İnsanın bedeni ve bedeni ile kurduğu ilişki, insanlık tarihi boyunca bir şekilde üzerinde söz söylenen ve pratiğe yansıması açısından önemli sonuçları olan konulardan biridir. “Beden” müdahaleye açık, kişinin estetik zevkine göre düzenleyebileceği, istediği müdahaleyi yapabileceği, tüm kullanım hakkının kendisinin olduğunu düşündüğü bir eşya mıdır? Tarihsel süreç içerisinde beden algısı değiş midir? Değişti ise bu değişimin yönü nereye bakmaktadır? Kartezyen felsefe ile derinleşmeye başlayan ruh-beden ayrımı günümüz insanının beden algısına nasıl etki etmiştir? Kapitalist üretim biçiminin bedene yaklaşımı nasıldır? Sermaye için beden ne anlam ifade etmektedir? Fabrika işçisi ile bir mankenin bedeni arasındaki sosyo-kültürel ve ekonomik bağlamdaki farklar nelerdir? Bedenin özgürleştirilmesi söylemi ve insanın bedenine malik olma talebi nasıl bir düşünce dünyasına işaret etmektedir? Kapitalist anlayış; estetik ameliyat, fitness, makyaj vb sektörler ile beden üzerinde ne yapmak istemektedir? Bilimsel düşüncenin beden algısı nasıldır? Modernizmden post-modernizme, trans-hümanizmden post-hümanizme giden süreçte beden algısı nasıl bir değişime maruz kalmıştır? Ve daha birçok konuyu, felsefe tarihi alanında, özellikle de çağdaş felsefe konularında yapmış olduğu çalışmalar ve Batı düşüncesini dekonstrüktif bir tarzda okuma biçimiyle tanınmış, bir akademisyen olmakla birlikte Müslüman kimliğini her şeyin önünde tutan Prof. Dr. Kasım Küçükalp ile gündemimize aldık. Sözün özüne inme gayretiyle insan ve bedenine dair yapmış olduğumuz söyleşimizle siz değerli okurlarımızı baş başa bırakıyoruz.
‘Beden’, insanın istediği gibi kullanacağı, onu estetik zevkine göre dizayn edebileceği, istediği müdahaleyi yapabileceği, tüm kullanım hakkı kendisinin olan eşyalardan bir eşyaya dönüşmüştür desek, neler söylersiniz?
Bu yazının devamı
196. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Sen onları ahlaklı olarak tanımlıyorsun ve ben de ama aynı zamanda ahlaklılığın doğasını da merak ediyorum. Ahlak, tarafsızlık, ılımlılık, her iki taraf… Bunların bağlamları yok mu? Açık adaletsizlik konusunda ılımlı olmak gerçekten bir erdem midir?
Moderniteye karşı İslami düşünsel tepkinin üç aşamadan geçtiği söylenebilir. İlki, saf gelenekçilik diyebileceğimiz, on dokuzuncu yüzyılda egemen olan ve İslam’ı savunmak için tamamen orta çağ uygulamalarına başvuran Abdülkadir el-Cezairî gibi
Kimlik, aynı olmak mı yoksa farklı olmak mı? Ne kadar bana dair ne kadar ötekine dair? Siyasal arenada çokça istismar edilen bir kavram olarak kimlik aslında nedir? Modern zamanlarda ki anlamıyla tarihte benzer bir kimlik problemi yok diyoruz peki, sorun nerede başlıyor ve nerede bitmeli? Bir ulus devlet içersinde Müslüman kimlik nasıl tanımlanır?
İslam dininin siyaset ile ilişkisi ihtiyaçlar, şartlar, mecburiyetler karşısında ve bir doğallık içerisinde akıp gelmiştir. Dahası, yeni kitabımda açıklamaya çalıştığım gibi, sekiz ile on birinci asırlar arasındaki İslam dinini temsil eden, günümüz terminolojisi ile Sünni ve Şii dediğimiz ulema, devletle aralarına mesafe koymuşlardır.
