Medeniyet yüzyıllar boyu güneydeydi, sıcağa yakın ılıklık ve soğuktan uzak serinlik zihinlerin olduğu gibi tarımın, ticaretin bereketli ve selamette kalmasını sağlıyordu. Kuzey bilinmeyendi, sertlikti, barbarlıktı, öcüler diyarıydı, ilkesizlik, ölçüsüzlüktü. Gel zaman git zaman, doğudan ve güneyden uzaklaşarak kuzeye ve batıya göç etti medeniyet. Kavgada kazandıktan sonra bunun teorisini oluşturmakta, bilgi iktidarını köklü bir şekilde kurmakta gecikmedi kuzeyli ve batılılar.
Medeniyetler ele alınırken, güney ve doğu azıcık borçlu olunan “eskiler” olarak belli belirsiz selamlanır, Mısır’da beş dakka vakfe yapılır, Antik Grek dünyada kırk yüzyıl sürmesi planlanan medeniyet şenliği başlatılırdı. Aklıselimle bakılması güç olduğundan, bu politik güç kendisini şaşmaz bilim, kutlu bilgi diye yuttururdu. Sonra kuzeye bir şeyler olmaya başladı..
Bu yazının devamı
199. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İnsan nedense gelip geçtikten sonra zamanla selamlaşır ya da bu selamlaşmayı o zaman fark eder. Onun içindir geçmiş zaman çok konuşulur. Ânın içindeyken ânı fark etmek gerçekten büyük bir gayret ve anlam gerektirir. Ve genellikle de gençlik yıllarında bu çok fark edilmez.
Yaşlı teyzemizi ziyarete gittik.O da oradaydı.Seksen üç yaşında, görmüş geçirmiş bir teyze. Temiz, onurlu bir yüzü vardı.Yaşlılar ilgilenilmeyi, konuşmayı severler.Sorular sorarak onu konuşturmak istedim. Niyetim sadece hoşbeş etmekti.Kısaca hayatını özetledi. Etkilenmemek elde değil. Neler yaşıyor insanlar da hâlâ ayaktalar.“İnsan her acıya katlanabiliyor demek ki” demekten kendimi alamadım.Bir sonraki nesli yani bizleri ve bizden sonrakileri düşündüm. …
Gözyaslarımı biriktiriyorum… Bir tufana dönüşsün ve müslüman aklıyla istihza eden soy-suzlar boğulsun istiyorum…Soylu direnisin ardında ki nefesleri hissediyorum… Biliyorum bu his bu düşünce , düstüğümüz yerden bizi kaldıracak ve onurlu bir hayatın parçası kılacak…
Bazı filmler vardır kitap gibi, bazı kitaplar vardır film gibidir. Ne okunması bitsin, ne finali son bulsun dediğiniz sanatsal çalışmalar açıkça gösterir ki, değerli olan buharlaşıp uçmaz. Her gönülde, her sinede kendine bir yer bulur kıymetli işler.
Adını duyduğumuz bir kitap ya da film, odağı kendisine ya da bir benzerine yönlendiriyor. Çünkü çokça duyulur, okunur, görünür ise bir şey, popülaritesi de fazladır, vitrindeki yerini almıştır. Böyle olunca adını sık duymadığımız çalışmalar,
Çocuk Özerkliği Olarak Makul Medeniyet
Medeniyet yüzyıllar boyu güneydeydi, sıcağa yakın ılıklık ve soğuktan uzak serinlik zihinlerin olduğu gibi tarımın, ticaretin bereketli ve selamette kalmasını sağlıyordu. Kuzey bilinmeyendi, sertlikti, barbarlıktı, öcüler diyarıydı, ilkesizlik, ölçüsüzlüktü. Gel zaman git zaman, doğudan ve güneyden uzaklaşarak kuzeye ve batıya göç etti medeniyet. Kavgada kazandıktan sonra bunun teorisini oluşturmakta, bilgi iktidarını köklü bir şekilde kurmakta gecikmedi kuzeyli ve batılılar.
Medeniyetler ele alınırken, güney ve doğu azıcık borçlu olunan “eskiler” olarak belli belirsiz selamlanır, Mısır’da beş dakka vakfe yapılır, Antik Grek dünyada kırk yüzyıl sürmesi planlanan medeniyet şenliği başlatılırdı. Aklıselimle bakılması güç olduğundan, bu politik güç kendisini şaşmaz bilim, kutlu bilgi diye yuttururdu. Sonra kuzeye bir şeyler olmaya başladı..
Bu yazının devamı 199. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Zamanla Anladığımız Zaman…
İnsan nedense gelip geçtikten sonra zamanla selamlaşır ya da bu selamlaşmayı o zaman fark eder. Onun içindir geçmiş zaman çok konuşulur. Ânın içindeyken ânı fark etmek gerçekten büyük bir gayret ve anlam gerektirir. Ve genellikle de gençlik yıllarında bu çok fark edilmez.
İnsan Her Acıya Katlanabilir mi
Yaşlı teyzemizi ziyarete gittik.O da oradaydı.Seksen üç yaşında, görmüş geçirmiş bir teyze. Temiz, onurlu bir yüzü vardı.Yaşlılar ilgilenilmeyi, konuşmayı severler.Sorular sorarak onu konuşturmak istedim. Niyetim sadece hoşbeş etmekti.Kısaca hayatını özetledi. Etkilenmemek elde değil. Neler yaşıyor insanlar da hâlâ ayaktalar.“İnsan her acıya katlanabiliyor demek ki” demekten kendimi alamadım.Bir sonraki nesli yani bizleri ve bizden sonrakileri düşündüm. …
Bir Soylu Öfke Biriktiriyorum
Gözyaslarımı biriktiriyorum… Bir tufana dönüşsün ve müslüman aklıyla istihza eden soy-suzlar boğulsun istiyorum…Soylu direnisin ardında ki nefesleri hissediyorum… Biliyorum bu his bu düşünce , düstüğümüz yerden bizi kaldıracak ve onurlu bir hayatın parçası kılacak…
Morrie ile Her Salı’dan Hayata ve Eğitime Dair Notlar
Bazı filmler vardır kitap gibi, bazı kitaplar vardır film gibidir. Ne okunması bitsin, ne finali son bulsun dediğiniz sanatsal çalışmalar açıkça gösterir ki, değerli olan buharlaşıp uçmaz. Her gönülde, her sinede kendine bir yer bulur kıymetli işler.
Değişmek mi Zor Değiştirmek mi? İmparatorlar Kulübü’nde Karakterli Olmayı Aramak
Adını duyduğumuz bir kitap ya da film, odağı kendisine ya da bir benzerine yönlendiriyor. Çünkü çokça duyulur, okunur, görünür ise bir şey, popülaritesi de fazladır, vitrindeki yerini almıştır. Böyle olunca adını sık duymadığımız çalışmalar,
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.