Umarım iyisindir, ümit ediyorum iyilikten yana tavır almaya devam etmektesindir. Öyle ya, iyi olmaya ve iyilik yapmaya gerçekten çok ihtiyacımız var. Zira ‘zerreyi soracak olana hamdolsun’, demek için sorulduğunda doğru cevaplar biriktirmeliyiz; söz, hal ve tavır ile. Muhasebe de hayatın bütününü hakkın terazisinde tartmaktan başka nedir ki zaten…
Benden soracaksındır belki de, bilmeyi önemseyenlere hürmetim vardır her dem, bu nedenle bilmek istersin belki diye yazayım dedim ben de… İyiyim aslında, sınavda olan birinin; heyecanı, korkusu, ümidi, tedbiri, tevekkülü, hepsi iç içe… Toplamına hayat diyoruz işte. Bazen ‘çalışmadığımız yerden geldi soru’ denir ya, oysa neden sınava çekeceğini bildirmiştir Rabbimiz ayetlerin içeriğinde, işte buradan hareketle, öğrenmeye çalışıyorum, anlamaya çalışıyorum, sonra da anlatmaya çalışıyorum, kelimelerin yardımı ile… Başarı mı, onu hükmün sahibine bıraktık kulluk gereği, sonuç Allah’tandır, son Allah’adır inancı ile.
. Eğitimcinin gittiği yerin öğrencileri, yöneticileri, velileri, toplumu ve bizatihi eğitim sisteminin kendisi ile açmazları olabilecektir. Asıl muhatabı talebeler olan eğitimciler, en çok onlarla beraber mücadele verme, sorunların üstesinden gelme ile karşı karşıyadırlar. Ancak eğitimci için olmazsa olmaz bir şey vardır: Sorunların arızî; çözümün, çare bulmanın, sabrın ise zaruri olduğudur. Asıl odaklanılan şey sabır ise ve sabırlı olan kişi eğitimciyse değişimin/dönüşümün veya yenilenmenin muhakkak gerçekleşeceğine inanmak gerekir.
Adalet ve edebiyat arasında bağ kurmak bir bakıma yersiz. Her iki kavramın da hayatı inşa edici yönü son derece açıktır. İnşa edici unsurların çelişki arz etmesi, nihayetinde beklenilmez. Bu cihetle iki kavram arasında doğrudan bir ilinti kurmaktan önce temel teşkil edici yapıya işaret edilmesi gerekir.
Güneş doğmuş çaydanlıklar koyulmuştu mavi alevin üstüne. Alelacele bir yere yetişmek için evinden fırlayan insanlar, parke taşlarla döşenmiş sokakları hızlı hızlı geçip doldurmuştu -yeniden- iki metrekare olan çay ocağını. Ocaktan yükselen buharlar bir nem bulutu oluşturmuştu. Neredeyse yağmur oluşturacak doygunluktaydı. Sigara dumanları da bu bulutlara sis gibi eşlik ediyordu. Ocaktaki çaydanlık biraz daha fokurdasa hafiften çiseleyecek neredeyse.
Öykü, kahraman anlatıcının kendine dönük içsel çözümlemelerde bulunduğu bir değişim durumunu konu edinir. Bu değişim durumu anlatıcının kendisi, etrafındakiler ve eşyalarla olan ilişkileri ile gelişim gösterir.
Kehanet nedir, gerçekten nerede ayrılır, bugünle gelecek arasındaki muhayyel gerilim nasıl dindirilir? Bilimkurgucular kadrosuz bilim insanları mıdır? Fantastik edebiyat menkıbeler mi anlatır? Bilim, sözünü nasıl dinletir? Olmayan şey ciddiye alınır mı? İnsan, içinde olduğu atmosferin ne kadar farkındadır? Bizi birleştiren bayraklar, törenler mi yoksa birlikte yapıp anlattığımız öyküler midir?
