Geçen sefer etik hakkında konuşmuştum, tabiri caizse, Şeriat’ta etik alanı hakkında. Şimdi ise örneğin Batı hukuku ve İslam hukukunun insanı bir kavram olarak nasıl gördüğüne dair genel bir kategori olarak pek dikkat edilmediğini düşündüğüm insanın önceliği üzerine konuşacağım. Bu nedenle ilk dersimde Şeriat’ın özel ilgiyi hak eden üç merkezi yönü olduğuna işaret ettim. Mevcut durumumuz hakkında, yüzleşmek zorunda bırakıldığımız geç modernite koşulları hakkında eleştirel dersler çıkarabileceğimiz üç yön. Bunun nedeni, geçen sefer söylediğim gibi, geçmişi maddi olarak ya da hatta kurumsal olarak geri getirebilmemiz değildir. Bu imkânsızlık, bu insani oluşumların benzersiz olduğu ve birebir ya da yaklaşık olarak tekrarlanmasının imkânsız olduğu basit gerçeğinden kaynaklanmaktadır. Özellikle tikellerin biricikliğine inanan filozoflar ya da düşünürler için bu tek başına bir doktrindir, tabiri caizse, önemlidir. Bunu bir kez benimsediğinizde, bunun dallanmaları vardır ve dallanmalarından biri de bu tür bir sonuçtur. Yine de bu oluşumlar, yüzyıllar boyunca gelişmelerine izin veren bir mantıkla, onlara sadece uzun ömürlülük değil, aynı zamanda uzun ömürlülüklerini açıklanabilir kılan anayasal bir sürdürülebilirlik sağlayan bir iç mantıkla işliyordu. Bu konuşmada vurgulayacağım argüman, bu uzun ömürlülüğün, bu kurumların ve onları çevreleyen kültürel ortamın insana verdiği üstün değer açısından açıklanabilir olduğudur.
Bu yazının devamı
222. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Kitle iletişim araçlarındaki fikrî tartışmalarımız ve diğer sohbetlerimizi dikkatlice düşünen kişi, içinde bulunduğumuz kötü durum hakkında bugün sık sık tekrarladığımız şikâyetler ve sunduğumuz çözümlerin, atalarımızın bundan bir asır önce tartıştıklarının aynısı olduğunu görür. Bundan emin olmak istiyorsan, Kevakibi’nin Ummü’l-Kura adlı kitabında tasvir ettiği sözde İslam Konferansı Örgütü
Sen onları ahlaklı olarak tanımlıyorsun ve ben de ama aynı zamanda ahlaklılığın doğasını da merak ediyorum. Ahlak, tarafsızlık, ılımlılık, her iki taraf… Bunların bağlamları yok mu? Açık adaletsizlik konusunda ılımlı olmak gerçekten bir erdem midir?
Bu röportajda, Chomsky, “bilimdeki sol eleştiriyi” emperyalist, ırkçı, cinsiyet ayrımcılığı vb olarak nitelendirdiği şeyleri tamamen kapsayan bir eleştiri yapıyor. Onun cevapları, Chomsky’nin post-modern düşüncenin politik çıkarımları ve söyleminin kökenleri olarak algıladığı
Bu metin, sosyal gelişme (insani yetkinlikler, gelişimci demokrasi) perspektifine yöneltilmiş krizler/eleştiriler dizisine dair bir teşhis ve sonuçların genel bir taslağını sunmaktadır. Bu perspektif, modernitenin merkez-liberal “jeo-kültürü”nün bir tezahürü
İki Farklı Dünya: Kapitalist Araçsallık ve Ahlaki Düzen
Tercüme: Dilan Taş
