Çocuk edebiyatı alanında verilen eserlerin ana gayeleri içinde millî ve manevi değerlerin çocuklara aşılanması gibi amaçların olması gayet doğaldır. Bu amacı didaktik ve kuru bir anlatımın ötesine taşıyarak gerçekleştirmek eserin başarısını gösterir. Çocuk edebiyatı, yalnızca kelimelerin bir araya gelmesinden oluşmaz. Çocuk edebiyatı, küçük yüreklere büyük anlamlar sığdırma sanatıdır. Bir çocuğun zihin ve duygu dünyasına dokunabilmek; dünyayı onun meraklı gözleriyle görebilmeyi ve hayatın karmaşıklığını bir masal duruluğunda anlatabilmeyi gerektirir. Günümüzün hızla tüketen dünyasında çocuklara, kadim değerlerimizi, tabiatın eşsiz dilini ve manevi zenginliklerimizi sıkmadan, sevdirerek anlatmak her zamankinden daha kıymetli bir çaba hâline gelmiştir.
Bu yazıda edebiyatın iyileştirici ve birleştirici gücünü arkasına alarak, tekdüze didaktik bir öğretiden uzaklaşıp lirik bir atmosfer içinde çocuk okurları hayatın her zerresinde bir mucize aramaya davet eden Mustafa Ökkeş Evren’in 40 Hazine adlı eseri, millî ve manevi değerlerin çocuk okura aktarılması bağlamında tematik olarak, edebî niteliği bakımından, dil ve üslup, açısından değerlendirilmeye çalışılacaktır.
Bu yazının devamı
222. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Medeniyet yüzyıllar boyu güneydeydi, sıcağa yakın ılıklık ve soğuktan uzak serinlik zihinlerin olduğu gibi tarımın, ticaretin bereketli ve selamette kalmasını sağlıyordu. Kuzey bilinmeyendi, sertlikti, barbarlıktı, öcüler diyarıydı, ilkesizlik, ölçüsüzlüktü.
Şiirlerde aradığımız nedir? Acının, sevincin, yalnızlığın, hasretin, aydınlığın, hakikatin mısra mısra dile gelişi. Ruhun seyahati engin denizlerde. Dokunulan, duyulan bir iç yangını. Çekilen sızının siyah-beyaz fotoğrafı. Şu dünya yolculuğunda sesimize bir ses veren var mı? Başkasının şiirlerini okurken kendimizi de okuruz. Şiirlerde tanımak insanı, şiirlerde derinliğine…
Ritim Sanat Yayınları’ndan çıkan “20” isimli proje kitap, Türkiye’nin dört bir yanından yazmaya gönül vermiş isimlerin eserlerinden oluşuyor.20 iyi olanı arama yolunda bir sembol. 20’nin en önde gelen amacı İnsanların içinde kıvılcım yakması.
Farukî, eserin girişinde İslam kültür ve medeniyetine dair yapılmış birçok araştırmanın bölgesel ya da kronolojik olarak yürütüldüğünü belirtir. Bu araştırma usullerinden ilkini Batılı araştırmacıların,
Hayat ne kadar gürültülüyse, ölüm o kadar sessiz. Hayat ne kadar teslim almaya gayreti zorluyorsa, ölüm teslim olmanın adresi. Hayat sahip olma telaşesi iken, ölüm vazgeçişin belgesi. Hayat iddia kumkuması iken, ölüm ispatın tarifi. Hayat telaşenin canlı filmi ise ölüm sükûnetin resmi. Söylenecek ne çok tarif varken benim aklıma gelenler bunlardı işte. Bence hayatı idrak ölümü doğru anlamakla birebir alakalı. Ancak yaşayanlar ölecektir öyle değil mi?
Kelimelerin Kalbinden Çocukların Dünyasına: 40 Hazine
Çocuk edebiyatı alanında verilen eserlerin ana gayeleri içinde millî ve manevi değerlerin çocuklara aşılanması gibi amaçların olması gayet doğaldır. Bu amacı didaktik ve kuru bir anlatımın ötesine taşıyarak gerçekleştirmek eserin başarısını gösterir. Çocuk edebiyatı, yalnızca kelimelerin bir araya gelmesinden oluşmaz. Çocuk edebiyatı, küçük yüreklere büyük anlamlar sığdırma sanatıdır. Bir çocuğun zihin ve duygu dünyasına dokunabilmek; dünyayı onun meraklı gözleriyle görebilmeyi ve hayatın karmaşıklığını bir masal duruluğunda anlatabilmeyi gerektirir. Günümüzün hızla tüketen dünyasında çocuklara, kadim değerlerimizi, tabiatın eşsiz dilini ve manevi zenginliklerimizi sıkmadan, sevdirerek anlatmak her zamankinden daha kıymetli bir çaba hâline gelmiştir.
Bu yazıda edebiyatın iyileştirici ve birleştirici gücünü arkasına alarak, tekdüze didaktik bir öğretiden uzaklaşıp lirik bir atmosfer içinde çocuk okurları hayatın her zerresinde bir mucize aramaya davet eden Mustafa Ökkeş Evren’in 40 Hazine adlı eseri, millî ve manevi değerlerin çocuk okura aktarılması bağlamında tematik olarak, edebî niteliği bakımından, dil ve üslup, açısından değerlendirilmeye çalışılacaktır.
Bu yazının devamı 222. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Çocuk Özerkliği Olarak Makul Medeniyet
Medeniyet yüzyıllar boyu güneydeydi, sıcağa yakın ılıklık ve soğuktan uzak serinlik zihinlerin olduğu gibi tarımın, ticaretin bereketli ve selamette kalmasını sağlıyordu. Kuzey bilinmeyendi, sertlikti, barbarlıktı, öcüler diyarıydı, ilkesizlik, ölçüsüzlüktü.
Şiire Dair
Şiirlerde aradığımız nedir? Acının, sevincin, yalnızlığın, hasretin, aydınlığın, hakikatin mısra mısra dile gelişi. Ruhun seyahati engin denizlerde. Dokunulan, duyulan bir iç yangını. Çekilen sızının siyah-beyaz fotoğrafı. Şu dünya yolculuğunda sesimize bir ses veren var mı? Başkasının şiirlerini okurken kendimizi de okuruz. Şiirlerde tanımak insanı, şiirlerde derinliğine…
20 Hangisi Sensin
Ritim Sanat Yayınları’ndan çıkan “20” isimli proje kitap, Türkiye’nin dört bir yanından yazmaya gönül vermiş isimlerin eserlerinden oluşuyor.20 iyi olanı arama yolunda bir sembol. 20’nin en önde gelen amacı İnsanların içinde kıvılcım yakması.
İslam Kültür Atlası Hakkında Bir Değerlendirme
Farukî, eserin girişinde İslam kültür ve medeniyetine dair yapılmış birçok araştırmanın bölgesel ya da kronolojik olarak yürütüldüğünü belirtir. Bu araştırma usullerinden ilkini Batılı araştırmacıların,
Mektup VIII
Hayat ne kadar gürültülüyse, ölüm o kadar sessiz. Hayat ne kadar teslim almaya gayreti zorluyorsa, ölüm teslim olmanın adresi. Hayat sahip olma telaşesi iken, ölüm vazgeçişin belgesi. Hayat iddia kumkuması iken, ölüm ispatın tarifi. Hayat telaşenin canlı filmi ise ölüm sükûnetin resmi. Söylenecek ne çok tarif varken benim aklıma gelenler bunlardı işte. Bence hayatı idrak ölümü doğru anlamakla birebir alakalı. Ancak yaşayanlar ölecektir öyle değil mi?
Alışverişe devam et