11 Eylül sonrası dünya sinemalarında öne çıkan önemli bir mesele de Müslüman kadınların toplumdaki konumu, değeri üzerindedir. Bu meselenin can alıcı tarafını ikiye ayırdığımızda kadınların gerek İslam toplumunda gerekse Batı toplumlarında yaşadıkları sorunlar karşımıza çıkar. Müslüman kadınların Batıda yaşadığı sorunları bir tarafa bırakıp Doğu’da, daha doğru kendi toplumunda yaşadıklarını bu yazıda ele alacağız.
Özellikle 11 Eylül sonrasının doğrudan bir etkisi olmasa da İslam toplumlarında kadının yeri ve önemi üzerine yerli yönetmenlerin ciddi bir çaba içerisinde oldukları söylenebilir. 11 Eylül sonrasında sinemada İslam ve müslüman kurgusu, nasıl ki olumsuz yönleriyle ortaya çıktıysa bunun tam tersine kendi dünyamızın sorunlarına eğilen yönetmenler de bir arayış içerisine girdiler. Belki de 11 Eylül bizim kendimizi yeniden okumamıza, anlamamıza ve durağanlığımızı fark etme noktasında bir milat oldu diyebiliriz.
Bu yazının devamı
201. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
”Ey insanlar şüphesiz sizi bir erkek ile bir dişiden yarattık. Allah katında en değerli olanınız o’na itaatsizlikten en fazla sakınanınızdır. Allah her şeyi hakkıyla bilmektedir. Her şeyden haberdardır.” Hucurat 13 Suretimiz haktan yana siretimiz meydanda. Özgürlüğü yanlış anladık galiba, özgürlük bize sorumluluğumuzu unutturmuş olmalı; sorumsuzluk samimiyetsizliği, samimiyetsizlik bencilliği tetiklerken yaralandık. Geçim sıkıntısı çektiğimiz bundan… Bu …
Kendimce bir hayal kuruyorum: 1930’larda çocukluğumu yaşıyorum. Eve gelen gazetenin arka sayfalarında çocuklar için bir tefrika yayınlanıyor ve ben her gün ne olacak merakıyla babamın, aslında gazetenin yolunu gözlüyorum.
Adalet ve edebiyat arasında bağ kurmak bir bakıma yersiz. Her iki kavramın da hayatı inşa edici yönü son derece açıktır. İnşa edici unsurların çelişki arz etmesi, nihayetinde beklenilmez.
Ne Büyük İskender’in istilası ne de Babillilerin İbranileri sürgünü, asla Yahudilerin son yüzyılda Filistinli halka yaptığı zulmü ve Filistin bölgesine karşı yayılmacı politikasını geçecek bir kötülüğe erişmemiştir.
Bir insan kaç yaşına kadar okuyabilir, niçin okur, okumanın, öğrenmenin yaşı veya sınırı var mıdır? Okumak nasıl bir özgünlük ya da özgürlük sunar? Yolumuzu aydınlatmak için eğitimli olmak şart mıdır, eğitim olmadan da özgür olamaz mıyız?
Afganistan’a Yolculuk ve Sabır Taşı’nın Çatlaması
11 Eylül sonrası dünya sinemalarında öne çıkan önemli bir mesele de Müslüman kadınların toplumdaki konumu, değeri üzerindedir. Bu meselenin can alıcı tarafını ikiye ayırdığımızda kadınların gerek İslam toplumunda gerekse Batı toplumlarında yaşadıkları sorunlar karşımıza çıkar. Müslüman kadınların Batıda yaşadığı sorunları bir tarafa bırakıp Doğu’da, daha doğru kendi toplumunda yaşadıklarını bu yazıda ele alacağız.
Özellikle 11 Eylül sonrasının doğrudan bir etkisi olmasa da İslam toplumlarında kadının yeri ve önemi üzerine yerli yönetmenlerin ciddi bir çaba içerisinde oldukları söylenebilir. 11 Eylül sonrasında sinemada İslam ve müslüman kurgusu, nasıl ki olumsuz yönleriyle ortaya çıktıysa bunun tam tersine kendi dünyamızın sorunlarına eğilen yönetmenler de bir arayış içerisine girdiler. Belki de 11 Eylül bizim kendimizi yeniden okumamıza, anlamamıza ve durağanlığımızı fark etme noktasında bir milat oldu diyebiliriz.
Bu yazının devamı 201. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Düzelir Miyiz? Bilmem
”Ey insanlar şüphesiz sizi bir erkek ile bir dişiden yarattık. Allah katında en değerli olanınız o’na itaatsizlikten en fazla sakınanınızdır. Allah her şeyi hakkıyla bilmektedir. Her şeyden haberdardır.” Hucurat 13 Suretimiz haktan yana siretimiz meydanda. Özgürlüğü yanlış anladık galiba, özgürlük bize sorumluluğumuzu unutturmuş olmalı; sorumsuzluk samimiyetsizliği, samimiyetsizlik bencilliği tetiklerken yaralandık. Geçim sıkıntısı çektiğimiz bundan… Bu …
Bir Çocuğun Karakutusu Olarak Oyuncak ve Dünyanın Türlü Türlü Halleri
Kendimce bir hayal kuruyorum: 1930’larda çocukluğumu yaşıyorum. Eve gelen gazetenin arka sayfalarında çocuklar için bir tefrika yayınlanıyor ve ben her gün ne olacak merakıyla babamın, aslında gazetenin yolunu gözlüyorum.
Ahmet Örs’ün Öykülerinde “Edebiyatın Asıl Damarı” / Hak ve Adalet Arayışı
Adalet ve edebiyat arasında bağ kurmak bir bakıma yersiz. Her iki kavramın da hayatı inşa edici yönü son derece açıktır. İnşa edici unsurların çelişki arz etmesi, nihayetinde beklenilmez.
İlahi Mesajlar Toprağı Filistin (Roger Garaudy)
Ne Büyük İskender’in istilası ne de Babillilerin İbranileri sürgünü, asla Yahudilerin son yüzyılda Filistinli halka yaptığı zulmü ve Filistin bölgesine karşı yayılmacı politikasını geçecek bir kötülüğe erişmemiştir.
Birinci Sınıf’ta Eğitim ve Özgürlük Arayışı
Bir insan kaç yaşına kadar okuyabilir, niçin okur, okumanın, öğrenmenin yaşı veya sınırı var mıdır? Okumak nasıl bir özgünlük ya da özgürlük sunar? Yolumuzu aydınlatmak için eğitimli olmak şart mıdır, eğitim olmadan da özgür olamaz mıyız?
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.