İyi olman öyle kıymetli ki zira iyilik hayatın vazgeçilmezi, iyi olmak için gayret etmek yaşıyor olmanın en önemli sorumluluklarından biri. İnan senden haber almamaya da alıştım gibi. Bekledim elbet, yazarsın diye düşündüm, senin adına düşünmek ümit etmekten ibaret bildiğin gibi. Yok, ümitlerimi boşa çıkardın, diyecek değilim; sözünün bittiğini değil biriktiğini varsayıyorum lakin ‘niye yazmıyorsun?’ diye sorup sorgulamaktan vazgeçtim. Düşündüm de yazmayı tercih eden benim, elimden kalemimi almadıkları müddetçe -ki vermemek için elimden geleni yapmaya gayret ederim- yazmaya devam ederim. Ya alırlarsa mı diyorsun, o zaman da beynimde yazarım, gönlümde yazarım… Bir şekilde sessizliğimi bozarım. Hülasa ben sese, söze, kelama, kaleme tutunarak yaşayanlardan biriyim. Yüreğim böyle soluk alıyor sanki.
Bu yazının devamı
207. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Sen ürkek bakışlarınla, titreyen dilinle, dudaklarının ucuna gelip gelip kaybolan titrek sesinle bir türlü adını koyamadın. Neye dönüştü bu, aslolanı bulmaya mı yoksa paslanmaya mı? Sığıntı gibi durdun saklandığın cümlelerin ardı sıra… Önce gözyaşların seni terk etti, sonra melekler…
Yanakların ıslaklığı unutunca, kalbinin o ince zarı yavaştan kalınlaşmaya başladı… Belki hissetin bunu belki de hissetmedin… Kaçtın sanki kendinden kaçmak kolaymış gibi, kaçtın sanki İNSAN KENDİNE YAKALANMAZMIŞ gibi…
“Bana bir şey olmaz.” deyip “Bir defalık yanlıştan ne çıkar?” diyerek yol alanların; yolun sonunda “ne çok yanılgı yaşadım.” diyenlerin yeridir dünya… Kimi zaman hatalarla yüzleşmekten kaçındığımız, kimi zaman kendimizden kaçtığımız yerdir dünya…
Filistin meselesi, yalnızca bir toprak işgali ya da bölgesel bir çatışma değil, aynı zamanda çağdaş dünyanın adalet, sömürgecilik, insan hakları ve uluslararası siyaset gibi meselelerle imtihanıdır. Bugün için bu küresel ölçekte bir gerçektir ve böyledir.
“Yolculuğunuza hicret sevabı versin Rabbim… Yolcunun duası kabul olur. Esas yolculuk Allah’tan Allah’a olandır evladım. Ahiret yolcusuyuz hepimiz. Gönlü açık olanın yolu da açık olur. Sadakamızı vermeden aman ha! Görünmez belayı def eder sadaka. Sıla-i rahim ettiniz, bağları koparmadınız. Sıla-i rahim ta cennete uzanan bir bağdır.”
Mektup VIII
Umarım iyisindir;
İyi olman öyle kıymetli ki zira iyilik hayatın vazgeçilmezi, iyi olmak için gayret etmek yaşıyor olmanın en önemli sorumluluklarından biri. İnan senden haber almamaya da alıştım gibi. Bekledim elbet, yazarsın diye düşündüm, senin adına düşünmek ümit etmekten ibaret bildiğin gibi. Yok, ümitlerimi boşa çıkardın, diyecek değilim; sözünün bittiğini değil biriktiğini varsayıyorum lakin ‘niye yazmıyorsun?’ diye sorup sorgulamaktan vazgeçtim. Düşündüm de yazmayı tercih eden benim, elimden kalemimi almadıkları müddetçe -ki vermemek için elimden geleni yapmaya gayret ederim- yazmaya devam ederim. Ya alırlarsa mı diyorsun, o zaman da beynimde yazarım, gönlümde yazarım… Bir şekilde sessizliğimi bozarım. Hülasa ben sese, söze, kelama, kaleme tutunarak yaşayanlardan biriyim. Yüreğim böyle soluk alıyor sanki.
Bu yazının devamı 207. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Adını Sen Koy…
Sen ürkek bakışlarınla, titreyen dilinle, dudaklarının ucuna gelip gelip kaybolan titrek sesinle bir türlü adını koyamadın. Neye dönüştü bu, aslolanı bulmaya mı yoksa paslanmaya mı? Sığıntı gibi durdun saklandığın cümlelerin ardı sıra… Önce gözyaşların seni terk etti, sonra melekler…
Yanakların ıslaklığı unutunca, kalbinin o ince zarı yavaştan kalınlaşmaya başladı… Belki hissetin bunu belki de hissetmedin… Kaçtın sanki kendinden kaçmak kolaymış gibi, kaçtın sanki İNSAN KENDİNE YAKALANMAZMIŞ gibi…
Kudüs Bakışlı Çocuğa Minnetle
Sen öğrettin
Sapan kullanmayı bize
Bir Davut edasıyla
Hayatı Ciddiye Almanın Bir Adıdır Tövbe
“Bana bir şey olmaz.” deyip “Bir defalık yanlıştan ne çıkar?” diyerek yol alanların; yolun sonunda “ne çok yanılgı yaşadım.” diyenlerin yeridir dünya… Kimi zaman hatalarla yüzleşmekten kaçındığımız, kimi zaman kendimizden kaçtığımız yerdir dünya…
Bir İnsanlık Meselesi Olarak Filistin, Bir Vicdan Alanı Olarak Edebiyat
Filistin meselesi, yalnızca bir toprak işgali ya da bölgesel bir çatışma değil, aynı zamanda çağdaş dünyanın adalet, sömürgecilik, insan hakları ve uluslararası siyaset gibi meselelerle imtihanıdır. Bugün için bu küresel ölçekte bir gerçektir ve böyledir.
Yoldan Öyküler
“Yolculuğunuza hicret sevabı versin Rabbim… Yolcunun duası kabul olur. Esas yolculuk Allah’tan Allah’a olandır evladım. Ahiret yolcusuyuz hepimiz. Gönlü açık olanın yolu da açık olur. Sadakamızı vermeden aman ha! Görünmez belayı def eder sadaka. Sıla-i rahim ettiniz, bağları koparmadınız. Sıla-i rahim ta cennete uzanan bir bağdır.”
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.