Geçen sefer etik hakkında konuşmuştum, tabiri caizse, Şeriat’ta etik alanı hakkında. Şimdi ise örneğin Batı hukuku ve İslam hukukunun insanı bir kavram olarak nasıl gördüğüne dair genel bir kategori olarak pek dikkat edilmediğini düşündüğüm insanın önceliği üzerine konuşacağım. Bu nedenle ilk dersimde Şeriat’ın özel ilgiyi hak eden üç merkezi yönü olduğuna işaret ettim. Mevcut durumumuz hakkında, yüzleşmek zorunda bırakıldığımız geç modernite koşulları hakkında eleştirel dersler çıkarabileceğimiz üç yön. Bunun nedeni, geçen sefer söylediğim gibi, geçmişi maddi olarak ya da hatta kurumsal olarak geri getirebilmemiz değildir. Bu imkânsızlık, bu insani oluşumların benzersiz olduğu ve birebir ya da yaklaşık olarak tekrarlanmasının imkânsız olduğu basit gerçeğinden kaynaklanmaktadır. Özellikle tikellerin biricikliğine inanan filozoflar ya da düşünürler için bu tek başına bir doktrindir, tabiri caizse, önemlidir. Bunu bir kez benimsediğinizde, bunun dallanmaları vardır ve dallanmalarından biri de bu tür bir sonuçtur. Yine de bu oluşumlar, yüzyıllar boyunca gelişmelerine izin veren bir mantıkla, onlara sadece uzun ömürlülük değil, aynı zamanda uzun ömürlülüklerini açıklanabilir kılan anayasal bir sürdürülebilirlik sağlayan bir iç mantıkla işliyordu. Bu konuşmada vurgulayacağım argüman, bu uzun ömürlülüğün, bu kurumların ve onları çevreleyen kültürel ortamın insana verdiği üstün değer açısından açıklanabilir olduğudur.
Bu yazının devamı 222. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Sorgulama Kültürü
Kitle iletişim araçlarındaki fikrî tartışmalarımız ve diğer sohbetlerimizi dikkatlice düşünen kişi, içinde bulunduğumuz kötü durum hakkında bugün sık sık tekrarladığımız şikâyetler ve sunduğumuz çözümlerin, atalarımızın bundan bir asır önce tartıştıklarının aynısı olduğunu görür. Bundan emin olmak istiyorsan, Kevakibi’nin Ummü’l-Kura adlı kitabında tasvir ettiği sözde İslam Konferansı Örgütü
Güney Afrikalı Nazarında İsrail Apartheidi
Sen onları ahlaklı olarak tanımlıyorsun ve ben de ama aynı zamanda ahlaklılığın doğasını da merak ediyorum. Ahlak, tarafsızlık, ılımlılık, her iki taraf… Bunların bağlamları yok mu? Açık adaletsizlik konusunda ılımlı olmak gerçekten bir erdem midir?
Kalp
Dehşetle açılmış gözlerini yerde duran kalbe dikti… İnanamıyordu gördüklerine…
Kanalı boyalı kalbin nabzı, tıpkı dünyanın nabzı gibi değişik ritimlerle atmaktaydı…
Karanlıkta parlayan güneş ışınları gibi parlamaktaydı…
Kalbi avuçlarının arasına aldı, gözlerini kapadı, sanki kendinden bir parçaydı o…
Bütün vücudu titriyordu… Onu ne kadar derinden sevdiğini fısıldadı:
Bilimin Postmodern Eleştirilerini “Aşırı Şişirilmiş Çok Sesli Mütearife” Olarak Tanımlıyor
Bu röportajda, Chomsky, “bilimdeki sol eleştiriyi” emperyalist, ırkçı, cinsiyet ayrımcılığı vb olarak nitelendirdiği şeyleri tamamen kapsayan bir eleştiri yapıyor. Onun cevapları, Chomsky’nin post-modern düşüncenin politik çıkarımları ve söyleminin kökenleri olarak algıladığı
Geç Demokrasinin Post-Liberal Dünyasında İslam ve İslamofobi. Irkçılığın Neo-Reel-Politik Temelleri
Bu metin, sosyal gelişme (insani yetkinlikler, gelişimci demokrasi) perspektifine yöneltilmiş krizler/eleştiriler dizisine dair bir teşhis ve sonuçların genel bir taslağını sunmaktadır. Bu perspektif, modernitenin merkez-liberal “jeo-kültürü”nün bir tezahürü
Alışverişe devam et