Anlamaya değil, yaftalamaya; iletişim kurmaya değil, tezahürat yapmaya teşne olduğumuz şu dünyada ne büyük fırsatlar kaçırıyoruz bir bilsek. Kim bilir, ötelediğimiz kişiler, toplumlar, milletler, tersinden kalkıp aynaya özensiz bakmamız sonucu görüp irkildiğimiz kendi aksimizden başka bir şey değil.
Medeniyet dünyalarına da yapacağımızı yapıyor, cetvelle ölçüp ortadan ayırıyoruz; doğu ve batı diye. Çok farklı tecrübelerle farklı yerlere savrulduğumuz doğru ama dikkatli bakarsak bizi yanaştıracak teyeller yerli yerinde.
İlahi yasayla bozuşmuş, köprüleri yıkmış, gemileri yakmış olanlar, yerine insani yasalar getirip devam ettiler yola. İnsani dedikleri yasanın insanı dışlaması pek çabuk oldu. Dört ayaklılar iyi, iki ayaklılar kötü deseler ona bile sempatiyle bakabilecekken, “sen biraz fazla kavrulmuşsun, insan değilsin anladık ama hangi canlısın bilemedik” lisan-ı halleri, birilerinin topraklarını uçsuz bucaksız kılmak, her köşeye endüstriyel canavarlar dikmek dışında ne işimize yaradı, onu da biz bilemedik.
İlahi yasaya hürmetimiz sonsuz diye diye gerisin geri sıvışanlar daha mı iyi yaptı peki? Gönüllerinde esamisi okunmayanı, görünürde kaldırmadılar. Kendince konuşanı yuhalayıp beride zehirli bencilliklerini tahkim ettiler. Gene üç beş kişi yükte ve pahada ağır çekti, içleri tam takır kuru bakırsa ne olmuş!
Bu yazının devamı
210. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
“Şair ilhamının kaynağı nedir?” sorusu kökleri eskiçağlara kadar uzanan hukuki bir meseleydi. Sorun, cahiliye dönemi Araplarının bir tür edebi eğlencesi olan kaside şairlerine yönelik bakışlarından daha köklüydü. Zira Müslümanlar şiir konusunda iki taraftan Yunan-Roma ve Sasani ahlâkıyla yüzleştiler. Yunan-Roma düşüncesinde şiir etika, Sasani düşüncesinde ise edeb denilen köklü siyasi-hukuki yapıları yeniden diriltebilirdi.
Son zamanlarda sıklıkla kentsel yaşamın yergisi yapılırken, modern teknolojik bireyin çağdaş ağıdı yakılmakta ve herkes bâkir olarak varsayılan doğaya davet edilmektedir. Bir tür popüler kültür eleştirisi yapan bu popüler söylem bu yazının çıkış noktasını tayin etmektedir.
“Bir edebiyat eserini iyi, kötü ya da vasat yapan nedir? Yüzyıllar boyunca bu soruya pek çok farklı cevaplar verildi. Kavrayış derinliği, hayata yakınlık, biçimsel uyum, evrensellik, ahlaki duruş, kelime bazlı yaratıcılık, hayal gücü genişliği: Bunların hepsi belli zamanlarda edebi büyüklüğün nişanı sayıldı.
Takip edilecek akıl yürütme, duygular üzerinden olabildiği gibi müziğin özü, mânâsı üzerinden olabilir. Hatta katılımcılardan gelen neden-sonuç zincirlerine göre duygular üzerinden yapılan akıl yürütmeye müziğin özü, mânâsı eklemlenebilir.
Bay Şavşan ve Basit’in Karmakarışık Oyunları
Anlamaya değil, yaftalamaya; iletişim kurmaya değil, tezahürat yapmaya teşne olduğumuz şu dünyada ne büyük fırsatlar kaçırıyoruz bir bilsek. Kim bilir, ötelediğimiz kişiler, toplumlar, milletler, tersinden kalkıp aynaya özensiz bakmamız sonucu görüp irkildiğimiz kendi aksimizden başka bir şey değil.
Medeniyet dünyalarına da yapacağımızı yapıyor, cetvelle ölçüp ortadan ayırıyoruz; doğu ve batı diye. Çok farklı tecrübelerle farklı yerlere savrulduğumuz doğru ama dikkatli bakarsak bizi yanaştıracak teyeller yerli yerinde.
İlahi yasayla bozuşmuş, köprüleri yıkmış, gemileri yakmış olanlar, yerine insani yasalar getirip devam ettiler yola. İnsani dedikleri yasanın insanı dışlaması pek çabuk oldu. Dört ayaklılar iyi, iki ayaklılar kötü deseler ona bile sempatiyle bakabilecekken, “sen biraz fazla kavrulmuşsun, insan değilsin anladık ama hangi canlısın bilemedik” lisan-ı halleri, birilerinin topraklarını uçsuz bucaksız kılmak, her köşeye endüstriyel canavarlar dikmek dışında ne işimize yaradı, onu da biz bilemedik.
İlahi yasaya hürmetimiz sonsuz diye diye gerisin geri sıvışanlar daha mı iyi yaptı peki? Gönüllerinde esamisi okunmayanı, görünürde kaldırmadılar. Kendince konuşanı yuhalayıp beride zehirli bencilliklerini tahkim ettiler. Gene üç beş kişi yükte ve pahada ağır çekti, içleri tam takır kuru bakırsa ne olmuş!
Bu yazının devamı 210. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Şiir Hukuku
“Şair ilhamının kaynağı nedir?” sorusu kökleri eskiçağlara kadar uzanan hukuki bir meseleydi. Sorun, cahiliye dönemi Araplarının bir tür edebi eğlencesi olan kaside şairlerine yönelik bakışlarından daha köklüydü. Zira Müslümanlar şiir konusunda iki taraftan Yunan-Roma ve Sasani ahlâkıyla yüzleştiler. Yunan-Roma düşüncesinde şiir etika, Sasani düşüncesinde ise edeb denilen köklü siyasi-hukuki yapıları yeniden diriltebilirdi.
Hayalin Şirin Tadı ya da Şehirden Kaçmanın Reçetesi
Son zamanlarda sıklıkla kentsel yaşamın yergisi yapılırken, modern teknolojik bireyin çağdaş ağıdı yakılmakta ve herkes bâkir olarak varsayılan doğaya davet edilmektedir. Bir tür popüler kültür eleştirisi yapan bu popüler söylem bu yazının çıkış noktasını tayin etmektedir.
Edebiyat Nasıl Okunur?
“Bir edebiyat eserini iyi, kötü ya da vasat yapan nedir? Yüzyıllar boyunca bu soruya pek çok farklı cevaplar verildi. Kavrayış derinliği, hayata yakınlık, biçimsel uyum, evrensellik, ahlaki duruş, kelime bazlı yaratıcılık, hayal gücü genişliği: Bunların hepsi belli zamanlarda edebi büyüklüğün nişanı sayıldı.
Adaletin Amentüsü
Haykırıyor âdem evladı, dillerde adaletin amentüsü,
Dualarla örülüdür yeryüzündeki masumiyetin örtüsü.
Felsefe Atölyeleri ve Müzik
Takip edilecek akıl yürütme, duygular üzerinden olabildiği gibi müziğin özü, mânâsı üzerinden olabilir. Hatta katılımcılardan gelen neden-sonuç zincirlerine göre duygular üzerinden yapılan akıl yürütmeye müziğin özü, mânâsı eklemlenebilir.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.