Cabbar ve kahhar olan bir ülkenin, zalim bir topluluğun ürünlerini, siyasetini boykot etmek bence insani olarak da İslami olarak da son derece erdemli ve değerli bir tutum. Ama burada boykotun düzeyinin böyle Starbucks kahve zinciri veya başka bir market üzerinden
Beden Üzerine
Röportaj: Sercan Ünğan
İnsanın bedeni ve bedeni ile kurduğu ilişki, insanlık tarihi boyunca bir şekilde üzerinde söz söylenen ve pratiğe yansıması açısından önemli sonuçları olan konulardan biridir. “Beden” müdahaleye açık, kişinin estetik zevkine göre düzenleyebileceği, istediği müdahaleyi yapabileceği, tüm kullanım hakkının kendisinin olduğunu düşündüğü bir eşya mıdır? Tarihsel süreç içerisinde beden algısı değiş midir? Değişti ise bu değişimin yönü nereye bakmaktadır? Kartezyen felsefe ile derinleşmeye başlayan ruh-beden ayrımı günümüz insanının beden algısına nasıl etki etmiştir? Kapitalist üretim biçiminin bedene yaklaşımı nasıldır? Sermaye için beden ne anlam ifade etmektedir? Fabrika işçisi ile bir mankenin bedeni arasındaki sosyo-kültürel ve ekonomik bağlamdaki farklar nelerdir? Bedenin özgürleştirilmesi söylemi ve insanın bedenine malik olma talebi nasıl bir düşünce dünyasına işaret etmektedir? Kapitalist anlayış; estetik ameliyat, fitness, makyaj vb sektörler ile beden üzerinde ne yapmak istemektedir? Bilimsel düşüncenin beden algısı nasıldır? Modernizmden post-modernizme, trans-hümanizmden post-hümanizme giden süreçte beden algısı nasıl bir değişime maruz kalmıştır? Ve daha birçok konuyu, felsefe tarihi alanında, özellikle de çağdaş felsefe konularında yapmış olduğu çalışmalar ve Batı düşüncesini dekonstrüktif bir tarzda okuma biçimiyle tanınmış, bir akademisyen olmakla birlikte Müslüman kimliğini her şeyin önünde tutan Prof. Dr. Kasım Küçükalp ile gündemimize aldık. Sözün özüne inme gayretiyle insan ve bedenine dair yapmış olduğumuz söyleşimizle siz değerli okurlarımızı baş başa bırakıyoruz.
‘Beden’, insanın istediği gibi kullanacağı, onu estetik zevkine göre dizayn edebileceği, istediği müdahaleyi yapabileceği, tüm kullanım hakkı kendisinin olan eşyalardan bir eşyaya dönüşmüştür desek, neler söylersiniz?
Bu yazının devamı 196. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Güney Afrikalı Nazarında İsrail Apartheidi
Sen onları ahlaklı olarak tanımlıyorsun ve ben de ama aynı zamanda ahlaklılığın doğasını da merak ediyorum. Ahlak, tarafsızlık, ılımlılık, her iki taraf… Bunların bağlamları yok mu? Açık adaletsizlik konusunda ılımlı olmak gerçekten bir erdem midir?
“İslam, Modernlikler ve Gelecek”
Moderniteye karşı İslami düşünsel tepkinin üç aşamadan geçtiği söylenebilir. İlki, saf gelenekçilik diyebileceğimiz, on dokuzuncu yüzyılda egemen olan ve İslam’ı savunmak için tamamen orta çağ uygulamalarına başvuran Abdülkadir el-Cezairî gibi
Kimlik Sorunu ve Kimliğimiz Üzerine
Kimlik, aynı olmak mı yoksa farklı olmak mı? Ne kadar bana dair ne kadar ötekine dair? Siyasal arenada çokça istismar edilen bir kavram olarak kimlik aslında nedir? Modern zamanlarda ki anlamıyla tarihte benzer bir kimlik problemi yok diyoruz peki, sorun nerede başlıyor ve nerede bitmeli? Bir ulus devlet içersinde Müslüman kimlik nasıl tanımlanır?
İslam ve Siyaset Üzerine
İslam dininin siyaset ile ilişkisi ihtiyaçlar, şartlar, mecburiyetler karşısında ve bir doğallık içerisinde akıp gelmiştir. Dahası, yeni kitabımda açıklamaya çalıştığım gibi, sekiz ile on birinci asırlar arasındaki İslam dinini temsil eden, günümüz terminolojisi ile Sünni ve Şii dediğimiz ulema, devletle aralarına mesafe koymuşlardır.
Filistin Üzerine; Ameli Boyutu Olmayan Siyaset
Cabbar ve kahhar olan bir ülkenin, zalim bir topluluğun ürünlerini, siyasetini boykot etmek bence insani olarak da İslami olarak da son derece erdemli ve değerli bir tutum. Ama burada boykotun düzeyinin böyle Starbucks kahve zinciri veya başka bir market üzerinden
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.