Farukî, eserin girişinde İslam kültür ve medeniyetine dair yapılmış birçok araştırmanın bölgesel ya da kronolojik olarak yürütüldüğünü belirtir. Bu araştırma usullerinden ilkini Batılı araştırmacıların, ikincisini ise Müslüman ilim adamlarının tercih ettiğini söyler. Farukî, iki yöntemin de yeterince başarılı olamadığını vurgulayıp kitap boyunca daha başarılı ve uygun olacağını düşündüğü fenomenolojik yöntemi takip etmektedir. İslam sözkonusu olduğunda fenomenolojik araştırma yönteminin Batılı araştırmacıların etnosantrik kabulleri doğrultusunda yürütülmesinden dolayı, hakikatin olduğu gibi algılanmasının önüne geçildiği, bundan dolayı İslam ve Müslümanlığın iç içe geçirilmesi hatasına düşüldüğünü söylemektedir. Yazar, öncelikli olarak İslam ve Müslümanlığın ayrı şeyler olduğunu vurgulayıp İslam’ın ne olduğunun açıklanması gerektiğini savunmaktadır.
Kitap, Kökler, Öz, Biçim ve Görünüm olmak üzere dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm, üzerinde durulması ve tartışılması gereken yeni bir iddia taşımakta olup Farukî’nin düşünce dünyasına ayna tutmaktadır. Diğer üç bölüm yeri geldiğinde açıklanmaya çalışılacaktır. Bununla beraber ‘Kökler’ bölümünün üzerinde tefekkürün yoğunlaştırılması gerektiği kanaatindeyiz.
Bu yazının devamı
184. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Cahit Koytak’ın şiiri hakkında farklı değerlendirmelere olanak tanıyan pek çok boyuttan bahsedilebilir. Bunu, hem ortaya koyduğu şiirin hacmi hem de şiirlerinde eğildiği temalar çerçevesinde
Bundan birkaç yıl önce içinde bulunduğum okuma gruplarından biriyle “Hatırat” okumaları yapmıştık. Bir sene devam etmişti bu okumalar. Seçtiğimiz kitaplar/hatıratlar arasında kimler yoktu ki? Bu bir senelik liste sayılabilir elbette.
Kitaplığımın üst rafında birkaç sözlük bulunuyor. Arada göz teması kursam da, rafta duran sözlüklerle, elim ve zihnim arasındaki bağın gittikçe zayıfladığını fark ediyorum. Bir kelimenin anlamını merak ettiğimde,
İslam Kültür Atlası Hakkında Bir Değerlendirme
Farukî, eserin girişinde İslam kültür ve medeniyetine dair yapılmış birçok araştırmanın bölgesel ya da kronolojik olarak yürütüldüğünü belirtir. Bu araştırma usullerinden ilkini Batılı araştırmacıların, ikincisini ise Müslüman ilim adamlarının tercih ettiğini söyler. Farukî, iki yöntemin de yeterince başarılı olamadığını vurgulayıp kitap boyunca daha başarılı ve uygun olacağını düşündüğü fenomenolojik yöntemi takip etmektedir. İslam sözkonusu olduğunda fenomenolojik araştırma yönteminin Batılı araştırmacıların etnosantrik kabulleri doğrultusunda yürütülmesinden dolayı, hakikatin olduğu gibi algılanmasının önüne geçildiği, bundan dolayı İslam ve Müslümanlığın iç içe geçirilmesi hatasına düşüldüğünü söylemektedir. Yazar, öncelikli olarak İslam ve Müslümanlığın ayrı şeyler olduğunu vurgulayıp İslam’ın ne olduğunun açıklanması gerektiğini savunmaktadır.
Kitap, Kökler, Öz, Biçim ve Görünüm olmak üzere dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm, üzerinde durulması ve tartışılması gereken yeni bir iddia taşımakta olup Farukî’nin düşünce dünyasına ayna tutmaktadır. Diğer üç bölüm yeri geldiğinde açıklanmaya çalışılacaktır. Bununla beraber ‘Kökler’ bölümünün üzerinde tefekkürün yoğunlaştırılması gerektiği kanaatindeyiz.
Bu yazının devamı 184. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Cahit Koytak’ın İşporta Tezgâhı Şiirini Bir Adanma Eylemi Olarak Okumak
Cahit Koytak’ın şiiri hakkında farklı değerlendirmelere olanak tanıyan pek çok boyuttan bahsedilebilir. Bunu, hem ortaya koyduğu şiirin hacmi hem de şiirlerinde eğildiği temalar çerçevesinde
Mustafa Ökkeş Evren Kitabı: Düne Düşen Yazılar
Bundan birkaç yıl önce içinde bulunduğum okuma gruplarından biriyle “Hatırat” okumaları yapmıştık. Bir sene devam etmişti bu okumalar. Seçtiğimiz kitaplar/hatıratlar arasında kimler yoktu ki? Bu bir senelik liste sayılabilir elbette.
MÜDA-Fİ-İL
Lütfen beni anla
Bir ağaç değilim sadece gölgeden
Yapraklarım yok karşılıksız besin üreten
Yol Olsun
Ben içimdeki herhangi bir düşü
İyi yetiştirenim
Büyütenim
Rutin Olmayan Bir Yazı
Kitaplığımın üst rafında birkaç sözlük bulunuyor. Arada göz teması kursam da, rafta duran sözlüklerle, elim ve zihnim arasındaki bağın gittikçe zayıfladığını fark ediyorum. Bir kelimenin anlamını merak ettiğimde,
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.