Vicdan’ı nasıl tanımlayabiliriz? Onu, iyiyi kötüden ayırt etmeyi sağlayan içsel/fıtrî bir his olarak mı görmeliyiz, yoksa o ‘edinilmiş’ bir şey midir? Bir davranış ile ilgili olarak örneğin “vicdanım elvermiyor” yahut “bu yapılan vicdansızlıktır’ şeklinde bir cümle kurduğumuzda, bu, o davranışın sadece ‘gayri ahlakî’ olduğunu mu gösterir, yoksa o davranış aynı zamanda ‘irrasyonel’ de olabilir mi? Başka bir ifade ile vicdan ‘kalbî’ bir şey midir, yoksa onun ‘aklî’ bir yanı da var mıdır? Ve tabii ki eğer vicdan ‘körelebilen’ bir şey ise, bu nasıl mümkün olabilmektedir? Acaba vicdanın körelip işlevini görememesi içsel bozulmanın bir neticesi midir yoksa bunu daha çok ‘harici’ etkilerle mi izah etmek gerekir?
İlahiyatçılar ve felsefeciler bu sorulara farklı cevaplar vermişlerdir. İlahiyatçılar daha çok vicdanın ‘fıtrî’ bir duygu olduğunu savunurken, felsefeciler onun sonradan edinilmiş bir his olduğunu ileri sürmüşlerdir. İlk yaklaşıma göre, o, doğuştan gelen bir melekedir, ikinci görüşe göre ise, onu ortaya çıkaran aslında ‘otorite’ye olan bağlılıktır. Dolayısıyla, ilkinde Tanrı fikri, ikincisinde ise ‘toplum’ belirleyicidir.
Bu yazının devamı
185. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Burada dönemsel etkilerin ya da bazı isimlerin eserlerinin kendi bağlamlarında okunamamasının ve anlaşılamamasının özellikle sorgulanması gerekmektedir. Seyyid Kutub’u, Mevdudi’yi ya da İran Devrimi sonrasında Humeyni’yi ve Ali Şeriati’yi, şimdilerde de Aliya İzzetbegoviç’i ve Taha Abdurrahman’ı kendi bağlamında okumamanın önemli sonuçlarından biri, dönemlere sıkışan söylemlerdir.
İslâm coğrafyasında husule gelmiş iki türlü kekemelik mevcuttur. Birincisi; Müslüman ilim zihninin taşlaşması neticesinde düşünsel üretimini sonlandırması, ikincisi ise; birincisine bağlı olarak kendisi dışında üretilmiş
İnsan ne için yaşar? Ölmek için mi? Ölmeyecek gibi yaşayanların ölmeyecek gibi ettikleri dualar hazır olunamayana dair bir refleks midir? İnsan niçin unutur? Merkezinde yer aldığını düşündüğü dünya hayatı, her zaman öyle olmadığı hâlde hangi kritere göre ‘tatlı’ gelir? Ölüme dair söylenecekler bizi ölümsüzlüğe dair söyleneceklere neden götürür?
“[…] her iki cinsin de en iyilerinin en fazla, en kötülerinin de en az çiftleşmeleri gerekir. Ayrıca en kötülerin değil, en iyilerin çocuklarını büyütmeliyiz ki sürünün cinsi bozulmasın.”
Bireyin ve Toplumun İnşası İlahi İradenin Tarihe Müdahalesi Yüce Allah, sadece yaratmakla yetinmemiş; ayrıca, yarattıkları için uymaları gereken yasaları da takdir etmiştir. Varlıklar ve olaylar bu yasalara göre vücut bulurlar. Hiçbir varlık veya olay kendisi için takdir edilen yasanın dışına çıkma güç ve iradesine sahip değildir. Bununla, halkın arasında yaygın kabul gören “kader”i değil, Kur’an’da …
Vicdan Körelmesi’ Hayra Alamet Değildir!
