Allah’ın ilk emri “Oku!” olmuştur. Peşinden gelen ayetlerde de Rabbimiz “Kalem” üzerine yemin etmiştir ki yazmak fiili bizzat şahitlik yapsın. Yazar olmak eline kalemi alıp aklından geçenleri yazmakla olmaz. Yazarlık mesleğini icra etmek isteyen kişinin ilk olarak okumayı sevmesi, okuduklarını anlaması ve okuduklarıyla kendini geliştirmesi gerekir. Okumak sadece kitaplarla da olmuyor haliyle. Çevremizdeki insanlardan tutun da güneşi, ayı, yıldızları, tabiatı, hayvanatı vs. tüm kâinatı okuyabilmektir ve ancak bu tarz okuma bizi geliştirir. İnsanın seviyesi ve kalitesi okuduklarıyla ortaya çıkar. Yazar Nehir Aydın Gökduman ile yaptığımız söyleşide; okumak ve yazmak, çocuk edebiyatı, yaş gruplarına göre kitapları, günümüz toplumunun niteliği değil de sosyal medyadaki popülaritesine göre niceliği (beğeni ve takipçi sayısı) ön planda tutmasına ilişkin serzenişleri, önerileri ve yazmanın doğuştan gelen bir yetenek ile mi yoksa eğitim ile mi olabileceğine dair düşüncelerini konuştuk.Nida Dergisi için yaptığımız bu söyleşiden dolayı yazar Nehir Aydın Gökduman’a teşekkür ediyor ve siz değerli okurlarımızın istifadesine sunuyoruz.
Öncelikle sizi ağırladığımız için mutluyuz. Sizin gibi değerli bir yazarla röportaj yapmak onur verici. Birçok kitabınız var. Ben kitaplarınızın birçoğunu okudum. Elimde şu an “Güller Ağlar Ülkemde” kitabınız var. Ağlayarak okuduğum bir kitap oldu.
Daha yarısındasınız galiba.
Evet, daha yarısındayım. Bayağı ağladım. Hatta kitabı okurken tepkiler veriyorum.
İnsanoğlu, yaratıldığı andan itibaren ihtiyaçlarını gidermek için üretme ve tüketme faaliyetinin içerisinde var olagelmiştir. Ancak hiçbir dönemde ‘tüketim” denilen olgu bugün olduğu gibi toplumu belirleyen, yönlendiren bir güce dönüşmemiştir. Daha da ötesi, modern dünya ürettiği malları tüketmeye yatkın ve istekli bir toplumsal yapıyı amaçladığından, farklı tüketim alışkanlıklarına tahammül edemez bir durumdadır. Kimi k problemi yaşayan …
Kimlik, aynı olmak mı yoksa farklı olmak mı? Ne kadar bana dair ne kadar ötekine dair? Siyasal arenada çokça istismar edilen bir kavram olarak kimlik aslında nedir? Modern zamanlarda ki anlamıyla tarihte benzer bir kimlik problemi yok diyoruz peki, sorun nerede başlıyor ve nerede bitmeli? Bir ulus devlet içersinde Müslüman kimlik nasıl tanımlanır? Bizi ve …
Gazze’de yaşanan olayları biliyor, acı ve çaresizlik içinde seyrediyoruz. İsrail’in dünyaya yaşattığı kötülük konuşuluyor ve bu tarz zulüm, yıkım ve acı anlarında en fazla dile getirilen şey; Tanrı neden ‘suskun’ ya da bu kadar kötülüğü neden yarattı? Bu minvalde kötülük meselesini nasıl açıklayabiliriz hocam? Tabiî Kötülük ahlâki bir tanım. İyi veya kötü iki kelimeden birisi …
Muhadram elbette klasik bir terimdir. Arap edebiyatı tarihine mahsus bir terim. Muhadram terimi iki ayrı alanda kullanılmaktadır. Birincisi siyerin konusu olarak Muhadram. Bu genel olarak Allah’ın Resulü aleyhisselam’dan önce yaşamış, İslam’ın gelişi ile beraber onu bir Resul olarak kabul etmiş ve İslam’a girmiş kimseler için kullanılır.
