Geçtiğimiz haftalarda içimizi ısıtan, yüreğimizi soğutan bir habere dikkat kesildik. Habere konu olan olay bir okul bahçesinde geçiyordu. Çocuklar dışarda oyun oynarken, okul bahçesine yanaşan kamyon, karşısında kalabalık bir ordu buldu. Adı boykot listelerinin başlarında yer alan dondurma markasının nakliye aracının içeriye geçişini engelleyen bahçedeki çocuklardı. Alnı öpülesi çocuklar… Sadece vaktinin azımsanmayacak kısmı çocuklarla geçen benim gibilerde değil hemen herkeste büyük bir heyecan uyandırdı haber. “Story”lerde, anlık durum güncellemelerinde de kendine epey yer buldu. Çocuklar üzerine, çocukluğa dair bir şeyler düşünmeye başlayan yetişkenlerinin eninde sonunda kendini hayret makamında bulması kaçınılmaz mıdır? Bu soruya evet diyorsak, tüm öğretim kurumlarından alnının akıyla sıyrılıp, bir ton konferans,seminer dinleyip dağ yığını kitaplar okuyan yetişkinlerin bu hayretini neye borçluyuz? Yığınla enformasyon ve malumata sahip olan bir yetişkinin kimi zamanlar, çocukluğunda kaybettiği bir şeylere sarılması herhalde boşuna değil. Şüphesiz çocuğun saati yetişkinlerinkinden farklı işliyor. Büyüklerin saatinde bir saat altmış dakika, bir hafta yedi gündür, bir yıl 365 gün altı saattir. Oysa, çocukların saati geriye doğru işler bazen ileriye. Kimi zaman dakikası ay olur, yılı da dakika. Peki saatinin durduğu da olur mu? Evet. Ama yalnızca pili bitince değil!
Yaşar Bayraktar’ın kaleme aldığı Süper Başkan kitabının kahramanı Fatih de böyle bir çocuk.
Bu yazının devamı
215. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Yaşlı teyzemizi ziyarete gittik.O da oradaydı.Seksen üç yaşında, görmüş geçirmiş bir teyze. Temiz, onurlu bir yüzü vardı.Yaşlılar ilgilenilmeyi, konuşmayı severler.Sorular sorarak onu konuşturmak istedim. Niyetim sadece hoşbeş etmekti.Kısaca hayatını özetledi. Etkilenmemek elde değil. Neler yaşıyor insanlar da hâlâ ayaktalar.“İnsan her acıya katlanabiliyor demek ki” demekten kendimi alamadım.Bir sonraki nesli yani bizleri ve bizden sonrakileri düşündüm. …
İlk yazımızı Nida Dergisi’nde kaleme alalı beş yılı aşkın bir süre geçti. Bu süre zarfında birkaç yazı haricinde “11 Eylül sonrası dünya sinemalarından örnek filmlerde İslam, Müslüman ve öteki kurgusunu” ele alan değerlendirmeler yaptık.
Geçimsizlik… İlk bakışta akla olumsuz şeyler getiren bu kelime, saklı kalmış bir mücevherdir aslında. Ama bu mücevherin de tıpkı diğer mücevherat gibi ağırlık ve değer bakımından ucuzu vardır, pahalısı vardır. Buna rağmen bizim aklımıza ucuz olanı gelir çoğu zaman. Tıpkı yalnızlık gibi… Yalnızlık da tıpkı geçimsizlik gibi iki türlüdür ve akla hep ucuz olanı gelir. Bu iki yalnızlıktan birinde yalnız kalmak kişinin kendi seçimi değildir, kişi bunu istemese de yalnız kalmıştır. Buna “yalnız kalmak” denir ve cebrî bir tarafı vardır.
