Konuya ilgi duyan okurlar bir yana, konuya esas meseleyi teşkil eden ana unsurlar hâlindeki kültür, kültür örüntüleri, uygarlık ve uygarlıklara ilişkin/değgin kavramlar olarak bildiğimiz Doğu-Batı ayrışma ve birleşim incelemeleri, klasik Avrupa düşüncesi, modern Avrupa ve Batı yorumları, postmodern yorumlar ve tıpkı bu külliyat yığınına benzer biçimde, antropolojiden sosyolojiye, toplumbilimlerinden etnometodolojiye ve klasik emperyal kolonyal sömürge biçim ve yorumlarından postkolonyal dönem sömürge biçimleriyle alâkalı tarif ve yorumlara, hegemonya, melezlik, tarih yazımı gibi konulara kadar uzayacak bir dizge; kapitalist düzen ve finanskapital araştırmaları, emperyal kanon vs. gibi konular üzerinde çalışmalar yapan akademisyen, yazar ve incelemecilerin muhakkak biçimde duymuş, görmüş ve okumuş olduklarını varsaydığımız bir birikimle birlikte düşünülmesi gereken bir kavram olarak oryantalizmin taşıdığı bütün önyargılı önem bir yana, dolayımında oluşmuş bulunan Doğu...
Bu yazının devamı
224. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Zygmunt Bauman ve David Lyon’un birlikte hazırlamış oldukları ve dilimize ‘Akışkan Gözetim’ olarak tercüme edilen Liquid Surveillance adlı kitap, gözetim olarak adlandırılan gözetleme, izleme, takip etme, sınıflandırma, kontrol etme ve sistemli olarak izleme dünyasında neler yaşandığını
20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren mekân ve coğrafya, düşünürlerin sistematik çalışma konularından biri olagelmiştir. Özellikle Marksist geleneğin temsilcilerinden Henri Lefebvre ve David Harvey, bu çalışmaların seyrinde en ciddi katkısı olan düşünürlerdendir. Mekân, toplumsal süreçlerden ve iktisadi değişimlerden azade bir olgu
“Eleştiri seküler midir?” adlı kitap Talal Asad, Judith Butler, Saba Mahmood ve Wendy Brown’un kolektif bir çalışması. Şüphesiz eleştirinin seküler olduğu iddiası çok büyük ve sansasyonel bir iddia. Bu iddiaya yöneltilmiş eleştirileri mezkûr yazarların düşünceleri
Bu noktadan hareketle de salt mekân seçimi bağlamında bile olsa, bazen bir roman, bir mekânı öylesine sahiplenir ki, o yer artık yalnızca coğrafi bir nokta olmaktan çıkar, edebiyatın bir parçasına dönüşür ve biz o romanı okurken işlenen tema bir yana, öte yandan da bu temanın ve konunun geçmiş olduğu seçilen mekânı da
Her çocuk tabii hilkat ile tertemiz yaratılır. İslam’ın aslıdır bu. Anasından doğduğu gibi yaşamaya devam edebilen her çocuk, müslüman olarak yaşar ve ölür. O nedenle ayrıca İslam fıtratı olarak belirtmek fıtratı tanımadığımızı gösterir. Zira İslam fıtratı diyecek olursak akabinde yahudi, hristiyan fıtratları da gündeme gelir ki bu fıtrat türlerini de kabul
Doğu’nun Aynasındaki Batı: Kültürel Sömürgecilik ve Oryantalizmin İzinde
Konuya ilgi duyan okurlar bir yana, konuya esas meseleyi teşkil eden ana unsurlar hâlindeki kültür, kültür örüntüleri, uygarlık ve uygarlıklara ilişkin/değgin kavramlar olarak bildiğimiz Doğu-Batı ayrışma ve birleşim incelemeleri, klasik Avrupa düşüncesi, modern Avrupa ve Batı yorumları, postmodern yorumlar ve tıpkı bu külliyat yığınına benzer biçimde, antropolojiden sosyolojiye, toplumbilimlerinden etnometodolojiye ve klasik emperyal kolonyal sömürge biçim ve yorumlarından postkolonyal dönem sömürge biçimleriyle alâkalı tarif ve yorumlara, hegemonya, melezlik, tarih yazımı gibi konulara kadar uzayacak bir dizge; kapitalist düzen ve finanskapital araştırmaları, emperyal kanon vs. gibi konular üzerinde çalışmalar yapan akademisyen, yazar ve incelemecilerin muhakkak biçimde duymuş, görmüş ve okumuş olduklarını varsaydığımız bir birikimle birlikte düşünülmesi gereken bir kavram olarak oryantalizmin taşıdığı bütün önyargılı önem bir yana, dolayımında oluşmuş bulunan Doğu...
Bu yazının devamı 224. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
“Akışkan Gözetim” Üzerine Bir Değerlendirme
Zygmunt Bauman ve David Lyon’un birlikte hazırlamış oldukları ve dilimize ‘Akışkan Gözetim’ olarak tercüme edilen Liquid Surveillance adlı kitap, gözetim olarak adlandırılan gözetleme, izleme, takip etme, sınıflandırma, kontrol etme ve sistemli olarak izleme dünyasında neler yaşandığını
Sosyal Adalet ve Şehir
20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren mekân ve coğrafya, düşünürlerin sistematik çalışma konularından biri olagelmiştir. Özellikle Marksist geleneğin temsilcilerinden Henri Lefebvre ve David Harvey, bu çalışmaların seyrinde en ciddi katkısı olan düşünürlerdendir. Mekân, toplumsal süreçlerden ve iktisadi değişimlerden azade bir olgu
“Eleştiri Seküler midir?” Tartışmasını Tartışmak
“Eleştiri seküler midir?” adlı kitap Talal Asad, Judith Butler, Saba Mahmood ve Wendy Brown’un kolektif bir çalışması. Şüphesiz eleştirinin seküler olduğu iddiası çok büyük ve sansasyonel bir iddia. Bu iddiaya yöneltilmiş eleştirileri mezkûr yazarların düşünceleri
Zeyniler Köyü ve Çalıkuşu’nun İzinde Bir Yolculuk
Bu noktadan hareketle de salt mekân seçimi bağlamında bile olsa, bazen bir roman, bir mekânı öylesine sahiplenir ki, o yer artık yalnızca coğrafi bir nokta olmaktan çıkar, edebiyatın bir parçasına dönüşür ve biz o romanı okurken işlenen tema bir yana, öte yandan da bu temanın ve konunun geçmiş olduğu seçilen mekânı da
Bir Annenin Rüyası
Her çocuk tabii hilkat ile tertemiz yaratılır. İslam’ın aslıdır bu. Anasından doğduğu gibi yaşamaya devam edebilen her çocuk, müslüman olarak yaşar ve ölür. O nedenle ayrıca İslam fıtratı olarak belirtmek fıtratı tanımadığımızı gösterir. Zira İslam fıtratı diyecek olursak akabinde yahudi, hristiyan fıtratları da gündeme gelir ki bu fıtrat türlerini de kabul