Allah’ın ilk emri “Oku!” olmuştur. Peşinden gelen ayetlerde de Rabbimiz “Kalem” üzerine yemin etmiştir ki yazmak fiili bizzat şahitlik yapsın. Yazar olmak eline kalemi alıp aklından geçenleri yazmakla olmaz. Yazarlık mesleğini icra etmek isteyen kişinin ilk olarak okumayı sevmesi, okuduklarını anlaması ve okuduklarıyla kendini geliştirmesi gerekir. Okumak sadece kitaplarla da olmuyor haliyle. Çevremizdeki insanlardan tutun da güneşi, ayı, yıldızları, tabiatı, hayvanatı vs. tüm kâinatı okuyabilmektir ve ancak bu tarz okuma bizi geliştirir. İnsanın seviyesi ve kalitesi okuduklarıyla ortaya çıkar. Yazar Nehir Aydın Gökduman ile yaptığımız söyleşide; okumak ve yazmak, çocuk edebiyatı, yaş gruplarına göre kitapları, günümüz toplumunun niteliği değil de sosyal medyadaki popülaritesine göre niceliği (beğeni ve takipçi sayısı) ön planda tutmasına ilişkin serzenişleri, önerileri ve yazmanın doğuştan gelen bir yetenek ile mi yoksa eğitim ile mi olabileceğine dair düşüncelerini konuştuk.Nida Dergisi için yaptığımız bu söyleşiden dolayı yazar Nehir Aydın Gökduman’a teşekkür ediyor ve siz değerli okurlarımızın istifadesine sunuyoruz.
Öncelikle sizi ağırladığımız için mutluyuz. Sizin gibi değerli bir yazarla röportaj yapmak onur verici. Birçok kitabınız var. Ben kitaplarınızın birçoğunu okudum. Elimde şu an “Güller Ağlar Ülkemde” kitabınız var. Ağlayarak okuduğum bir kitap oldu.
Daha yarısındasınız galiba.
Evet, daha yarısındayım. Bayağı ağladım. Hatta kitabı okurken tepkiler veriyorum.
Bu yazının devamı
206. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Enformatik gelişmelerin sürekli ivme kazandığı, kabaca bir tasvirle haberleşme ve bilgi ağının zirvede olduğu atmosferi soluyoruz hep beraber. Yazılı materyallerin yanında dijital diye adlandırdığımız devasa bir bilgi yığını/arşivi de şimdiden oluşmuş durumda.
“İnsanlığı kurtarma isteği duyan herkes günümüzde öncelikle sözü kurtarmalıdır” der Jasques Ellul “Sözün Düşüşü” kitabında. İmajların istila ettiği çağımızda, sözü ayağa kaldırmak, ona hak ettiği değeri vermek gerekmektedir.
Her gece uyuyor her sabah uyanıyoruz. Uyurken ayağımız yerden kesiliyor, düşler görüyoruz. Uyandığımız her sabahla beraber, yeni hayatları kucağımızda bularak hikâyemize yeni sayfalar ekliyoruz. Elimize en nihayetinde tutuşturulacak kitaplarımız bu sayfalardan oluşuyor.
Türkü yakmak, türküyle yanmak ve türkü okumak. Bu coğrafya insanın kaderidir türküler. Hüznü, sevinci, yoksulluğu, aşkı ve ölümü türkülerle/türkülerde anlatmıştır Anadolu insanı. Bu sebeple türküleri anlamayan bu coğrafyanın insanını da anlayamaz, anlatamaz.
Beraberlikerimizi zedeleyen bencilliklerimizdir, cümlesinin altını ısrarla çizmiştim. Kitabın ismi Ağabeyime Mektuplar’dı. Ancak mektuplara muhattap olmak için illa ağabey olmaya gerek yoktu. Bahsedilenler çoğumuzun ahvaliydi.
