“Tarihsizlik”ten bahsediyor Cemil Aydın Hoca… Üzerine idealler kurduğumuz kavramların üzerine gidiyor. Ortaya çıktığı şartları, konjonktürü irdeliyor bir tarihçi ve düşünür kimliğiyle. North Carolina Üniversitesi-Chapel Hill’de Tarih bölümünde küresel tarih profesörü olan Cemil Hoca’nın, geçtiğimiz aylarda Türkçeye tercümesi yapılan İslam Dünyası Fikri adlı eseri, İslam Dünyası gibi, Halifelik gibi, Ümmet gibi kavramların tarihlerini ve daha da önemlisi emperyal dünya düzeni içerisindeki yerini, konumunu irdeliyor. Müslüman enternasyonalizmin önemini ve yeniden canlandırılabileceğini tarihsel köklerinden hareketle vurguluyor.Biz de bu ay dergimizde; ‘Müslüman entelektüel dil, zihin ve ufkun daralması’ meselesini irdelerken, Cemil Aydın’la uzun ve çok faydalı bir sohbet gerçekleştirdik. Müslümanlar açısından 19. yüzyılın birçok meselesine değindik. Çağdaş dönemdeki kimi Müslüman düşünürler, bazı düşünce sorunları, önemli ifade, ibare ve kavramların ‘tarihsizliği’, bunun, Müslüman mefkûrenin gelişimine...
Bu yazının devamı
210. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İnsan, kırılgan bir varlık. Çabuk üzülüyor, hemen öfkeleniyor, sık sık korkuyor, bir o kadar da seviniyor, mutlu oluyor. Bu kırılganlığı sayesinde insan çevresiyle empatik bir ilişki kurabiliyor. Varlığı okuyor, hissediyor, taştan ağaca, yerden göğe, kuştan denize türlü türlü varlıkla beraber yaralanıyor, beraber onarılıyor.
Organik bir açıklama gibi göz önünde ve bir yönetme meselesi olarak otoritenin kullanımı cihetinden baktığımızda bunun başlangıcını aileye kadar götürebiliriz. Aile, sosyal bir dünya olduğu gibi aynı zamanda bir yönetim merkezi ve dinî/duygusal bir örgütlenme modelidir.
“Beden” müdahaleye açık, kişinin estetik zevkine göre düzenleyebileceği, istediği müdahaleyi yapabileceği, tüm kullanım hakkının kendisinin olduğunu düşündüğü bir eşya mıdır? Tarihsel süreç içerisinde beden algısı değiş midir? Değişti ise bu değişimin yönü nereye bakmaktadır? Kartezyen felsefe ile derinleşmeye başlayan ruh-beden ayrımı günümüz insanının beden algısına nasıl etki etmiştir?
İktidar denince günlük hayatta umarsızca tüketilen, her yerde ve her ortamda konuşulan, herkesin üzerine bir şeyler söylediğini zannettiği, dillere pelesenk olmuş bir kavram beliriyor akılda. Peki, bu kadar konuşulan ve güya bilinen iktidar hakkında gerçekten ne biliyoruz? Nedir aslında iktidar denen şey? Geçmişten günümüze nasıl var olmuştur?
Güncel ve güncelliğini de yitirmeyecek bir konu; eğitim. Nasıl olmalı, nerde olmalı, kim vermeli gibi birçok temel sorunun yanı sıra küresel ve yerel politikalarla çok alâkalı olan bir konu, eğitim. Hayatın bu kadar içinden, hayatı bu kadar ilgilendiren bir konu ama bir o kadar da bizlere sorulmayan ve hep maruz kaldığımız bir konu, eğitim. Mevcut eğitim sistemi ve toplumun eğitim algısı nasıl seyrediyor?
Dilin, Zihnin ve Ufkun Değişmesi Meselesi Üzerine
Röportaj: Fatih Bütün
“Tarihsizlik”ten bahsediyor Cemil Aydın Hoca… Üzerine idealler kurduğumuz kavramların üzerine gidiyor. Ortaya çıktığı şartları, konjonktürü irdeliyor bir tarihçi ve düşünür kimliğiyle. North Carolina Üniversitesi-Chapel Hill’de Tarih bölümünde küresel tarih profesörü olan Cemil Hoca’nın, geçtiğimiz aylarda Türkçeye tercümesi yapılan İslam Dünyası Fikri adlı eseri, İslam Dünyası gibi, Halifelik gibi, Ümmet gibi kavramların tarihlerini ve daha da önemlisi emperyal dünya düzeni içerisindeki yerini, konumunu irdeliyor. Müslüman enternasyonalizmin önemini ve yeniden canlandırılabileceğini tarihsel köklerinden hareketle vurguluyor.Biz de bu ay dergimizde; ‘Müslüman entelektüel dil, zihin ve ufkun daralması’ meselesini irdelerken, Cemil Aydın’la uzun ve çok faydalı bir sohbet gerçekleştirdik. Müslümanlar açısından 19. yüzyılın birçok meselesine değindik. Çağdaş dönemdeki kimi Müslüman düşünürler, bazı düşünce sorunları, önemli ifade, ibare ve kavramların ‘tarihsizliği’, bunun, Müslüman mefkûrenin gelişimine...
Bu yazının devamı 210. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Tövbe Üzerine
İnsan, kırılgan bir varlık. Çabuk üzülüyor, hemen öfkeleniyor, sık sık korkuyor, bir o kadar da seviniyor, mutlu oluyor. Bu kırılganlığı sayesinde insan çevresiyle empatik bir ilişki kurabiliyor. Varlığı okuyor, hissediyor, taştan ağaca, yerden göğe, kuştan denize türlü türlü varlıkla beraber yaralanıyor, beraber onarılıyor.
Modern Devlet ve Açmazları Üzerine
Organik bir açıklama gibi göz önünde ve bir yönetme meselesi olarak otoritenin kullanımı cihetinden baktığımızda bunun başlangıcını aileye kadar götürebiliriz. Aile, sosyal bir dünya olduğu gibi aynı zamanda bir yönetim merkezi ve dinî/duygusal bir örgütlenme modelidir.
Beden Üzerine
“Beden” müdahaleye açık, kişinin estetik zevkine göre düzenleyebileceği, istediği müdahaleyi yapabileceği, tüm kullanım hakkının kendisinin olduğunu düşündüğü bir eşya mıdır? Tarihsel süreç içerisinde beden algısı değiş midir? Değişti ise bu değişimin yönü nereye bakmaktadır? Kartezyen felsefe ile derinleşmeye başlayan ruh-beden ayrımı günümüz insanının beden algısına nasıl etki etmiştir?
“İktidar” Üzerine
İktidar denince günlük hayatta umarsızca tüketilen, her yerde ve her ortamda konuşulan, herkesin üzerine bir şeyler söylediğini zannettiği, dillere pelesenk olmuş bir kavram beliriyor akılda. Peki, bu kadar konuşulan ve güya bilinen iktidar hakkında gerçekten ne biliyoruz? Nedir aslında iktidar denen şey? Geçmişten günümüze nasıl var olmuştur?
Eğitim Üzerine
Güncel ve güncelliğini de yitirmeyecek bir konu; eğitim. Nasıl olmalı, nerde olmalı, kim vermeli gibi birçok temel sorunun yanı sıra küresel ve yerel politikalarla çok alâkalı olan bir konu, eğitim. Hayatın bu kadar içinden, hayatı bu kadar ilgilendiren bir konu ama bir o kadar da bizlere sorulmayan ve hep maruz kaldığımız bir konu, eğitim. Mevcut eğitim sistemi ve toplumun eğitim algısı nasıl seyrediyor?