James Sweeney dine iç ve dış bakış açılarının birbirleriyle ilişkisi hakkındaki önemli soruları din sosyolojisindeki sekülerleşme teorisi üzerinden gözden geçirerek tartışır. Dışarıdan bir bakışı kabullenme iki nedenden dolayı içinden çıkılamaz bir duruma yol açmıştır. Her şeyden önce modernleşmenin baskısı altında dinin ölümünü tahmine rağmen, dinin yenilenmiş ve yaşam dolu bir formda ya da farklı bir ifadeyle modern dünyanın bir parçası olduğu fark edilmiştir. İkincisi, araştırmacıların din üzerine yaklaşımları nedeniyle, dış bakış açılarındaki bu kabullenme dikkatle incelenerek varsayımlar edinilmiştir. Bu varsayımların çalışmalarını renklendireceği için sosyologlar kendi kişisel duruşlarına sahip çıkmak zorunda kalmıştır. Sosyoloji disiplinine uygun olan dış bakış açısı, bilim adamı ne çalışırsa çalışsın onun kişisel duruşuyla ilgili iç bakış açısına uyum sağlayarak metodolojik uyumu koruma altına almıştır. Dış bakış açısındaki...
Bu yazının devamı
179. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İnsanoğlu, varoluşunu anlamlandırmaya çalıştığı tarihsel sürecinde çocukluk evresine benzer, uzun denilebilecek bir dönem geçirdi. Öyle ki, vehim ve hurafeler insan aklı üzerinde egemen olmuş, insanlar arasında aldatıcı, büyücü ve sihirbazlar çoğalmıştı. Bunlar, insanları iftira ve yalanlarıyla nüfuzları altına almış ve tüm işlerinde yetki sahibi olarak
Postkolonyal teori sömürge karşıtı düşüncede ve direniş hareketlerinde geniş bir sprektrum dokümante eder ve insan deneyimlerinin ve özellikle sömürgeleştirilmiş kimselerin algılarının geniş bir yelpazesini tanımlar.
Zihnimizde problemlere ve sorunlara yaklaşımımızdaki karmaşıklık, umutsuzca kavramayı öğrenmemiz gereken bir şeydir, çünkü bu içinde yaşadığımız koşullardan ibarettir. Hiçbirimizin, insan geleceklerinin çoğul vizyonunu da benimsemeden karmaşıklığı kucaklayan sürdürülebilir bir yaşam tarzına ulaşması mümkün değildir.
Bu röportajda, Chomsky, “bilimdeki sol eleştiriyi” emperyalist, ırkçı, cinsiyet ayrımcılığı vb olarak nitelendirdiği şeyleri tamamen kapsayan bir eleştiri yapıyor. Onun cevapları, Chomsky’nin post-modern düşüncenin politik çıkarımları ve söyleminin kökenleri olarak algıladığı
Din ve Politikaya Dair Beş Model veya İki Dünya Arasında: Mü’min ve Vatandaş
Tercüme: Zeynep Gölen
James Sweeney dine iç ve dış bakış açılarının birbirleriyle ilişkisi hakkındaki önemli soruları din sosyolojisindeki sekülerleşme teorisi üzerinden gözden geçirerek tartışır. Dışarıdan bir bakışı kabullenme iki nedenden dolayı içinden çıkılamaz bir duruma yol açmıştır. Her şeyden önce modernleşmenin baskısı altında dinin ölümünü tahmine rağmen, dinin yenilenmiş ve yaşam dolu bir formda ya da farklı bir ifadeyle modern dünyanın bir parçası olduğu fark edilmiştir. İkincisi, araştırmacıların din üzerine yaklaşımları nedeniyle, dış bakış açılarındaki bu kabullenme dikkatle incelenerek varsayımlar edinilmiştir. Bu varsayımların çalışmalarını renklendireceği için sosyologlar kendi kişisel duruşlarına sahip çıkmak zorunda kalmıştır. Sosyoloji disiplinine uygun olan dış bakış açısı, bilim adamı ne çalışırsa çalışsın onun kişisel duruşuyla ilgili iç bakış açısına uyum sağlayarak metodolojik uyumu koruma altına almıştır. Dış bakış açısındaki...
Bu yazının devamı 179. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
İslâm’a Göre Olağanüstülük (ve Mucize)
İnsanoğlu, varoluşunu anlamlandırmaya çalıştığı tarihsel sürecinde çocukluk evresine benzer, uzun denilebilecek bir dönem geçirdi. Öyle ki, vehim ve hurafeler insan aklı üzerinde egemen olmuş, insanlar arasında aldatıcı, büyücü ve sihirbazlar çoğalmıştı. Bunlar, insanları iftira ve yalanlarıyla nüfuzları altına almış ve tüm işlerinde yetki sahibi olarak
Kalp
Dehşetle açılmış gözlerini yerde duran kalbe dikti… İnanamıyordu gördüklerine…
Kanalı boyalı kalbin nabzı, tıpkı dünyanın nabzı gibi değişik ritimlerle atmaktaydı…
Karanlıkta parlayan güneş ışınları gibi parlamaktaydı…
Kalbi avuçlarının arasına aldı, gözlerini kapadı, sanki kendinden bir parçaydı o…
Bütün vücudu titriyordu… Onu ne kadar derinden sevdiğini fısıldadı:
Postkolonyal Çalışmaların Filistin’den Ayrılmazlığı: Edward Said Üzerine Düşünceler
Postkolonyal teori sömürge karşıtı düşüncede ve direniş hareketlerinde geniş bir sprektrum dokümante eder ve insan deneyimlerinin ve özellikle sömürgeleştirilmiş kimselerin algılarının geniş bir yelpazesini tanımlar.
Ümmet Nerede?
Zihnimizde problemlere ve sorunlara yaklaşımımızdaki karmaşıklık, umutsuzca kavramayı öğrenmemiz gereken bir şeydir, çünkü bu içinde yaşadığımız koşullardan ibarettir. Hiçbirimizin, insan geleceklerinin çoğul vizyonunu da benimsemeden karmaşıklığı kucaklayan sürdürülebilir bir yaşam tarzına ulaşması mümkün değildir.
Bilimin Postmodern Eleştirilerini “Aşırı Şişirilmiş Çok Sesli Mütearife” Olarak Tanımlıyor
Bu röportajda, Chomsky, “bilimdeki sol eleştiriyi” emperyalist, ırkçı, cinsiyet ayrımcılığı vb olarak nitelendirdiği şeyleri tamamen kapsayan bir eleştiri yapıyor. Onun cevapları, Chomsky’nin post-modern düşüncenin politik çıkarımları ve söyleminin kökenleri olarak algıladığı