Yazarlık Serüveni ve Çocuk Edebiyatı Üzerine
Söyleşi: Sema Koca
Allah’ın ilk emri “Oku!” olmuştur. Peşinden gelen ayetlerde de Rabbimiz “Kalem” üzerine yemin etmiştir ki yazmak fiili bizzat şahitlik yapsın. Yazar olmak eline kalemi alıp aklından geçenleri yazmakla olmaz. Yazarlık mesleğini icra etmek isteyen kişinin ilk olarak okumayı sevmesi, okuduklarını anlaması ve okuduklarıyla kendini geliştirmesi gerekir. Okumak sadece kitaplarla da olmuyor haliyle. Çevremizdeki insanlardan tutun da güneşi, ayı, yıldızları, tabiatı, hayvanatı vs. tüm kâinatı okuyabilmektir ve ancak bu tarz okuma bizi geliştirir. İnsanın seviyesi ve kalitesi okuduklarıyla ortaya çıkar. Yazar Nehir Aydın Gökduman ile yaptığımız söyleşide; okumak ve yazmak, çocuk edebiyatı, yaş gruplarına göre kitapları, günümüz toplumunun niteliği değil de sosyal medyadaki popülaritesine göre niceliği (beğeni ve takipçi sayısı) ön planda tutmasına ilişkin serzenişleri, önerileri ve yazmanın doğuştan gelen bir yetenek ile mi yoksa eğitim ile mi olabileceğine dair düşüncelerini konuştuk. Nida Dergisi için yaptığımız bu söyleşiden dolayı yazar Nehir Aydın Gökduman’a teşekkür ediyor ve siz değerli okurlarımızın istifadesine sunuyoruz.
Öncelikle sizi ağırladığımız için mutluyuz. Sizin gibi değerli bir yazarla röportaj yapmak onur verici. Birçok kitabınız var. Ben kitaplarınızın birçoğunu okudum. Elimde şu an “Güller Ağlar Ülkemde” kitabınız var. Ağlayarak okuduğum bir kitap oldu.
Daha yarısındasınız galiba.
Evet, daha yarısındayım. Bayağı ağladım. Hatta kitabı okurken tepkiler veriyorum.
Bu yazının devamı 206. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
“Nuri Pakdil’in Vefâtı Üzerine”
Enformatik gelişmelerin sürekli ivme kazandığı, kabaca bir tasvirle haberleşme ve bilgi ağının zirvede olduğu atmosferi soluyoruz hep beraber. Yazılı materyallerin yanında dijital diye adlandırdığımız devasa bir bilgi yığını/arşivi de şimdiden oluşmuş durumda.
Kelimelerimiz, Kavramlarımız ve Zihin Dünyamız Üzerine
“İnsanlığı kurtarma isteği duyan herkes günümüzde öncelikle sözü kurtarmalıdır” der Jasques Ellul “Sözün Düşüşü” kitabında. İmajların istila ettiği çağımızda, sözü ayağa kaldırmak, ona hak ettiği değeri vermek gerekmektedir.
“Serçe Risalesi” Üzerine
Her gece uyuyor her sabah uyanıyoruz. Uyurken ayağımız yerden kesiliyor, düşler görüyoruz. Uyandığımız her sabahla beraber, yeni hayatları kucağımızda bularak hikâyemize yeni sayfalar ekliyoruz. Elimize en nihayetinde tutuşturulacak kitaplarımız bu sayfalardan oluşuyor.
Türkünün Ötesi Neşet Ertaş Üzerine
Türkü yakmak, türküyle yanmak ve türkü okumak. Bu coğrafya insanın kaderidir türküler. Hüznü, sevinci, yoksulluğu, aşkı ve ölümü türkülerle/türkülerde anlatmıştır Anadolu insanı. Bu sebeple türküleri anlamayan bu coğrafyanın insanını da anlayamaz, anlatamaz.
“Taşranın Direnci, Şehrin Bilinci ” Metin Önal Mengüşoğlu Kitabı Üzerine
Beraberlikerimizi zedeleyen bencilliklerimizdir, cümlesinin altını ısrarla çizmiştim. Kitabın ismi Ağabeyime Mektuplar’dı. Ancak mektuplara muhattap olmak için illa ağabey olmaya gerek yoktu. Bahsedilenler çoğumuzun ahvaliydi.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.