Hakikat ve gayba dair dinin inanç temellerini yadsıyan, gaybı metafiziğe indirgeyen, kurumsal dini yapıları özerkliğe, nesnelliği öznelliğe tahvil etme çabası gösteren meta-fizik ve hümanistik düşünce pratikleri, post çağların alamet-i farikası oldular. Nihilistik ve agnostik var oluş düzlemlerini insan için yaygın kabul haline getiren bu sistemler röportaj konumuz olarak soruşturulmayı gerektirdi. Bu meyanda Prof. Dr. Kasım Küçük hocayla yaptığımız röportajın, dakik, derinlikli, çözümleyici yönüyle istifadeli olacağı kanaatindeyiz.
Kıymetli hocam, sembolik düzenin tanımını yapmakla başlayıp sonra sembolik düzenin ve otoritesinin çözülüşü üzerine bir değerlendirme almak istiyoruz sizden.
Şimdi en temelde sembolik düzenden bahsettiğimiz zaman, bir şekilde bireyin, kişinin içine doğduğu ve kendisini içinde bulduğu dünyanın ona yüklemiş olduğu anlamlar, değerler, kurallar manzumesinin bütününe sembolik düzen diyebiliriz. Yani bu büyük ölçüde psikanalizle irtibatlı olarak, Lacancı psikanalizin gündeme getirdiği bir kavramsallaştırma. Burada bir kişi dünyaya geldiği zaman henüz ona bir takım statüler bahşedilmemiştir. Bir çocuk olmak, bir anne olmak, baba olmak, öğretmen olmak, işte bir şeylerden sakınması, bir şeylere yönelmesi gerektiğine dair bilinci oluşturan bütün bir evreni ifade eden, dolayısıyla dil, o dilin insana sunmuş olduğu imkânlar, toplumsal roller, normlar, yasaklar, değerler, gelenekler, kurumlar, otorite biçimleri, toplumsal hafızanın bütününü sembolik düzen olarak bir anlamda ele alır ve insan sembolik düzen içerisinde kendisi bir anlamda özneleşir, kendisini tanımlama imkânı da bulur, kendisine o evren içinde biçilen yer…
Bu yazının devamı
224. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Kimlik, aynı olmak mı yoksa farklı olmak mı? Ne kadar bana dair ne kadar ötekine dair? Siyasal arenada çokça istismar edilen bir kavram olarak kimlik aslında nedir? Modern zamanlarda ki anlamıyla tarihte benzer bir kimlik problemi yok diyoruz peki, sorun nerede başlıyor ve nerede bitmeli? Bir ulus devlet içersinde Müslüman kimlik nasıl tanımlanır?
Güncel ve güncelliğini de yitirmeyecek bir konu; eğitim. Nasıl olmalı, nerde olmalı, kim vermeli gibi birçok temel sorunun yanı sıra küresel ve yerel politikalarla çok alâkalı olan bir konu, eğitim. Hayatın bu kadar içinden, hayatı bu kadar ilgilendiren bir konu ama bir o kadar da bizlere sorulmayan ve hep maruz kaldığımız bir konu, eğitim. Mevcut eğitim sistemi ve toplumun eğitim algısı nasıl seyrediyor?
Sosyoloji disiplini için önemli başlıklardan olan köy ve şehir ayrımı konusu, özellikle bizim gibi geç ve ithal-ikameci modernleşen toplumlar için sosyal, siyasi, ekonomik ve sanatsal birçok açıdan önemli bir gerilime neden olmuştur. Gündelik hayatımızın derinliklerinde, sinemadan edebiyata, sosyal ilişkilerimizden, siyasal alana kadar her yerde
İslamcılık bitti, İslamcılık zaten tarihin en büyük felaketi, din elden gitti, din iyi ki elden gitti, din elden gitmeli, İslam diye bir şey kalmadı vs… Bu ve benzeri söylemlerle çokça karşılaştığımız bu günlerde aklımıza ‘Din’e karşı ciddi bir yorgunluk mu oluştu? Müslümanlar bir yılgınlık mı yaşıyor? Bu ve benzeri söylemlerin asıl sebebi nedir?
Birçok yönüyle yabancısı olduğumuz bir kıta Hint alt kıtası. Türkçe okur-yazarın bildiği isimler, aşina olduğu varsa da bu, o kadar az ve o kadar sınırlı ki! Henüz isimlerini bile duymadığımız yüzlerce isim, fikir ve düşünce hazinesinin yattığı bir kıtadan bahsediyoruz.
Metafizik, Hümanistik Düşünce Pratikleri ve Dine Biçilen Rol Üzerine
Röportaj: Yunus Polat
Hakikat ve gayba dair dinin inanç temellerini yadsıyan, gaybı metafiziğe indirgeyen, kurumsal dini yapıları özerkliğe, nesnelliği öznelliğe tahvil etme çabası gösteren meta-fizik ve hümanistik düşünce pratikleri, post çağların alamet-i farikası oldular. Nihilistik ve agnostik var oluş düzlemlerini insan için yaygın kabul haline getiren bu sistemler röportaj konumuz olarak soruşturulmayı gerektirdi. Bu meyanda Prof. Dr. Kasım Küçük hocayla yaptığımız röportajın, dakik, derinlikli, çözümleyici yönüyle istifadeli olacağı kanaatindeyiz.
Kıymetli hocam, sembolik düzenin tanımını yapmakla başlayıp sonra sembolik düzenin ve otoritesinin çözülüşü üzerine bir değerlendirme almak istiyoruz sizden.
Şimdi en temelde sembolik düzenden bahsettiğimiz zaman, bir şekilde bireyin, kişinin içine doğduğu ve kendisini içinde bulduğu dünyanın ona yüklemiş olduğu anlamlar, değerler, kurallar manzumesinin bütününe sembolik düzen diyebiliriz. Yani bu büyük ölçüde psikanalizle irtibatlı olarak, Lacancı psikanalizin gündeme getirdiği bir kavramsallaştırma. Burada bir kişi dünyaya geldiği zaman henüz ona bir takım statüler bahşedilmemiştir. Bir çocuk olmak, bir anne olmak, baba olmak, öğretmen olmak, işte bir şeylerden sakınması, bir şeylere yönelmesi gerektiğine dair bilinci oluşturan bütün bir evreni ifade eden, dolayısıyla dil, o dilin insana sunmuş olduğu imkânlar, toplumsal roller, normlar, yasaklar, değerler, gelenekler, kurumlar, otorite biçimleri, toplumsal hafızanın bütününü sembolik düzen olarak bir anlamda ele alır ve insan sembolik düzen içerisinde kendisi bir anlamda özneleşir, kendisini tanımlama imkânı da bulur, kendisine o evren içinde biçilen yer…
Bu yazının devamı 224. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Kimlik Sorunu ve Kimliğimiz Üzerine
Kimlik, aynı olmak mı yoksa farklı olmak mı? Ne kadar bana dair ne kadar ötekine dair? Siyasal arenada çokça istismar edilen bir kavram olarak kimlik aslında nedir? Modern zamanlarda ki anlamıyla tarihte benzer bir kimlik problemi yok diyoruz peki, sorun nerede başlıyor ve nerede bitmeli? Bir ulus devlet içersinde Müslüman kimlik nasıl tanımlanır?
Eğitim Üzerine
Güncel ve güncelliğini de yitirmeyecek bir konu; eğitim. Nasıl olmalı, nerde olmalı, kim vermeli gibi birçok temel sorunun yanı sıra küresel ve yerel politikalarla çok alâkalı olan bir konu, eğitim. Hayatın bu kadar içinden, hayatı bu kadar ilgilendiren bir konu ama bir o kadar da bizlere sorulmayan ve hep maruz kaldığımız bir konu, eğitim. Mevcut eğitim sistemi ve toplumun eğitim algısı nasıl seyrediyor?
Şehir ve Köy Ayrımı Üzerine
Sosyoloji disiplini için önemli başlıklardan olan köy ve şehir ayrımı konusu, özellikle bizim gibi geç ve ithal-ikameci modernleşen toplumlar için sosyal, siyasi, ekonomik ve sanatsal birçok açıdan önemli bir gerilime neden olmuştur. Gündelik hayatımızın derinliklerinde, sinemadan edebiyata, sosyal ilişkilerimizden, siyasal alana kadar her yerde
İslamcılık ve Müslümanlar Üzerine
İslamcılık bitti, İslamcılık zaten tarihin en büyük felaketi, din elden gitti, din iyi ki elden gitti, din elden gitmeli, İslam diye bir şey kalmadı vs… Bu ve benzeri söylemlerle çokça karşılaştığımız bu günlerde aklımıza ‘Din’e karşı ciddi bir yorgunluk mu oluştu? Müslümanlar bir yılgınlık mı yaşıyor? Bu ve benzeri söylemlerin asıl sebebi nedir?
‘Hamîduddîn el-Ferâhî ve Kur’an’ı Yorumlama Metodu’ Üzerine
Birçok yönüyle yabancısı olduğumuz bir kıta Hint alt kıtası. Türkçe okur-yazarın bildiği isimler, aşina olduğu varsa da bu, o kadar az ve o kadar sınırlı ki! Henüz isimlerini bile duymadığımız yüzlerce isim, fikir ve düşünce hazinesinin yattığı bir kıtadan bahsediyoruz.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.