Mektup II
Umarım iyisindir, ümit ediyorum iyilikten yana tavır almaya devam etmektesindir. Öyle ya, iyi olmaya ve iyilik yapmaya gerçekten çok ihtiyacımız var. Zira ‘zerreyi soracak olana hamdolsun’, demek için sorulduğunda doğru cevaplar biriktirmeliyiz; söz, hal ve tavır ile. Muhasebe de hayatın bütününü hakkın terazisinde tartmaktan başka nedir ki zaten…
Benden soracaksındır belki de, bilmeyi önemseyenlere hürmetim vardır her dem, bu nedenle bilmek istersin belki diye yazayım dedim ben de… İyiyim aslında, sınavda olan birinin; heyecanı, korkusu, ümidi, tedbiri, tevekkülü, hepsi iç içe… Toplamına hayat diyoruz işte. Bazen ‘çalışmadığımız yerden geldi soru’ denir ya, oysa neden sınava çekeceğini bildirmiştir Rabbimiz ayetlerin içeriğinde, işte buradan hareketle, öğrenmeye çalışıyorum, anlamaya çalışıyorum, sonra da anlatmaya çalışıyorum, kelimelerin yardımı ile… Başarı mı, onu hükmün sahibine bıraktık kulluk gereği, sonuç Allah’tandır, son Allah’adır inancı ile.
Bu yazının devamı 201. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
201. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
Ataleti Yenmenin Anahtarı: Kalk ve Diren (1988)
. Eğitimcinin gittiği yerin öğrencileri, yöneticileri, velileri, toplumu ve bizatihi eğitim sisteminin kendisi ile açmazları olabilecektir. Asıl muhatabı talebeler olan eğitimciler, en çok onlarla beraber mücadele verme, sorunların üstesinden gelme ile karşı karşıyadırlar. Ancak eğitimci için olmazsa olmaz bir şey vardır: Sorunların arızî; çözümün, çare bulmanın, sabrın ise zaruri olduğudur. Asıl odaklanılan şey sabır ise ve sabırlı olan kişi eğitimciyse değişimin/dönüşümün veya yenilenmenin muhakkak gerçekleşeceğine inanmak gerekir.
Ahmet Örs’ün Öykülerinde “Edebiyatın Asıl Damarı” / Hak ve Adalet Arayışı
Adalet ve edebiyat arasında bağ kurmak bir bakıma yersiz. Her iki kavramın da hayatı inşa edici yönü son derece açıktır. İnşa edici unsurların çelişki arz etmesi, nihayetinde beklenilmez. Bu cihetle iki kavram arasında doğrudan bir ilinti kurmaktan önce temel teşkil edici yapıya işaret edilmesi gerekir.
Hep Aynı Sıradanlık
Güneş doğmuş çaydanlıklar koyulmuştu mavi alevin üstüne. Alelacele bir yere yetişmek için evinden fırlayan insanlar, parke taşlarla döşenmiş sokakları hızlı hızlı geçip doldurmuştu -yeniden- iki metrekare olan çay ocağını. Ocaktan yükselen buharlar bir nem bulutu oluşturmuştu. Neredeyse yağmur oluşturacak doygunluktaydı. Sigara dumanları da bu bulutlara sis gibi eşlik ediyordu. Ocaktaki çaydanlık biraz daha fokurdasa hafiften çiseleyecek neredeyse.
Ali Haydar Haksal’ın Aynamın Sonsuzluğundaki Sen Öyküsü Üzerine
Öykü, kahraman anlatıcının kendine dönük içsel çözümlemelerde bulunduğu bir değişim durumunu konu edinir. Bu değişim durumu anlatıcının kendisi, etrafındakiler ve eşyalarla olan ilişkileri ile gelişim gösterir.
Sözümü Özümü Tartın Öyle Yargılayın Beni
Kehanet nedir, gerçekten nerede ayrılır, bugünle gelecek arasındaki muhayyel gerilim nasıl dindirilir? Bilimkurgucular kadrosuz bilim insanları mıdır? Fantastik edebiyat menkıbeler mi anlatır? Bilim, sözünü nasıl dinletir? Olmayan şey ciddiye alınır mı? İnsan, içinde olduğu atmosferin ne kadar farkındadır? Bizi birleştiren bayraklar, törenler mi yoksa birlikte yapıp anlattığımız öyküler midir?
Alışverişe devam et