“Hukuk, insan davranışlarını düzenlemekte ve topluma şekil vermektedir”[1] diyerek sonlandırmıştım bir yazımı. Bu yazıda da bu sonuçtan başlayarak yeni bir başlangıç yapma niyetindeyim. Hukukun şekillendirdiği bir toplumda yaşıyoruz diyebiliriz. Peki, bu hukuku kim yaratıyor? Hukuku ne belirliyor?
Hukuk, tarih boyunca toplulukların bir arada yaşamaları için var olan bir olgudur. Burada tartışmayı açarken hukuk terimi ile modern dönemle başlayan hukuku kastetmekteyim. Modern dönemle başlayan hukuk, devletlerin kendi yasama organları tarafından çıkarılan yasalar çerçevesinde şekillenmektedir. