağlantılar mevcuttur. Sinema filmleri tarihsel olayları ve toplumsal vakaları yeniden irdelerken kurgu devreye girmektedir.
İncecik bir ip çizgi şeklinde boydan boya uzanıyor. Çocuk, elinde ip cambazlarına has olan sopayla dengesini korumaya ve karşıya geçmeye çalışıyor. Üstelik ipin bir ucunu tutan başka bir el var. Çocuğun kaderi biraz da bu ele bağlı.
Kelimelerin Kalbinden Çocukların Dünyasına: 40 Hazine
Çocuk edebiyatı alanında verilen eserlerin ana gayeleri içinde millî ve manevi değerlerin çocuklara aşılanması gibi amaçların olması gayet doğaldır. Bu amacı didaktik ve kuru bir anlatımın ötesine taşıyarak gerçekleştirmek eserin başarısını gösterir. Çocuk edebiyatı, yalnızca kelimelerin bir araya gelmesinden oluşmaz. Çocuk edebiyatı, küçük yüreklere büyük anlamlar sığdırma sanatıdır. Bir çocuğun zihin ve duygu dünyasına dokunabilmek; dünyayı onun meraklı gözleriyle görebilmeyi ve hayatın karmaşıklığını bir masal duruluğunda anlatabilmeyi gerektirir. Günümüzün hızla tüketen dünyasında çocuklara, kadim değerlerimizi, tabiatın eşsiz dilini ve manevi zenginliklerimizi sıkmadan, sevdirerek anlatmak her zamankinden daha kıymetli bir çaba hâline gelmiştir.
Bu yazıda edebiyatın iyileştirici ve birleştirici gücünü arkasına alarak, tekdüze didaktik bir öğretiden uzaklaşıp lirik bir atmosfer içinde çocuk okurları hayatın her zerresinde bir mucize aramaya davet eden Mustafa Ökkeş Evren’in 40 Hazine adlı eseri, millî ve manevi değerlerin çocuk okura aktarılması bağlamında tematik olarak, edebî niteliği bakımından, dil ve üslup, açısından değerlendirilmeye çalışılacaktır.
Bu yazının devamı 222. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Üzerimde Kalan Yaşamak Suçu mu?
Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana ya Rabbi
Taşınacak suyu göster, kırılacak odunu
kaldı bu yaşamak suçu üzerimde
bileyim hangi suyun sakasıyım ya Rabbel alemin
tütmesi gereken ocak nerde?
Edebiyat Nasıl Okunur?
“Bir edebiyat eserini iyi, kötü ya da vasat yapan nedir? Yüzyıllar boyunca bu soruya pek çok farklı cevaplar verildi. Kavrayış derinliği, hayata yakınlık, biçimsel uyum, evrensellik, ahlaki duruş, kelime bazlı yaratıcılık, hayal gücü genişliği: Bunların hepsi belli zamanlarda edebi büyüklüğün nişanı sayıldı.
Ahmet Örs’ten “Halkada Duranlara”: Poetik Bir Yoklama
Edebiyatın onarıcı ve özelde şiirin diriltici nefesinin yaşadığımız ağır insanlık tablosu önünde nasıl bir karşılığa ve etkiye sahip olacağının düşünülmesi gerekiyor evvela. Şiire bu anlamda kişiye bilinç aşılama ve karşı koyma azmi yükleyen
Süreyya’yı Sinemada Taşlamak
Sinema ile yaşanmışlıklar arasında sıkı bir bağ olduğu gibi, sinemasal konjonktür ile gerçeklik, temsil ve ideolojilerin aktarımı üçgeninde de önemli bağlantılar mevcuttur. Sinema filmleri tarihsel olayları ve toplumsal vakaları yeniden irdelerken kurgu devreye girmektedir.
Hayale Tutunmak ya da Hayalle Tutunmak
İncecik bir ip çizgi şeklinde boydan boya uzanıyor. Çocuk, elinde ip cambazlarına has olan sopayla dengesini korumaya ve karşıya geçmeye çalışıyor. Üstelik ipin bir ucunu tutan başka bir el var. Çocuğun kaderi biraz da bu ele bağlı.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.