Çocuk edebiyatı alanında verilen eserlerin ana gayeleri içinde millî ve manevi değerlerin çocuklara aşılanması gibi amaçların olması gayet doğaldır. Bu amacı didaktik ve kuru bir anlatımın ötesine taşıyarak gerçekleştirmek eserin başarısını gösterir. Çocuk edebiyatı, yalnızca kelimelerin bir araya gelmesinden oluşmaz. Çocuk edebiyatı, küçük yüreklere büyük anlamlar sığdırma sanatıdır. Bir çocuğun zihin ve duygu dünyasına dokunabilmek; dünyayı onun meraklı gözleriyle görebilmeyi ve hayatın karmaşıklığını bir masal duruluğunda anlatabilmeyi gerektirir. Günümüzün hızla tüketen dünyasında çocuklara, kadim değerlerimizi, tabiatın eşsiz dilini ve manevi zenginliklerimizi sıkmadan, sevdirerek anlatmak her zamankinden daha kıymetli bir çaba hâline gelmiştir.
Bu yazıda edebiyatın iyileştirici ve birleştirici gücünü arkasına alarak, tekdüze didaktik bir öğretiden uzaklaşıp lirik bir atmosfer içinde çocuk okurları hayatın her zerresinde bir mucize aramaya davet eden Mustafa Ökkeş Evren’in 40 Hazine adlı eseri, millî ve manevi değerlerin çocuk okura aktarılması bağlamında tematik olarak, edebî niteliği bakımından, dil ve üslup, açısından değerlendirilmeye çalışılacaktır.
Bu yazının devamı
222. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
“Bana bir şey olmaz.” deyip “Bir defalık yanlıştan ne çıkar?” diyerek yol alanların; yolun sonunda “ne çok yanılgı yaşadım.” diyenlerin yeridir dünya… Kimi zaman hatalarla yüzleşmekten kaçındığımız, kimi zaman kendimizden kaçtığımız yerdir dünya…
İlk yazımızı Nida Dergisi’nde kaleme alalı beş yılı aşkın bir süre geçti. Bu süre zarfında birkaç yazı haricinde “11 Eylül sonrası dünya sinemalarından örnek filmlerde İslam, Müslüman ve öteki kurgusunu” ele alan değerlendirmeler yaptık.
Esasında James Wood’un, kurmacayı ele alırken demek istediği de özetle bu. İşin mutfak kısmından haberdar olmak ve gerekenleri sabırla, özveriyle yerine getirmek. Bir edebi metnin ne şekilde oluşturulursa daha güçlü olabileceğini örneklerle izah eden yazar; kaliteyi aşağı çeken ve metni zaafa uğrattığını düşündüğü unsurları da yine örneklerle ele alıyor. Bunları ortaya koyarken baş döndürücü bir arşiv sunmaktan geri kalmadığını rahatlıkla söylemek mümkün.
Karlı bir okulun bahçesinde oynayan, birbirleriyle konuşan, ebeveynlerine el sallayan çocuklar için yeni bir öğrenme günüdür. Okulda taze bir güne başlamaya hazırlanan ilkokul ve ortaokul çağındaki çocuklar vardır. Çocukların saflığı ile beyaz
Kelimelerin Kalbinden Çocukların Dünyasına: 40 Hazine
Çocuk edebiyatı alanında verilen eserlerin ana gayeleri içinde millî ve manevi değerlerin çocuklara aşılanması gibi amaçların olması gayet doğaldır. Bu amacı didaktik ve kuru bir anlatımın ötesine taşıyarak gerçekleştirmek eserin başarısını gösterir. Çocuk edebiyatı, yalnızca kelimelerin bir araya gelmesinden oluşmaz. Çocuk edebiyatı, küçük yüreklere büyük anlamlar sığdırma sanatıdır. Bir çocuğun zihin ve duygu dünyasına dokunabilmek; dünyayı onun meraklı gözleriyle görebilmeyi ve hayatın karmaşıklığını bir masal duruluğunda anlatabilmeyi gerektirir. Günümüzün hızla tüketen dünyasında çocuklara, kadim değerlerimizi, tabiatın eşsiz dilini ve manevi zenginliklerimizi sıkmadan, sevdirerek anlatmak her zamankinden daha kıymetli bir çaba hâline gelmiştir.
Bu yazıda edebiyatın iyileştirici ve birleştirici gücünü arkasına alarak, tekdüze didaktik bir öğretiden uzaklaşıp lirik bir atmosfer içinde çocuk okurları hayatın her zerresinde bir mucize aramaya davet eden Mustafa Ökkeş Evren’in 40 Hazine adlı eseri, millî ve manevi değerlerin çocuk okura aktarılması bağlamında tematik olarak, edebî niteliği bakımından, dil ve üslup, açısından değerlendirilmeye çalışılacaktır.
Bu yazının devamı 222. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Hayatı Ciddiye Almanın Bir Adıdır Tövbe
“Bana bir şey olmaz.” deyip “Bir defalık yanlıştan ne çıkar?” diyerek yol alanların; yolun sonunda “ne çok yanılgı yaşadım.” diyenlerin yeridir dünya… Kimi zaman hatalarla yüzleşmekten kaçındığımız, kimi zaman kendimizden kaçtığımız yerdir dünya…
Gökyüzü Kadar Kırmızı ile Eğitimcinin Sinema Rehberine Giriş
İlk yazımızı Nida Dergisi’nde kaleme alalı beş yılı aşkın bir süre geçti. Bu süre zarfında birkaç yazı haricinde “11 Eylül sonrası dünya sinemalarından örnek filmlerde İslam, Müslüman ve öteki kurgusunu” ele alan değerlendirmeler yaptık.
Kurmaca Nasıl İşler
Esasında James Wood’un, kurmacayı ele alırken demek istediği de özetle bu. İşin mutfak kısmından haberdar olmak ve gerekenleri sabırla, özveriyle yerine getirmek. Bir edebi metnin ne şekilde oluşturulursa daha güçlü olabileceğini örneklerle izah eden yazar; kaliteyi aşağı çeken ve metni zaafa uğrattığını düşündüğü unsurları da yine örneklerle ele alıyor. Bunları ortaya koyarken baş döndürücü bir arşiv sunmaktan geri kalmadığını rahatlıkla söylemek mümkün.
Yol Olsun
Ben içimdeki herhangi bir düşü
İyi yetiştirenim
Büyütenim
Diasporaki “Canım Öğretmenim” Dertlere Deva Olabilir Mi?
Karlı bir okulun bahçesinde oynayan, birbirleriyle konuşan, ebeveynlerine el sallayan çocuklar için yeni bir öğrenme günüdür. Okulda taze bir güne başlamaya hazırlanan ilkokul ve ortaokul çağındaki çocuklar vardır. Çocukların saflığı ile beyaz
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.