Geçinmek, insanın kendisi ve dış dünya ile kurduğu bağın niteliğine gönderme yapar.
İç âlemin bütünlüğünü korumak hiç de öyle kolay değildir. İnsanın kendi ihtiyaçlarını, arzularını, hayallerini anlama ve tanıma yolculuğu, geçmiş ve gelecek algısını düzenleme becerisi kişinin dış dünya ile bağını oluşturur.
“Kişinin iç ve dış dünya ile kurduğu ilişkinin niteliğini belirleyen kaynak nedir?” sorusu, bilimsel çalışmaların sorularından biridir. Bağlanma kuramı bu noktada kişinin ilişki yapılarını açıklayan bağlanma örüntülerinden bahseder. Bireyin erken dönem ilişkilerini, ergenin iç ve dış çevreye uyumunu, yetişkinlerin özel ve sosyal ilişkilerinin temelini bağlanma stilleriyle açıklar.
Bu yazının devamı
192. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Yumruklarını sıkarak bu hayatı yorumlayamazsın… Kenetleyerek kollarını kimseyi saramazsın… Öfke saçan nazarınla önünü aydınlatamazsın… Hep şikâyet ederek sorunları çözemezsin… Ağaç ağaç diyorlardı hep. Tohumu küçümsüyorlardı. Ağacın tohumdan olduğunu bilmiyorlardı.
“Söz vermiştim kendi kendime: Yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da, bir hırstan başka ne idi? Burada namuslu insanlar arasında sakin, ölümü bekleyecektim; hırs, hiddet neme gerekti? Yapamadım. Koştum tütüncüye, kalem kâğıt aldım. Oturdum. Ada’nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. Kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım.”
Yaşam ve ölüm ikilisi hangi ikili kümesine dâhil edilebilir? Ölüm denen gerçeklik yaşamın olmaması hali midir; yoksa ölüm denen gerçeklik yaşam gerçekliğinin ikizi midir? İlki daha makul görünmektedir. Ezdad ikilisindendir yaşam ve ölüm kavramları. Bir olgunun iki ayrı olayı gibidir sanki.
Ken Loach’un “Sorry We Mıssed You” filmi, modern kapitalist dünyanın en güncel ve en görünmez yüzü olan güvencesiz çalışma biçimlerini ve bunun bir ailenin dokusuna nasıl sirayet ettiğini çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor.
Gerçeklik olarak “Amele özgü olan nedir?”, yöntemine ilişkin olarak da “Yapılması uygun düşen amel nedir?” iki soruyla amel mefhumunun manevî boyutunu anlamlandırma ile pratik hayattaki işlevsel boyutunu kullanma yönünde karşılaştırmalı bir bakış açısı geliştirmek önemli.
Geçinmek Kavramı ve Bağlanma
Geçinmek, insanın kendisi ve dış dünya ile kurduğu bağın niteliğine gönderme yapar.
İç âlemin bütünlüğünü korumak hiç de öyle kolay değildir. İnsanın kendi ihtiyaçlarını, arzularını, hayallerini anlama ve tanıma yolculuğu, geçmiş ve gelecek algısını düzenleme becerisi kişinin dış dünya ile bağını oluşturur.
“Kişinin iç ve dış dünya ile kurduğu ilişkinin niteliğini belirleyen kaynak nedir?” sorusu, bilimsel çalışmaların sorularından biridir. Bağlanma kuramı bu noktada kişinin ilişki yapılarını açıklayan bağlanma örüntülerinden bahseder. Bireyin erken dönem ilişkilerini, ergenin iç ve dış çevreye uyumunu, yetişkinlerin özel ve sosyal ilişkilerinin temelini bağlanma stilleriyle açıklar.
Bu yazının devamı 192. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Hayat Bir Yük Değil
Yumruklarını sıkarak bu hayatı yorumlayamazsın… Kenetleyerek kollarını kimseyi saramazsın… Öfke saçan nazarınla önünü aydınlatamazsın… Hep şikâyet ederek sorunları çözemezsin… Ağaç ağaç diyorlardı hep. Tohumu küçümsüyorlardı. Ağacın tohumdan olduğunu bilmiyorlardı.
Yazmasak Deli Olur Muyduk?
“Söz vermiştim kendi kendime: Yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da, bir hırstan başka ne idi? Burada namuslu insanlar arasında sakin, ölümü bekleyecektim; hırs, hiddet neme gerekti? Yapamadım. Koştum tütüncüye, kalem kâğıt aldım. Oturdum. Ada’nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. Kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım.”
Ölümün Anlamı – Anlamın Ölümü
Yaşam ve ölüm ikilisi hangi ikili kümesine dâhil edilebilir? Ölüm denen gerçeklik yaşamın olmaması hali midir; yoksa ölüm denen gerçeklik yaşam gerçekliğinin ikizi midir? İlki daha makul görünmektedir. Ezdad ikilisindendir yaşam ve ölüm kavramları. Bir olgunun iki ayrı olayı gibidir sanki.
Neo-Liberal Zincirler: Gig Ekonomisinin Görünmez Prangaları ve Kurye Hayatları
Ken Loach’un “Sorry We Mıssed You” filmi, modern kapitalist dünyanın en güncel ve en görünmez yüzü olan güvencesiz çalışma biçimlerini ve bunun bir ailenin dokusuna nasıl sirayet ettiğini çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor.
Modern İnsandan Arınmış İnsan Çabası
Gerçeklik olarak “Amele özgü olan nedir?”, yöntemine ilişkin olarak da “Yapılması uygun düşen amel nedir?” iki soruyla amel mefhumunun manevî boyutunu anlamlandırma ile pratik hayattaki işlevsel boyutunu kullanma yönünde karşılaştırmalı bir bakış açısı geliştirmek önemli.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.