Aramayı istediğiniz kelimeyi yazıp, Enter ‘a basın
“İslam, İnsanlık ve Gelecek Düşüncesi”
Ziyaüddin Serdar ile Röportaj: Fatih Bütün, Mustafa Gök
Çok yakın bir zamanda vefat eden Sezai Karakoç’un, “Ey yeşil sarıklı ulu hocalar bunu bana öğretmediniz” diyen satırları derin bir serzenişin ifadesiydi. Aktarıma dayalı eğitimin, rivayet kültürü ve geleneğinin modern dönem insanının karşılaştığı sorunlara karşı çözümsüzlüğüne dair bir sitem…
Şiirinin adı da manidar: ‘Hızır’la Kırk Saat’… Bir peygamberin bir elçi rehberliğindeki yolculuğu… Eşyanın hakikatini kavramaya dönük talimin gerekliliği…
Ziyaüddin Serdar’la yapmış olduğumuz röportajda da benzeri serzenişlere tanıklık edeceksiniz. Daha bir çok mütefekkirin kitaplarında, söyleşilerinde ve şiirlerinde de tanıklık edeceğiniz gibi… İkbal’de, M. Akif’de vb… ‘Cenneti Arayan Adam’ adlı tercümeyle Türkiyeli okurun yakînen tanıdığı bir arayıcı… Döneminin soru ve sorunlarına ‘tevhidî merkezden’ bakmak gerektiğini, bunun da ancak ‘dinamik bir akılla’ başarılabileceğinin altını özellikle çizen önemli bir düşünür ve araştırmacı…
Bu yazının devamı
205. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Sosyoloji disiplini için önemli başlıklardan olan köy ve şehir ayrımı konusu, özellikle bizim gibi geç ve ithal-ikameci modernleşen toplumlar için sosyal, siyasi, ekonomik ve sanatsal birçok açıdan önemli bir gerilime neden olmuştur. Gündelik hayatımızın derinliklerinde, sinemadan edebiyata, sosyal ilişkilerimizden, siyasal alana kadar her yerde
Gazze’de yaşanan olayları biliyor, acı ve çaresizlik içinde seyrediyoruz. İsrail’in dünyaya yaşattığı kötülük konuşuluyor ve bu tarz zulüm, yıkım ve acı anlarında en fazla dile getirilen şey; Tanrı neden ‘suskun’ ya da bu kadar kötülüğü neden yarattı? Bu minvalde kötülük meselesini nasıl açıklayabiliriz hocam?
Adalet kavramı, tarih boyunca anlaşılmaya çalışılmış, üzerinde çokça konuşulmuş, bununla birlikte kalıba sığmayan yönüyle tanımları delip geçmiş bir kavramdır. Bizler de ele avuca sığmayan, hayatımızı şekillendirmesi gereken adalet kavramını anlamak adına siyaset bilimci Ahmet Okumuş hocaya sorularımızı ilettik.
Post-modernistler merkezi olan her şeye karşı çıkmaya başladılar ve merkezi olan her şeyin değişmesi gerektiğini söylediler. Bununla beraber bir parçalanma kavramını gündeme getirdiler. Ve bütün kavramları parçalayarak insanı özgürleştirmeye çalıştılar. Yalnız burada enteresan bir şey vardı; modernlik kilise karşısında insanı özgürleştirmek için
“İslam, İnsanlık ve Gelecek Düşüncesi”
Röportaj: Fatih Bütün, Mustafa Gök
Çok yakın bir zamanda vefat eden Sezai Karakoç’un, “Ey yeşil sarıklı ulu hocalar bunu bana öğretmediniz” diyen satırları derin bir serzenişin ifadesiydi. Aktarıma dayalı eğitimin, rivayet kültürü ve geleneğinin modern dönem insanının karşılaştığı sorunlara karşı çözümsüzlüğüne dair bir sitem…
Şiirinin adı da manidar: ‘Hızır’la Kırk Saat’… Bir peygamberin bir elçi rehberliğindeki yolculuğu… Eşyanın hakikatini kavramaya dönük talimin gerekliliği…
Ziyaüddin Serdar’la yapmış olduğumuz röportajda da benzeri serzenişlere tanıklık edeceksiniz. Daha bir çok mütefekkirin kitaplarında, söyleşilerinde ve şiirlerinde de tanıklık edeceğiniz gibi… İkbal’de, M. Akif’de vb… ‘Cenneti Arayan Adam’ adlı tercümeyle Türkiyeli okurun yakînen tanıdığı bir arayıcı… Döneminin soru ve sorunlarına ‘tevhidî merkezden’ bakmak gerektiğini, bunun da ancak ‘dinamik bir akılla’ başarılabileceğinin altını özellikle çizen önemli bir düşünür ve araştırmacı…
Bu yazının devamı 205. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Şehir ve Köy Ayrımı Üzerine
Sosyoloji disiplini için önemli başlıklardan olan köy ve şehir ayrımı konusu, özellikle bizim gibi geç ve ithal-ikameci modernleşen toplumlar için sosyal, siyasi, ekonomik ve sanatsal birçok açıdan önemli bir gerilime neden olmuştur. Gündelik hayatımızın derinliklerinde, sinemadan edebiyata, sosyal ilişkilerimizden, siyasal alana kadar her yerde
Gazze Özelinde ‘Tanrı Suskunluğu’ ve Teodise
Gazze’de yaşanan olayları biliyor, acı ve çaresizlik içinde seyrediyoruz. İsrail’in dünyaya yaşattığı kötülük konuşuluyor ve bu tarz zulüm, yıkım ve acı anlarında en fazla dile getirilen şey; Tanrı neden ‘suskun’ ya da bu kadar kötülüğü neden yarattı? Bu minvalde kötülük meselesini nasıl açıklayabiliriz hocam?
Kasım Küçükalp* ile Metafizik, Hümanistik Düşünce Pratikleri ve Dine Biçilen Rol Üzerine
Bir Teyakkuz Hali Olarak ‘Adalet’ Üzerine
Adalet kavramı, tarih boyunca anlaşılmaya çalışılmış, üzerinde çokça konuşulmuş, bununla birlikte kalıba sığmayan yönüyle tanımları delip geçmiş bir kavramdır. Bizler de ele avuca sığmayan, hayatımızı şekillendirmesi gereken adalet kavramını anlamak adına siyaset bilimci Ahmet Okumuş hocaya sorularımızı ilettik.
Post-Modernizm, Hakikat ve Algı Üzerine
Post-modernistler merkezi olan her şeye karşı çıkmaya başladılar ve merkezi olan her şeyin değişmesi gerektiğini söylediler. Bununla beraber bir parçalanma kavramını gündeme getirdiler. Ve bütün kavramları parçalayarak insanı özgürleştirmeye çalıştılar. Yalnız burada enteresan bir şey vardı; modernlik kilise karşısında insanı özgürleştirmek için
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.