Umarım iyisindir, ümit ediyorum iyilikten yana tavır almaya devam etmektesindir. Öyle ya, iyi olmaya ve iyilik yapmaya gerçekten çok ihtiyacımız var. Zira ‘zerreyi soracak olana hamdolsun’, demek için sorulduğunda doğru cevaplar biriktirmeliyiz; söz, hal ve tavır ile. Muhasebe de hayatın bütününü hakkın terazisinde tartmaktan başka nedir ki zaten…
Benden soracaksındır belki de, bilmeyi önemseyenlere hürmetim vardır her dem, bu nedenle bilmek istersin belki diye yazayım dedim ben de… İyiyim aslında, sınavda olan birinin; heyecanı, korkusu, ümidi, tedbiri, tevekkülü, hepsi iç içe… Toplamına hayat diyoruz işte. Bazen ‘çalışmadığımız yerden geldi soru’ denir ya, oysa neden sınava çekeceğini bildirmiştir Rabbimiz ayetlerin içeriğinde, işte buradan hareketle, öğrenmeye çalışıyorum, anlamaya çalışıyorum, sonra da anlatmaya çalışıyorum, kelimelerin yardımı ile… Başarı mı, onu hükmün sahibine bıraktık kulluk gereği, sonuç Allah’tandır, son Allah’adır inancı ile.
Bu yazının devamı
201. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Bizler her ne kadar gündemimizi kendimizin oluşturduğunu iddia etsek de bazen yapay gündemler ayak bağı olabilir attığımız adımlara. İlyas da her zamanki koşturmacası içerisinde gündemini Allah’ın razı olacağını düşündüğü konularla belirlemeye
Acı ya da tatlı, yaşadığımız her hikâye bize sabrı, aklı ve kalbi birlikte yoğurmayı, dua ve eylemi bir arada tutmayı, kendi hayat mücadelesinde bir başkasının da huzur bulmasını sağlamayı, birlikte direnmeyi, topluca değişmeyi, sevmeyi ve çok sevmeyi, kuşu, çiçeği, böceği dinlemeyi, hüznü, acıyı, kederi, umudu, ümidi, neşeyi hissedip hissettirebilmeyi, bizi biz yapan bütün zorlukların üstesinden gelebilmeyi, en önemlisi de her insanın sonunda bir hikâye olacağını, onun bunun değil kendi hikâyesini yazmanın ve yaşamanın bilincini, kadir ve kıymetini, bunun kahramanlığını öğretir.
İnsan, yaşamı boyunca her zaman ilişki içinde olacağı doğayı anlamaya çalışmıştır. İnsan ve doğa ilişkisi insanlık var olmaya başladığından beri süregelen bir durumdur. Nitekim bu ilişki aslında insanlık için bir zorunluluktur.
Bir anlam aranıyor ve bir hikmet, her şeyi yerli yerinde yapmak için; gözlerin görmediği sır perdesini değil, gözler önünde kini anlayıp kavramak için. Bir heyecan koşar adım geliyor, yetişiyor kalabalıklara, her şeyi sıradanlaştıranların içinde yerleşecek bir gönül arıyor. Bir korku recayla karışık,
Mektup II
Umarım iyisindir, ümit ediyorum iyilikten yana tavır almaya devam etmektesindir. Öyle ya, iyi olmaya ve iyilik yapmaya gerçekten çok ihtiyacımız var. Zira ‘zerreyi soracak olana hamdolsun’, demek için sorulduğunda doğru cevaplar biriktirmeliyiz; söz, hal ve tavır ile. Muhasebe de hayatın bütününü hakkın terazisinde tartmaktan başka nedir ki zaten…
Benden soracaksındır belki de, bilmeyi önemseyenlere hürmetim vardır her dem, bu nedenle bilmek istersin belki diye yazayım dedim ben de… İyiyim aslında, sınavda olan birinin; heyecanı, korkusu, ümidi, tedbiri, tevekkülü, hepsi iç içe… Toplamına hayat diyoruz işte. Bazen ‘çalışmadığımız yerden geldi soru’ denir ya, oysa neden sınava çekeceğini bildirmiştir Rabbimiz ayetlerin içeriğinde, işte buradan hareketle, öğrenmeye çalışıyorum, anlamaya çalışıyorum, sonra da anlatmaya çalışıyorum, kelimelerin yardımı ile… Başarı mı, onu hükmün sahibine bıraktık kulluk gereği, sonuç Allah’tandır, son Allah’adır inancı ile.
Bu yazının devamı 201. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Ne Mutlu Müslümanım Diyene!
Bizler her ne kadar gündemimizi kendimizin oluşturduğunu iddia etsek de bazen yapay gündemler ayak bağı olabilir attığımız adımlara. İlyas da her zamanki koşturmacası içerisinde gündemini Allah’ın razı olacağını düşündüğü konularla belirlemeye
İçimde Işıltısını Hissettiğim Hayat
Derin bir kuyuda, başımı öne eğip dizlerime sarıldım.
Düşerken üzerime damlalar, canım yandı.
Kişisel Tarihimizin Yol Dönümleri
Acı ya da tatlı, yaşadığımız her hikâye bize sabrı, aklı ve kalbi birlikte yoğurmayı, dua ve eylemi bir arada tutmayı, kendi hayat mücadelesinde bir başkasının da huzur bulmasını sağlamayı, birlikte direnmeyi, topluca değişmeyi, sevmeyi ve çok sevmeyi, kuşu, çiçeği, böceği dinlemeyi, hüznü, acıyı, kederi, umudu, ümidi, neşeyi hissedip hissettirebilmeyi, bizi biz yapan bütün zorlukların üstesinden gelebilmeyi, en önemlisi de her insanın sonunda bir hikâye olacağını, onun bunun değil kendi hikâyesini yazmanın ve yaşamanın bilincini, kadir ve kıymetini, bunun kahramanlığını öğretir.
Bal Ülkesinin Acı Tadı
İnsan, yaşamı boyunca her zaman ilişki içinde olacağı doğayı anlamaya çalışmıştır. İnsan ve doğa ilişkisi insanlık var olmaya başladığından beri süregelen bir durumdur. Nitekim bu ilişki aslında insanlık için bir zorunluluktur.
Akıbet Muttakilerindir
Bir anlam aranıyor ve bir hikmet, her şeyi yerli yerinde yapmak için; gözlerin görmediği sır perdesini değil, gözler önünde kini anlayıp kavramak için. Bir heyecan koşar adım geliyor, yetişiyor kalabalıklara, her şeyi sıradanlaştıranların içinde yerleşecek bir gönül arıyor. Bir korku recayla karışık,
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.