Yeni bir mektup, yine bir mektup işte… Merak ediyor musun bilmiyorum yazmaya devam etmemin motivasyonunu… Yazmayı fırsat biliyorum, ondan. Senin hayatına dokunacak her olası güzellik için, küçük bir iyilik ihtimali için ümit besliyorum ondan.
Yıllar diyorum, geçip gidiyorlar… Biraz tortuları, biraz pişmanlıkları, biraz ümitleri besleyip-silmekle birlikte. Takvimler diyorum, rakamlardan ibaret değil sadece. Neler neler hatırlatıyor o günü işaret eden takvimler. Öyle ya mezar taşlarındaki tarih de rakamdan ibaret değil bildiğin gibi.
Bir yıl daha tamamlanmış oldu, değişen şey geçen zaman ve bizde oluşturduğu o büyük etki. Ne güzel söylemiş şair Han Duvarları şiirinde;
“Bu gurbetten gurbete giden yolun üstünde
Ben üç mevsim değişmiş görüyordum üç günde.”
Yine zamanı tarif etmiş Üstad;
Akrep ve yelkovan,
Varlığın nabzında.
Akrep ve yelkovan,
Yokluğun ağzında.
Bu yazının devamı
212. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Geçici bir konaklama yeridir dünya. Ölüm ile sona erecek değildir hayat. Bu dünyada mukim değil yolcudur insan. Ahiret yurduna alınan bir davettir insanın dünyaya gelişi. Asıl olan, kalıcı olan yerdir. Kalıcı olan yer ise ahiret yurdudur.
El minibüsleri, el arabaları, bakkallar, vitrini bile tevazusuna başkaldıramayan ardiyeden hallice dükkânlar çocukluğumuzu öyle sarmış sarmalamış ki, para bile vermeden alıyormuşçasına mutluluk yüklü hatıralarımız.
…Tek bir çivinin eksikliği yüzünden koskoca bir krallığın yitirilebileceği uyarısı 14. yüzyıla kadar uzanır; ünlü çocuk tekerlemesinin aşağıda verilen versiyonu Benjamin Franklin’in 1758’de yayımladığı Poor Richard’s Almanac’ta yer almaktaydı:
Çağlar çağları aştı. Çağlar hep sonsuzlukla yarıştı. İnsan hep daha iyi, daha rahat ve daha gamsız olabilmenin ardına düştü. Medeniyet basamaklarını üçer beşer tırmanırken garibanın, mazlumun elinden tutmak aklına bile gelmedi. Çünkü acelesi vardı “Modern İnsanın.”
Mektup XIII
Yeni bir mektup, yine bir mektup işte… Merak ediyor musun bilmiyorum yazmaya devam etmemin motivasyonunu… Yazmayı fırsat biliyorum, ondan. Senin hayatına dokunacak her olası güzellik için, küçük bir iyilik ihtimali için ümit besliyorum ondan.
Yıllar diyorum, geçip gidiyorlar… Biraz tortuları, biraz pişmanlıkları, biraz ümitleri besleyip-silmekle birlikte. Takvimler diyorum, rakamlardan ibaret değil sadece. Neler neler hatırlatıyor o günü işaret eden takvimler. Öyle ya mezar taşlarındaki tarih de rakamdan ibaret değil bildiğin gibi.
Bir yıl daha tamamlanmış oldu, değişen şey geçen zaman ve bizde oluşturduğu o büyük etki. Ne güzel söylemiş şair Han Duvarları şiirinde;
“Bu gurbetten gurbete giden yolun üstünde
Ben üç mevsim değişmiş görüyordum üç günde.”
Yine zamanı tarif etmiş Üstad;
Akrep ve yelkovan,
Varlığın nabzında.
Akrep ve yelkovan,
Yokluğun ağzında.
Bu yazının devamı 212. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Kim Yolcu Değil Ki Bu Dünyada?
Geçici bir konaklama yeridir dünya. Ölüm ile sona erecek değildir hayat. Bu dünyada mukim değil yolcudur insan. Ahiret yurduna alınan bir davettir insanın dünyaya gelişi. Asıl olan, kalıcı olan yerdir. Kalıcı olan yer ise ahiret yurdudur.
Ekonomi-politiğin Çocukça Dile Gelişi: Kahraman Seyyar Satıcılar Devasa Kamyonlara Karşı
El minibüsleri, el arabaları, bakkallar, vitrini bile tevazusuna başkaldıramayan ardiyeden hallice dükkânlar çocukluğumuzu öyle sarmış sarmalamış ki, para bile vermeden alıyormuşçasına mutluluk yüklü hatıralarımız.
‘Kelebek Etkisi’ne Doğru İlk Çırpınışlar
…Tek bir çivinin eksikliği yüzünden koskoca bir krallığın yitirilebileceği uyarısı 14. yüzyıla kadar uzanır; ünlü çocuk tekerlemesinin aşağıda verilen versiyonu Benjamin Franklin’in 1758’de yayımladığı Poor Richard’s Almanac’ta yer almaktaydı:
Müslüman Yılmaz!
Sebat, ağlayanı bir gün güldürür.
Sabredip azmeden menzile yürür.
İnsanı öldürmez hapis, işkence;
Öldürürse, ümitsizlik öldürür!
Soru(Yorum)
Çağlar çağları aştı. Çağlar hep sonsuzlukla yarıştı. İnsan hep daha iyi, daha rahat ve daha gamsız olabilmenin ardına düştü. Medeniyet basamaklarını üçer beşer tırmanırken garibanın, mazlumun elinden tutmak aklına bile gelmedi. Çünkü acelesi vardı “Modern İnsanın.”
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.