İyi olman öyle kıymetli ki zira iyilik hayatın vazgeçilmezi, iyi olmak için gayret etmek yaşıyor olmanın en önemli sorumluluklarından biri. İnan senden haber almamaya da alıştım gibi. Bekledim elbet, yazarsın diye düşündüm, senin adına düşünmek ümit etmekten ibaret bildiğin gibi. Yok, ümitlerimi boşa çıkardın, diyecek değilim; sözünün bittiğini değil biriktiğini varsayıyorum lakin ‘niye yazmıyorsun?’ diye sorup sorgulamaktan vazgeçtim. Düşündüm de yazmayı tercih eden benim, elimden kalemimi almadıkları müddetçe -ki vermemek için elimden geleni yapmaya gayret ederim- yazmaya devam ederim. Ya alırlarsa mı diyorsun, o zaman da beynimde yazarım, gönlümde yazarım… Bir şekilde sessizliğimi bozarım. Hülasa ben sese, söze, kelama, kaleme tutunarak yaşayanlardan biriyim. Yüreğim böyle soluk alıyor sanki.
Bu yazının devamı
207. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Nuri Bilge Ceylan, filmografisine Ahlat Ağacı filmini de katarak insanın hikayesine, bu topraklarda olan bitene ve bu coğrafyanın yaşam kültürüne; yerleşik karakterler ve alışılmış ilişki biçimleri üzerinden bakmaya, düşünmeye ve göstermeye çalışıyor.
Karlı bir okulun bahçesinde oynayan, birbirleriyle konuşan, ebeveynlerine el sallayan çocuklar için yeni bir öğrenme günüdür. Okulda taze bir güne başlamaya hazırlanan ilkokul ve ortaokul çağındaki çocuklar vardır. Çocukların saflığı ile beyaz
Dünya Kızılderili’nin evidir derler. Bu sebeple küçük ağaç, büyükbabası ve büyükannesi sayesinde doğayı tanır, açık havada, dağlarda dolaşır. Küçük Ağaç’ın Eğitimi, insana kendisiyle, çevresiyle ve bütün evrenle dost ve barışık olmayı öğreten bir hayat hikayesi. İlişkilerin yüzeyselleştiği, algılamanın mekanikleştiği, kalabalıkların bunalttığı , niceliğin egemen olduğu dünyamızda, sevgiyi, duyarlılığı, dürüstlüğü, samimiyeti Kızılderili mantığıyla işleyen muhteşem bir kitap
Küçük kız babasının elinden tutmuştu. Cümleye, babası küçük kızın elinden tutmuştu diye başlamak daha doğru olabilirdi aslında. Yürüdükleri kaldırım asfalta sıfırdı ve babanın tüm gayreti, gidecekleri yere kazasız belasız varmaktı.
Güneş başıma geçmiş olmalı, baksanıza ne de çok saçmalamışım. Gerçeğe sırtımı dönmüş, hayatta çuvallamışım. Ne şişkin banka hesaplarından ne kocaman villadan ne de sen, ben, sen dalaşından söz açmışım. Oysa hayat böyle mi?
Mektup VIII
Umarım iyisindir;
İyi olman öyle kıymetli ki zira iyilik hayatın vazgeçilmezi, iyi olmak için gayret etmek yaşıyor olmanın en önemli sorumluluklarından biri. İnan senden haber almamaya da alıştım gibi. Bekledim elbet, yazarsın diye düşündüm, senin adına düşünmek ümit etmekten ibaret bildiğin gibi. Yok, ümitlerimi boşa çıkardın, diyecek değilim; sözünün bittiğini değil biriktiğini varsayıyorum lakin ‘niye yazmıyorsun?’ diye sorup sorgulamaktan vazgeçtim. Düşündüm de yazmayı tercih eden benim, elimden kalemimi almadıkları müddetçe -ki vermemek için elimden geleni yapmaya gayret ederim- yazmaya devam ederim. Ya alırlarsa mı diyorsun, o zaman da beynimde yazarım, gönlümde yazarım… Bir şekilde sessizliğimi bozarım. Hülasa ben sese, söze, kelama, kaleme tutunarak yaşayanlardan biriyim. Yüreğim böyle soluk alıyor sanki.
Bu yazının devamı 207. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Ahlat Ağacı
Nuri Bilge Ceylan, filmografisine Ahlat Ağacı filmini de katarak insanın hikayesine, bu topraklarda olan bitene ve bu coğrafyanın yaşam kültürüne; yerleşik karakterler ve alışılmış ilişki biçimleri üzerinden bakmaya, düşünmeye ve göstermeye çalışıyor.
Diasporaki “Canım Öğretmenim” Dertlere Deva Olabilir Mi?
Karlı bir okulun bahçesinde oynayan, birbirleriyle konuşan, ebeveynlerine el sallayan çocuklar için yeni bir öğrenme günüdür. Okulda taze bir güne başlamaya hazırlanan ilkokul ve ortaokul çağındaki çocuklar vardır. Çocukların saflığı ile beyaz
Küçük Ağaç’ın Eğitimi ya da Çeroki’nin Özgür Ruhu
Dünya Kızılderili’nin evidir derler. Bu sebeple küçük ağaç, büyükbabası ve büyükannesi sayesinde doğayı tanır, açık havada, dağlarda dolaşır. Küçük Ağaç’ın Eğitimi, insana kendisiyle, çevresiyle ve bütün evrenle dost ve barışık olmayı öğreten bir hayat hikayesi. İlişkilerin yüzeyselleştiği, algılamanın mekanikleştiği, kalabalıkların bunalttığı , niceliğin egemen olduğu dünyamızda, sevgiyi, duyarlılığı, dürüstlüğü, samimiyeti Kızılderili mantığıyla işleyen muhteşem bir kitap
Kuşluk Vakti
Küçük kız babasının elinden tutmuştu. Cümleye, babası küçük kızın elinden tutmuştu diye başlamak daha doğru olabilirdi aslında. Yürüdükleri kaldırım asfalta sıfırdı ve babanın tüm gayreti, gidecekleri yere kazasız belasız varmaktı.
Anlam Dolu Hayatın Harika Anları: Jacominus’nün Hayırlı Ömrü
Güneş başıma geçmiş olmalı, baksanıza ne de çok saçmalamışım. Gerçeğe sırtımı dönmüş, hayatta çuvallamışım. Ne şişkin banka hesaplarından ne kocaman villadan ne de sen, ben, sen dalaşından söz açmışım. Oysa hayat böyle mi?
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.