İyi olman öyle kıymetli ki zira iyilik hayatın vazgeçilmezi, iyi olmak için gayret etmek yaşıyor olmanın en önemli sorumluluklarından biri. İnan senden haber almamaya da alıştım gibi. Bekledim elbet, yazarsın diye düşündüm, senin adına düşünmek ümit etmekten ibaret bildiğin gibi. Yok, ümitlerimi boşa çıkardın, diyecek değilim; sözünün bittiğini değil biriktiğini varsayıyorum lakin ‘niye yazmıyorsun?’ diye sorup sorgulamaktan vazgeçtim. Düşündüm de yazmayı tercih eden benim, elimden kalemimi almadıkları müddetçe -ki vermemek için elimden geleni yapmaya gayret ederim- yazmaya devam ederim. Ya alırlarsa mı diyorsun, o zaman da beynimde yazarım, gönlümde yazarım… Bir şekilde sessizliğimi bozarım. Hülasa ben sese, söze, kelama, kaleme tutunarak yaşayanlardan biriyim. Yüreğim böyle soluk alıyor sanki.
Bu yazının devamı
207. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
11 Eylül’ün yıldönümü zamanlarında kaleme aldığımız bu yazıda, Mahsun Kırmızıgül’ün New York’ta Beş Minare (2010) adlı filmine yer ayırdık ve filmdeki iki farklı kavrama (Ilımlı İslam-Radikal İslam) nasıl bir vurgu yapıldığı, biz ve öteki katmanlarının nasıl kurgulandığı üzerinde düşündük. Bu sebeple ki yazıya, düşünce dünyamızda yer edinmemiş Batılı aklın öne sürdüğü Ilımlı İslam (Moderate Islam) ve Radikal İslam (Radical Islam) tanımlarını açmakla başlayalım.
‘Sağlığımda beni teperler \ Ölünce mezarım öperler’
Atalar sözü olan ‘Kör ölür, badem gözlü olur’ tümcesi de bizi hemen hemen aynı kapıya götürür. Bu kapının üzerinde sitem, şikayet, vefasızlık vardır. İnsanın değeri bazen hayatteyken bilinir, çoğu zamansa dünyasını değiştirdikten sonra.
Yolum, ömrüm boyunca hiç ayak basmadığım; kıssalarda, hikâyelerde, belgesellerde dinleyip gördüğüm çöllerden bir çöle düştü. Yalnız bu çöl diğer çöllerden biraz farklı. Kum taneleri, kelimelerden oluşan bir çöl. Her ayak basışımda kelimeler de yer değiştiriyor.
Mektup VIII
Umarım iyisindir;
İyi olman öyle kıymetli ki zira iyilik hayatın vazgeçilmezi, iyi olmak için gayret etmek yaşıyor olmanın en önemli sorumluluklarından biri. İnan senden haber almamaya da alıştım gibi. Bekledim elbet, yazarsın diye düşündüm, senin adına düşünmek ümit etmekten ibaret bildiğin gibi. Yok, ümitlerimi boşa çıkardın, diyecek değilim; sözünün bittiğini değil biriktiğini varsayıyorum lakin ‘niye yazmıyorsun?’ diye sorup sorgulamaktan vazgeçtim. Düşündüm de yazmayı tercih eden benim, elimden kalemimi almadıkları müddetçe -ki vermemek için elimden geleni yapmaya gayret ederim- yazmaya devam ederim. Ya alırlarsa mı diyorsun, o zaman da beynimde yazarım, gönlümde yazarım… Bir şekilde sessizliğimi bozarım. Hülasa ben sese, söze, kelama, kaleme tutunarak yaşayanlardan biriyim. Yüreğim böyle soluk alıyor sanki.
Bu yazının devamı 207. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Özgür Ruhların ve Tutsak Bedenlerin Şehri
Özgürlükler ülkesi amerika!
Her şey var orda, Özgürlük dışında
Ve dağıtıyor özgürlüğü Ortadoğuya
New York’ta Beş Minare’de Yükselen Ilımlı-Radikal İslam Sesleri
11 Eylül’ün yıldönümü zamanlarında kaleme aldığımız bu yazıda, Mahsun Kırmızıgül’ün New York’ta Beş Minare (2010) adlı filmine yer ayırdık ve filmdeki iki farklı kavrama (Ilımlı İslam-Radikal İslam) nasıl bir vurgu yapıldığı, biz ve öteki katmanlarının nasıl kurgulandığı üzerinde düşündük. Bu sebeple ki yazıya, düşünce dünyamızda yer edinmemiş Batılı aklın öne sürdüğü Ilımlı İslam (Moderate Islam) ve Radikal İslam (Radical Islam) tanımlarını açmakla başlayalım.
Bir Yazarın Notları
‘Sağlığımda beni teperler \ Ölünce mezarım öperler’
Atalar sözü olan ‘Kör ölür, badem gözlü olur’ tümcesi de bizi hemen hemen aynı kapıya götürür. Bu kapının üzerinde sitem, şikayet, vefasızlık vardır. İnsanın değeri bazen hayatteyken bilinir, çoğu zamansa dünyasını değiştirdikten sonra.
Mafima’ya Mektuplar
Şimdi karşında uykusuzluk abidesi
Ren geyiğine binmiş
Umut arayışında.
Anahtar Kelimeler
Yolum, ömrüm boyunca hiç ayak basmadığım; kıssalarda, hikâyelerde, belgesellerde dinleyip gördüğüm çöllerden bir çöle düştü. Yalnız bu çöl diğer çöllerden biraz farklı. Kum taneleri, kelimelerden oluşan bir çöl. Her ayak basışımda kelimeler de yer değiştiriyor.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.