Umarım iyisindir, ümit ediyorum iyilikten yana tavır almaya devam etmektesindir. Öyle ya, iyi olmaya ve iyilik yapmaya gerçekten çok ihtiyacımız var. Zira ‘zerreyi soracak olana hamdolsun’, demek için sorulduğunda doğru cevaplar biriktirmeliyiz; söz, hal ve tavır ile. Muhasebe de hayatın bütününü hakkın terazisinde tartmaktan başka nedir ki zaten…
Benden soracaksındır belki de, bilmeyi önemseyenlere hürmetim vardır her dem, bu nedenle bilmek istersin belki diye yazayım dedim ben de… İyiyim aslında, sınavda olan birinin; heyecanı, korkusu, ümidi, tedbiri, tevekkülü, hepsi iç içe… Toplamına hayat diyoruz işte. Bazen ‘çalışmadığımız yerden geldi soru’ denir ya, oysa neden sınava çekeceğini bildirmiştir Rabbimiz ayetlerin içeriğinde, işte buradan hareketle, öğrenmeye çalışıyorum, anlamaya çalışıyorum, sonra da anlatmaya çalışıyorum, kelimelerin yardımı ile… Başarı mı, onu hükmün sahibine bıraktık kulluk gereği, sonuç Allah’tandır, son Allah’adır inancı ile.
Bu yazının devamı
201. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Hayatın yanlışlarına, insanlığın kötülük oluşumlarına karşın iyilerden olanlar hep bir hareket içinde olmalılar. Yani bunların oturmalarına çok fırsatları olmamalı. Çünkü kötülük ayakta olup yürüyüp- koştukça; İyilerinde miskin miskin oturmaları
Süpürgeyi kapattı. Zil mi çalmıştı? ‘Çocuklar geldi herhalde!’ dedi içinden. Kapıyı açtı. Ama gelen yoktu. Saate baktı. Daha gelmelerine yarım saat vardı. Sonra durdu. Bu saatler olduğunda istemsiz bir saate bakma, zil sesi duyma gibi tuhaflıklar yaşamaya başlamıştı.
Hayatı bize gösteren, bizi görünür kılan ya da bizi perdeleyen, örten hatta maskeleyen nedir? İşimiz, konumumuz, imkânlarımız, sahip olduklarımız mıdır? Kadın-erkek, genç-ihtiyar demeden yeryüzündeki hikâyemizi bütüne taşıyan o köprü nasıl ve nerede kurulur?
Türkiye sinemasında dindarlık ve dini temaların olduğu pek çok film vardır. Bu filmler dönemin koşullarına göre değişkenlik gösterir ve Türk modernleşmesi ile doğrudan ilgilidir. Halil Uzdu ilk dönem Türk Sineması’nda, din olgusunun genelde ilerlemeyi engelleyici unsur olarak değerlendirildiğini
‘Sağlığımda beni teperler \ Ölünce mezarım öperler’
Atalar sözü olan ‘Kör ölür, badem gözlü olur’ tümcesi de bizi hemen hemen aynı kapıya götürür. Bu kapının üzerinde sitem, şikayet, vefasızlık vardır. İnsanın değeri bazen hayatteyken bilinir, çoğu zamansa dünyasını değiştirdikten sonra.
Mektup II
Umarım iyisindir, ümit ediyorum iyilikten yana tavır almaya devam etmektesindir. Öyle ya, iyi olmaya ve iyilik yapmaya gerçekten çok ihtiyacımız var. Zira ‘zerreyi soracak olana hamdolsun’, demek için sorulduğunda doğru cevaplar biriktirmeliyiz; söz, hal ve tavır ile. Muhasebe de hayatın bütününü hakkın terazisinde tartmaktan başka nedir ki zaten…
Benden soracaksındır belki de, bilmeyi önemseyenlere hürmetim vardır her dem, bu nedenle bilmek istersin belki diye yazayım dedim ben de… İyiyim aslında, sınavda olan birinin; heyecanı, korkusu, ümidi, tedbiri, tevekkülü, hepsi iç içe… Toplamına hayat diyoruz işte. Bazen ‘çalışmadığımız yerden geldi soru’ denir ya, oysa neden sınava çekeceğini bildirmiştir Rabbimiz ayetlerin içeriğinde, işte buradan hareketle, öğrenmeye çalışıyorum, anlamaya çalışıyorum, sonra da anlatmaya çalışıyorum, kelimelerin yardımı ile… Başarı mı, onu hükmün sahibine bıraktık kulluk gereği, sonuç Allah’tandır, son Allah’adır inancı ile.
Bu yazının devamı 201. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Beşinci Olma Helak Olursun
Hayatın yanlışlarına, insanlığın kötülük oluşumlarına karşın iyilerden olanlar hep bir hareket içinde olmalılar. Yani bunların oturmalarına çok fırsatları olmamalı. Çünkü kötülük ayakta olup yürüyüp- koştukça; İyilerinde miskin miskin oturmaları
Her Şeye Rağmen
Süpürgeyi kapattı. Zil mi çalmıştı? ‘Çocuklar geldi herhalde!’ dedi içinden. Kapıyı açtı. Ama gelen yoktu. Saate baktı. Daha gelmelerine yarım saat vardı. Sonra durdu. Bu saatler olduğunda istemsiz bir saate bakma, zil sesi duyma gibi tuhaflıklar yaşamaya başlamıştı.
Aile Ocağı
Hayatı bize gösteren, bizi görünür kılan ya da bizi perdeleyen, örten hatta maskeleyen nedir? İşimiz, konumumuz, imkânlarımız, sahip olduklarımız mıdır? Kadın-erkek, genç-ihtiyar demeden yeryüzündeki hikâyemizi bütüne taşıyan o köprü nasıl ve nerede kurulur?
Modern Dünyada Takva’yı Anlamak
Türkiye sinemasında dindarlık ve dini temaların olduğu pek çok film vardır. Bu filmler dönemin koşullarına göre değişkenlik gösterir ve Türk modernleşmesi ile doğrudan ilgilidir. Halil Uzdu ilk dönem Türk Sineması’nda, din olgusunun genelde ilerlemeyi engelleyici unsur olarak değerlendirildiğini
Bir Yazarın Notları
‘Sağlığımda beni teperler \ Ölünce mezarım öperler’
Atalar sözü olan ‘Kör ölür, badem gözlü olur’ tümcesi de bizi hemen hemen aynı kapıya götürür. Bu kapının üzerinde sitem, şikayet, vefasızlık vardır. İnsanın değeri bazen hayatteyken bilinir, çoğu zamansa dünyasını değiştirdikten sonra.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.