Vicdan’ı nasıl tanımlayabiliriz? Onu, iyiyi kötüden ayırt etmeyi sağlayan içsel/fıtrî bir his olarak mı görmeliyiz, yoksa o ‘edinilmiş’ bir şey midir? Bir davranış ile ilgili olarak örneğin “vicdanım elvermiyor” yahut “bu yapılan vicdansızlıktır’ şeklinde bir cümle kurduğumuzda, bu, o davranışın sadece ‘gayri ahlakî’ olduğunu mu gösterir, yoksa o davranış aynı zamanda ‘irrasyonel’ de olabilir mi? Başka bir ifade ile vicdan ‘kalbî’ bir şey midir, yoksa onun ‘aklî’ bir yanı da var mıdır? Ve tabii ki eğer vicdan ‘körelebilen’ bir şey ise, bu nasıl mümkün olabilmektedir? Acaba vicdanın körelip işlevini görememesi içsel bozulmanın bir neticesi midir yoksa bunu daha çok ‘harici’ etkilerle mi izah etmek gerekir?
İlahiyatçılar ve felsefeciler bu sorulara farklı cevaplar vermişlerdir. İlahiyatçılar daha çok vicdanın ‘fıtrî’ bir duygu olduğunu savunurken, felsefeciler onun sonradan edinilmiş bir his olduğunu ileri sürmüşlerdir. İlk yaklaşıma göre, o, doğuştan gelen bir melekedir, ikinci görüşe göre ise, onu ortaya çıkaran aslında ‘otorite’ye olan bağlılıktır. Dolayısıyla, ilkinde Tanrı fikri, ikincisinde ise ‘toplum’ belirleyicidir.
Bu yazının devamı 185. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Gelenekçiliğin Reaksiyon Girdabı ve Eleştirel Düşünce
Burada dönemsel etkilerin ya da bazı isimlerin eserlerinin kendi bağlamlarında okunamamasının ve anlaşılamamasının özellikle sorgulanması gerekmektedir. Seyyid Kutub’u, Mevdudi’yi ya da İran Devrimi sonrasında Humeyni’yi ve Ali Şeriati’yi, şimdilerde de Aliya İzzetbegoviç’i ve Taha Abdurrahman’ı kendi bağlamında okumamanın önemli sonuçlarından biri, dönemlere sıkışan söylemlerdir.
Kekeme Adına Konuşmak
İslâm coğrafyasında husule gelmiş iki türlü kekemelik mevcuttur. Birincisi; Müslüman ilim zihninin taşlaşması neticesinde düşünsel üretimini sonlandırması, ikincisi ise; birincisine bağlı olarak kendisi dışında üretilmiş
Ölümlülük Tedavisinde Yeni Nesil Şirketler
İnsan ne için yaşar? Ölmek için mi? Ölmeyecek gibi yaşayanların ölmeyecek gibi ettikleri dualar hazır olunamayana dair bir refleks midir? İnsan niçin unutur? Merkezinde yer aldığını düşündüğü dünya hayatı, her zaman öyle olmadığı hâlde hangi kritere göre ‘tatlı’ gelir? Ölüme dair söylenecekler bizi ölümsüzlüğe dair söyleneceklere neden götürür?
Felsefe Tarihinin Zakkum Ağacı: Öjenizm
“[…] her iki cinsin de en iyilerinin en fazla, en kötülerinin de en az çiftleşmeleri gerekir. Ayrıca en kötülerin değil, en iyilerin çocuklarını büyütmeliyiz ki sürünün cinsi bozulmasın.”
Kur’an’ın Hayata Müdahalesi
Bireyin ve Toplumun İnşası İlahi İradenin Tarihe Müdahalesi Yüce Allah, sadece yaratmakla yetinmemiş; ayrıca, yarattıkları için uymaları gereken yasaları da takdir etmiştir. Varlıklar ve olaylar bu yasalara göre vücut bulurlar. Hiçbir varlık veya olay kendisi için takdir edilen yasanın dışına çıkma güç ve iradesine sahip değildir. Bununla, halkın arasında yaygın kabul gören “kader”i değil, Kur’an’da …
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.