Çocuğum nasıl sorusunu, ebeveynler olarak çok fazla sormaya başladık. Öğretmenine soruyoruz örneğin, nasıl bir çocuk diye. Çocuğunu neredeyse hiç tanımamış, keşfetmemiş bir annenin bir anda her şeyi, her durumu sorgulamaya başlaması, soruşturması hatta hızla çözüm araması, gittikçe yabancılaşan, eğitilmesi ve normalleşmesi gereken bir çocuk büyütmekten başka bir sonuca ulaştıramıyor maalesef. ” Evde anlattığınız gibi degil” diyerek şaşkınlığını saklayamayan bir anne ile yardım alsanız iyi olur diyen bir öğretmen arasında geçen konuşmalara şahit oldum birkaç ay evvel.
Aslında her şey normal gibiydi. Birlikte sofraya oturtuluyor, tv izleniyor, sokağa çıkılıyor hatta spor aktiviteleri aksatılmıyordu. Biraz çekingendi o kadar. Bir de peltek konuşuyordu.
Öğretmen mi iyi değil, yanlış öğretmene mi denk geldiler acaba?
“Hem size hem bize, yarı sana yarı bana.” İnsan, yaşamı boyunca her zaman ilişki içinde olacağı doğayı anlamaya çalışmıştır. İnsan ve doğa ilişkisi insanlık var olmaya başladığından beri süregelen bir durumdur. Nitekim bu ilişki aslında insanlık için bir zorunluluktur. Doğa, kendi başına var olabilen, gelişebilen, kendi yaşamsal döngüsünü gerçekleştirebilen bir yapıdadır. Fakat insanlar için doğa, …
Antonio Gramsci’nin kavramlaştırdığı “kültürel hegemonya” teorisine göre, güçlü uluslar hâkimiyetlerini yalnızca askeri ve ekonomik yollarla değil, aynı zamanda kültürel araçlarla da pekiştirerek kurarlar. Bu bakımdan genel sanat teorisi bağlamında sanatın hemen bütün dallarında olduğu gibi özellikle yazının ve yazınsal üretimin toplamı niteliğindeki edebiyatın, emperyalist düşüncenin yayılması, yerel ve genel eksenlerde dal budak salması ve giderek meşrulaştırılmasında önemli bir rol oynadığının altını çizmek gerekmektedir.
Oyun bozuldu ve sokaklar boşaldı. Fakat eve dönen de olmadı. Mevsimler karıştı. Çiçeklerin adı unutuldu.
Kardeşlerden biri hasta olursa, diğeri pencereden seyrederdi karın sessizliğini. Şimdi kardeşlerin pencereleri sırt sırta. En güzel top oynayan işte onunki süper kahraman desenli bir perde, hiç açılmıyor artık . Eski sokağa bakan diğer pencerede de bir rüzgar gülü duruyor.
Her sabah kardeşler, erkenden kayboluyorlar ortalıktan.
Ne içindeyim zamanın, Ne de büsbütün dışında; Yekpare, geniş bir anın Parçalanmaz akışında Ahmet Hamdi Tanpınar Bir hayatın nabzını tutmak çoğu zaman biyografilerle karşımıza çıkar. Hatıratlar, günlükler insanın bütün bir ömür içerisinde belleğine kaydettiği kendince önemli anları bir başkasına anlatmanın yolu olmuştur. Zaman geçerken geride bırakılamayan hatıralar, tecrübeler ve anlar bir fotoğraf karesinin içine yerleşebileceği …
Derin bir kuyuda, başımı öne eğip dizlerime sarıldım. Düşerken üzerime damlalar, canım yandı. Her zerresi yaktı düştüğü yeri. Ben hiç ağlamadım, hep güldüm. Yıkandım sandım. Belki de bedeli budur; Yanmak! Bu yazının devamı 209. sayıda. Devamını okumak için satın alın Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır. 209. Sayıyı Satın Al Giriş yap
Çocuğum Nasıl
Çocuğum nasıl sorusunu, ebeveynler olarak çok fazla sormaya başladık. Öğretmenine soruyoruz örneğin, nasıl bir çocuk diye. Çocuğunu neredeyse hiç tanımamış, keşfetmemiş bir annenin bir anda her şeyi, her durumu sorgulamaya başlaması, soruşturması hatta hızla çözüm araması, gittikçe yabancılaşan, eğitilmesi ve normalleşmesi gereken bir çocuk büyütmekten başka bir sonuca ulaştıramıyor maalesef. ” Evde anlattığınız gibi degil” diyerek şaşkınlığını saklayamayan bir anne ile yardım alsanız iyi olur diyen bir öğretmen arasında geçen konuşmalara şahit oldum birkaç ay evvel.
