– Aşkın içimde bir şehir oldu biliyor musun? Yıldızlarla, güneş ve nehirlerle, çocuklarla, ağaçlarla ve kuşlarla dolu bir şehir…
– Demek ki kalbin bu dünyadaki her şeyi alamayacak kadar küçük!
Eliyle göğsünü göstererek:
– Burada dünyadan daha büyük bir kalp var!
– Hep böyle derler…
– Ama ben onlardan farklıyım…
Gözlerini gözlerine dikerek:
– Nasıl ispat edeceksin bunu?
Gözleri gözlerinin içinde kayboldu. Şehirler, nehirler, parlayan güneşler, aylar, çocuklar, yağmur ve kuşlar, hepsi derin gözlerinde eridi yok oldu. Ve Tutkuyla haykırdı:
– Bunu sana şimdi ispatlayacağım, hemen şimdi!..
Bu yazının devamı
180. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Bakışlarımızı Şeriat’ın hem tarihsel hem de çağdaş olan üç yönü üzerinde yoğunlaştırmak istiyorum. Tarihsel ve çağdaş derken kastettiğim şey, Şeriat’ı kendi iyiliği için çalışmanın sözde içsel değerine ek olarak, tabii eğer bu mümkünse, size karşı dürüst olmak gerekirse, içsel ilgiye inanmıyorum. İnsanların bir şeye ilgi duymasının ardında
Batı hukuku ve İslam hukukunun insanı bir kavram olarak nasıl gördüğüne dair genel bir kategori olarak pek dikkat edilmediğini düşündüğüm insanın önceliği üzerine konuşacağım. Bu nedenle ilk dersimde Şeriat’ın özel ilgiyi hak eden üç merkezi yönü olduğuna işaret ettim. Mevcut durumumuz hakkında, yüzleşmek zorunda bırakıldığımız geç modernite
Postkolonyal teori sömürge karşıtı düşüncede ve direniş hareketlerinde geniş bir sprektrum dokümante eder ve insan deneyimlerinin ve özellikle sömürgeleştirilmiş kimselerin algılarının geniş bir yelpazesini tanımlar.
Dışarıdan bir bakışı kabullenme iki nedenden dolayı içinden çıkılamaz bir duruma yol açmıştır. Her şeyden önce modernleşmenin baskısı altında dinin ölümünü tahmine rağmen, dinin yenilenmiş ve yaşam dolu bir formda ya da farklı bir ifadeyle modern dünyanın bir parçası olduğu fark edilmiştir.
Bu sosyokırım ve politikkırım -veya Filistin’in bir ulus ve devlet olarak önceden planlanmış şekilde yıkımı ve yerinin değiştirilmesi- 1917’de Britanya hükümeti tarafından öngörülerek Siyonist-İngiliz
Kalp
Tercüme: Nurettin Ceviz
– Seni seviyorum!
– Bunlar boş lâflar…
– Sevgin büyüyor içimde!
– Hep aynı sözler…
– Aşkın içimde bir şehir oldu biliyor musun? Yıldızlarla, güneş ve nehirlerle, çocuklarla, ağaçlarla ve kuşlarla dolu bir şehir…
– Demek ki kalbin bu dünyadaki her şeyi alamayacak kadar küçük!
Eliyle göğsünü göstererek:
– Burada dünyadan daha büyük bir kalp var!
– Hep böyle derler…
– Ama ben onlardan farklıyım…
Gözlerini gözlerine dikerek:
– Nasıl ispat edeceksin bunu?
Gözleri gözlerinin içinde kayboldu. Şehirler, nehirler, parlayan güneşler, aylar, çocuklar, yağmur ve kuşlar, hepsi derin gözlerinde eridi yok oldu. Ve Tutkuyla haykırdı:
– Bunu sana şimdi ispatlayacağım, hemen şimdi!..
Bu yazının devamı 180. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Fıkıh (Şeriat), Ahlâk ve Epistemoloji
Bakışlarımızı Şeriat’ın hem tarihsel hem de çağdaş olan üç yönü üzerinde yoğunlaştırmak istiyorum. Tarihsel ve çağdaş derken kastettiğim şey, Şeriat’ı kendi iyiliği için çalışmanın sözde içsel değerine ek olarak, tabii eğer bu mümkünse, size karşı dürüst olmak gerekirse, içsel ilgiye inanmıyorum. İnsanların bir şeye ilgi duymasının ardında
İki Farklı Dünya: Kapitalist Araçsallık ve Ahlaki Düzen
Batı hukuku ve İslam hukukunun insanı bir kavram olarak nasıl gördüğüne dair genel bir kategori olarak pek dikkat edilmediğini düşündüğüm insanın önceliği üzerine konuşacağım. Bu nedenle ilk dersimde Şeriat’ın özel ilgiyi hak eden üç merkezi yönü olduğuna işaret ettim. Mevcut durumumuz hakkında, yüzleşmek zorunda bırakıldığımız geç modernite
Postkolonyal Çalışmaların Filistin’den Ayrılmazlığı: Edward Said Üzerine Düşünceler
Postkolonyal teori sömürge karşıtı düşüncede ve direniş hareketlerinde geniş bir sprektrum dokümante eder ve insan deneyimlerinin ve özellikle sömürgeleştirilmiş kimselerin algılarının geniş bir yelpazesini tanımlar.
Din ve Politikaya Dair Beş Model veya İki Dünya Arasında: Mü’min ve Vatandaş
Dışarıdan bir bakışı kabullenme iki nedenden dolayı içinden çıkılamaz bir duruma yol açmıştır. Her şeyden önce modernleşmenin baskısı altında dinin ölümünü tahmine rağmen, dinin yenilenmiş ve yaşam dolu bir formda ya da farklı bir ifadeyle modern dünyanın bir parçası olduğu fark edilmiştir.
İsrail ve Filistin Anlatılarında Filistin’in Etnik Temizliği: Sözcüksel Temsilin Söylem-Kavramsal Analizi
Bu sosyokırım ve politikkırım -veya Filistin’in bir ulus ve devlet olarak önceden planlanmış şekilde yıkımı ve yerinin değiştirilmesi- 1917’de Britanya hükümeti tarafından öngörülerek Siyonist-İngiliz
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.