Koltuğun Hacmi
Geçtiğimiz haftalarda içimizi ısıtan, yüreğimizi soğutan bir habere dikkat kesildik. Habere konu olan olay bir okul bahçesinde geçiyordu. Çocuklar dışarda oyun oynarken, okul bahçesine yanaşan kamyon, karşısında kalabalık bir ordu buldu. Adı boykot listelerinin başlarında yer alan dondurma markasının nakliye aracının içeriye geçişini engelleyen bahçedeki çocuklardı. Alnı öpülesi çocuklar… Sadece vaktinin azımsanmayacak kısmı çocuklarla geçen benim gibilerde değil hemen herkeste büyük bir heyecan uyandırdı haber. “Story”lerde, anlık durum güncellemelerinde de kendine epey yer buldu. Çocuklar üzerine, çocukluğa dair bir şeyler düşünmeye başlayan yetişkenlerinin eninde sonunda kendini hayret makamında bulması kaçınılmaz mıdır? Bu soruya evet diyorsak, tüm öğretim kurumlarından alnının akıyla sıyrılıp, bir ton konferans,seminer dinleyip dağ yığını kitaplar okuyan yetişkinlerin bu hayretini neye borçluyuz? Yığınla enformasyon ve malumata sahip olan bir yetişkinin kimi zamanlar, çocukluğunda kaybettiği bir şeylere sarılması herhalde boşuna değil. Şüphesiz çocuğun saati yetişkinlerinkinden farklı işliyor. Büyüklerin saatinde bir saat altmış dakika, bir hafta yedi gündür, bir yıl 365 gün altı saattir. Oysa, çocukların saati geriye doğru işler bazen ileriye. Kimi zaman dakikası ay olur, yılı da dakika. Peki saatinin durduğu da olur mu? Evet. Ama yalnızca pili bitince değil!
Yaşar Bayraktar’ın kaleme aldığı Süper Başkan kitabının kahramanı Fatih de böyle bir çocuk.
Bu yazının devamı 215. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Küçürek Öyküler
Tekasür
– Bu kabristan çok büyümüş.
– Say say bitmiyor, sorma…
İnsan Her Acıya Katlanabilir mi
Yaşlı teyzemizi ziyarete gittik.O da oradaydı.Seksen üç yaşında, görmüş geçirmiş bir teyze. Temiz, onurlu bir yüzü vardı.Yaşlılar ilgilenilmeyi, konuşmayı severler.Sorular sorarak onu konuşturmak istedim. Niyetim sadece hoşbeş etmekti.Kısaca hayatını özetledi. Etkilenmemek elde değil. Neler yaşıyor insanlar da hâlâ ayaktalar.“İnsan her acıya katlanabiliyor demek ki” demekten kendimi alamadım.Bir sonraki nesli yani bizleri ve bizden sonrakileri düşündüm. …
Gökyüzü Kadar Kırmızı ile Eğitimcinin Sinema Rehberine Giriş
İlk yazımızı Nida Dergisi’nde kaleme alalı beş yılı aşkın bir süre geçti. Bu süre zarfında birkaç yazı haricinde “11 Eylül sonrası dünya sinemalarından örnek filmlerde İslam, Müslüman ve öteki kurgusunu” ele alan değerlendirmeler yaptık.
Geçimsiz Çöl Sessizliği
Geçimsizlik… İlk bakışta akla olumsuz şeyler getiren bu kelime, saklı kalmış bir mücevherdir aslında. Ama bu mücevherin de tıpkı diğer mücevherat gibi ağırlık ve değer bakımından ucuzu vardır, pahalısı vardır. Buna rağmen bizim aklımıza ucuz olanı gelir çoğu zaman. Tıpkı yalnızlık gibi… Yalnızlık da tıpkı geçimsizlik gibi iki türlüdür ve akla hep ucuz olanı gelir. Bu iki yalnızlıktan birinde yalnız kalmak kişinin kendi seçimi değildir, kişi bunu istemese de yalnız kalmıştır. Buna “yalnız kalmak” denir ve cebrî bir tarafı vardır.
Elma Ve Fazlası
Kulağıma kulağıma
Elmadan fazla olduğunu
Söyleyip duruyordu.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.