Kalbinde bir sır doğduysa, Bırak benzesin, Biraz yağmura, Biraz güneşe, Biraz da denize… Hakikate benzesin yüksek sesle… Senin ellerin rahle, Gözlerin cüz gülleri… Bekle, Pay-ı tahtı kurulsun gerçeğin, Yarana merhem sürsün zaman, Unut bu akşam hüznü, Rahmettir içtiğin… Kalbin diyar diyar gezmiş sırrı Lakin, ne lügatler çözebilmiş lisanını, Ne de gönlün bulmuş gerçek Hira’sını… Ey …
geçer ipliğinden zamanın zorluk denilen katar göğsü yaralayan bir hançer ne ki kuş tüyüdür işte acıtan ağır ağır Bu yazının devamı 184. sayıda. Devamını okumak için satın alın Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır. 184. Sayıyı Satın Al Giriş yap
Bir karanlık bul ve onu yıka.
Akıl kıyısında eşelenme, kalp denizine dal. Karanlığı karanlıkla yenebileceğin düşüncesinden tevbe et.
Uyanmak karanlığı bulmaktır aslında. Yüzümüzde ezbere bildiğimiz mahmurlukla karanlığı bileklerinden yakalamaktır uyanmak.
Karanlığı yıkamak neyi değiştirir fikri seni eylemesin.
Kur’a hep kendi içimizdeki günahkâra çıkar.
Sen kendi aksini izlemeye meyledip denize düşeni ve içinde haksızlık olan karanlığı yutan balığı hatırla.
Hayal Şehrin Boyacıları
Hayal şehrin boyacıları
Bir üç yüz iki otobüsle döndüler evlerine
Masallarda sürekli aranan renklerle
Bir şehri koruyan meleklerle
Parmaklarıyla insanlara renk tutmayı öğrettiler
Yoklama alınacaktı birazdan bütün sokaklarda
Boş sokaklar şimdi onları eğlendiriyordu
Kara kediler hariç, her şey güzeldi
Bu yazının devamı 196. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
196. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
Sır
Kalbinde bir sır doğduysa, Bırak benzesin, Biraz yağmura, Biraz güneşe, Biraz da denize… Hakikate benzesin yüksek sesle… Senin ellerin rahle, Gözlerin cüz gülleri… Bekle, Pay-ı tahtı kurulsun gerçeğin, Yarana merhem sürsün zaman, Unut bu akşam hüznü, Rahmettir içtiğin… Kalbin diyar diyar gezmiş sırrı Lakin, ne lügatler çözebilmiş lisanını, Ne de gönlün bulmuş gerçek Hira’sını… Ey …
Hacı Kardaşlarıma
Hoş geldin Kâbe’den ey mü’min kardaş
İnşallah haccınız dev bendler gibi
Arzın her yanından bulup bir haldaş
Elele verdiniz bülendler gibi
Lebbeyk allahümme lebbeyk nidası
Göğü inletmiştir tekbir sedası
Kalbine dolduysa dava ihlâsı
Hazlısın olsan da sur-bendler gibi
Harem-i Şerif’te tek saf oldunuz
Kimbilir o anda ne hoş kuldunuz
Eve dönünce de öyle olunuz
Necatı ‘birlik’te görenler gibi
Şiir
vaziyet
başlamaya hasretli dilim
ötelerden belletilene köprüsün
çaktın kibriti lazım değil ruh
elinde eksik tarif
önünde müşkül bir yol
kalbimin ortasından dilimin ucuna kıvranan
geldiğin gibi olmuyorsun hiç
senden değil bu elbet
rahat ol
şamar oğlanı zaman
Neden Neden?
geçer ipliğinden zamanın zorluk denilen katar göğsü yaralayan bir hançer ne ki kuş tüyüdür işte acıtan ağır ağır Bu yazının devamı 184. sayıda. Devamını okumak için satın alın Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır. 184. Sayıyı Satın Al Giriş yap
Şair Tutanağı: Yağmur Duası
Bir karanlık bul ve onu yıka.
Akıl kıyısında eşelenme, kalp denizine dal. Karanlığı karanlıkla yenebileceğin düşüncesinden tevbe et.
Uyanmak karanlığı bulmaktır aslında. Yüzümüzde ezbere bildiğimiz mahmurlukla karanlığı bileklerinden yakalamaktır uyanmak.
Karanlığı yıkamak neyi değiştirir fikri seni eylemesin.
Kur’a hep kendi içimizdeki günahkâra çıkar.
Sen kendi aksini izlemeye meyledip denize düşeni ve içinde haksızlık olan karanlığı yutan balığı hatırla.
Alışverişe devam et