Yönünü ve ufkunu hakikate dönmüş; kendini O’na teslim etmiş insanın tahtından olup, yalnız ve savunmasız kaldığı; hakikat, anlam ve değerin yegâne belirleyeni gibi görülmek istendiği, hakikatin vakıa karşısında hesaba çekildiği(!) çağa erdik. Aşina değiliz bu hâle. Kasım Küçükalp ile ‘İktidar’ı, felsefi, erdem ve hakikat boyutuyla konuştuk. Adalet, liyakat, sadakat gibi erdemlerin siyaset felsefesi açıdan değeri; …
Nehir Aydın Gökduman İle Yazarlık Serüveni ve Çocuk Edebiyatı Üzerine
Allah’ın ilk emri “Oku!” olmuştur. Peşinden gelen ayetlerde de Rabbimiz “Kalem” üzerine yemin etmiştir ki yazmak fiili bizzat şahitlik yapsın. Yazar olmak eline kalemi alıp aklından geçenleri yazmakla olmaz. Yazarlık mesleğini icra etmek isteyen kişinin ilk olarak okumayı sevmesi, okuduklarını anlaması ve okuduklarıyla kendini geliştirmesi gerekir. Okumak sadece kitaplarla da olmuyor haliyle. Çevremizdeki insanlardan tutun da güneşi, ayı, yıldızları, tabiatı, hayvanatı vs. tüm kâinatı okuyabilmektir ve ancak bu tarz okuma bizi geliştirir. İnsanın seviyesi ve kalitesi okuduklarıyla ortaya çıkar. Yazar Nehir Aydın Gökduman ile yaptığımız söyleşide; okumak ve yazmak, çocuk edebiyatı, yaş gruplarına göre kitapları, günümüz toplumunun niteliği değil de sosyal medyadaki popülaritesine göre niceliği (beğeni ve takipçi sayısı) ön planda tutmasına ilişkin serzenişleri, önerileri ve yazmanın doğuştan gelen bir yetenek ile mi yoksa eğitim ile mi olabileceğine dair düşüncelerini konuştuk. Nida Dergisi için yaptığımız bu söyleşiden dolayı yazar Nehir Aydın Gökduman’a teşekkür ediyor ve siz değerli okurlarımızın istifadesine sunuyoruz.
Öncelikle sizi ağırladığımız için mutluyuz. Sizin gibi değerli bir yazarla röportaj yapmak onur verici. Birçok kitabınız var. Ben kitaplarınızın birçoğunu okudum. Elimde şu an “Güller Ağlar Ülkemde” kitabınız var. Ağlayarak okuduğum bir kitap oldu.
Daha yarısındasınız galiba.
Evet, daha yarısındayım. Bayağı ağladım. Hatta kitabı okurken tepkiler veriyorum.
Bu yazının devamı 206. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
206. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
İsmail Demirezen ile ‘Tüketim’ ‘Toplum’ ‘Tüketim Toplumu’ Üzerine
İnsanoğlu, yaratıldığı andan itibaren ihtiyaçlarını gidermek için üretme ve tüketme faaliyetinin içerisinde var olagelmiştir. Ancak hiçbir dönemde ‘tüketim” denilen olgu bugün olduğu gibi toplumu belirleyen, yönlendiren bir güce dönüşmemiştir. Daha da ötesi, modern dünya ürettiği malları tüketmeye yatkın ve istekli bir toplumsal yapıyı amaçladığından, farklı tüketim alışkanlıklarına tahammül edemez bir durumdadır. Kimi k problemi yaşayan …
Mustafa Aydın ile Kimlik Sorunu ve Kimliğimiz Üzerine
Kimlik, aynı olmak mı yoksa farklı olmak mı? Ne kadar bana dair ne kadar ötekine dair? Siyasal arenada çokça istismar edilen bir kavram olarak kimlik aslında nedir? Modern zamanlarda ki anlamıyla tarihte benzer bir kimlik problemi yok diyoruz peki, sorun nerede başlıyor ve nerede bitmeli? Bir ulus devlet içersinde Müslüman kimlik nasıl tanımlanır? Bizi ve …
Şaban Ali Düzgün ile Gazze Özelinde ‘Tanrı Suskunluğu’ ve Teodise
Gazze’de yaşanan olayları biliyor, acı ve çaresizlik içinde seyrediyoruz. İsrail’in dünyaya yaşattığı kötülük konuşuluyor ve bu tarz zulüm, yıkım ve acı anlarında en fazla dile getirilen şey; Tanrı neden ‘suskun’ ya da bu kadar kötülüğü neden yarattı? Bu minvalde kötülük meselesini nasıl açıklayabiliriz hocam? Tabiî Kötülük ahlâki bir tanım. İyi veya kötü iki kelimeden birisi …
Mahmut Yavuz’la Kuran ve Şiir Kitabı Üzerine
Muhadram elbette klasik bir terimdir. Arap edebiyatı tarihine mahsus bir terim. Muhadram terimi iki ayrı alanda kullanılmaktadır. Birincisi siyerin konusu olarak Muhadram. Bu genel olarak Allah’ın Resulü aleyhisselam’dan önce yaşamış, İslam’ın gelişi ile beraber onu bir Resul olarak kabul etmiş ve İslam’a girmiş kimseler için kullanılır.
Kasım Küçükalp ile İktidar ve Erdem Üzerine
Yönünü ve ufkunu hakikate dönmüş; kendini O’na teslim etmiş insanın tahtından olup, yalnız ve savunmasız kaldığı; hakikat, anlam ve değerin yegâne belirleyeni gibi görülmek istendiği, hakikatin vakıa karşısında hesaba çekildiği(!) çağa erdik. Aşina değiliz bu hâle. Kasım Küçükalp ile ‘İktidar’ı, felsefi, erdem ve hakikat boyutuyla konuştuk. Adalet, liyakat, sadakat gibi erdemlerin siyaset felsefesi açıdan değeri; …
Alışverişe devam et