Aslında her şey normal gibiydi. Birlikte sofraya oturtuluyor, tv izleniyor, sokağa çıkılıyor hatta spor aktiviteleri aksatılmıyordu. Biraz çekingendi o kadar. Bir de peltek konuşuyordu.
Öğretmen mi iyi değil, yanlış öğretmene mi denk geldiler acaba?
Bu yazının devamı 193. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
193. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
Bal Ülkesinin Acı Tadı
“Hem size hem bize, yarı sana yarı bana.” İnsan, yaşamı boyunca her zaman ilişki içinde olacağı doğayı anlamaya çalışmıştır. İnsan ve doğa ilişkisi insanlık var olmaya başladığından beri süregelen bir durumdur. Nitekim bu ilişki aslında insanlık için bir zorunluluktur. Doğa, kendi başına var olabilen, gelişebilen, kendi yaşamsal döngüsünü gerçekleştirebilen bir yapıdadır. Fakat insanlar için doğa, …
Emperyalizm ve Edebiyat
Antonio Gramsci’nin kavramlaştırdığı “kültürel hegemonya” teorisine göre, güçlü uluslar hâkimiyetlerini yalnızca askeri ve ekonomik yollarla değil, aynı zamanda kültürel araçlarla da pekiştirerek kurarlar. Bu bakımdan genel sanat teorisi bağlamında sanatın hemen bütün dallarında olduğu gibi özellikle yazının ve yazınsal üretimin toplamı niteliğindeki edebiyatın, emperyalist düşüncenin yayılması, yerel ve genel eksenlerde dal budak salması ve giderek meşrulaştırılmasında önemli bir rol oynadığının altını çizmek gerekmektedir.
Kardeşlerim
Oyun bozuldu ve sokaklar boşaldı. Fakat eve dönen de olmadı. Mevsimler karıştı. Çiçeklerin adı unutuldu.
Kardeşlerden biri hasta olursa, diğeri pencereden seyrederdi karın sessizliğini. Şimdi kardeşlerin pencereleri sırt sırta. En güzel top oynayan işte onunki süper kahraman desenli bir perde, hiç açılmıyor artık . Eski sokağa bakan diğer pencerede de bir rüzgar gülü duruyor.
Her sabah kardeşler, erkenden kayboluyorlar ortalıktan.
Bir Ömrün Güncesi: 11’e 10 kala…
Ne içindeyim zamanın, Ne de büsbütün dışında; Yekpare, geniş bir anın Parçalanmaz akışında Ahmet Hamdi Tanpınar Bir hayatın nabzını tutmak çoğu zaman biyografilerle karşımıza çıkar. Hatıratlar, günlükler insanın bütün bir ömür içerisinde belleğine kaydettiği kendince önemli anları bir başkasına anlatmanın yolu olmuştur. Zaman geçerken geride bırakılamayan hatıralar, tecrübeler ve anlar bir fotoğraf karesinin içine yerleşebileceği …
İçimde Işıltısını Hissettiğim Hayat
Derin bir kuyuda, başımı öne eğip dizlerime sarıldım. Düşerken üzerime damlalar, canım yandı. Her zerresi yaktı düştüğü yeri. Ben hiç ağlamadım, hep güldüm. Yıkandım sandım. Belki de bedeli budur; Yanmak! Bu yazının devamı 209. sayıda. Devamını okumak için satın alın Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır. 209. Sayıyı Satın Al Giriş yap
Alışverişe devam et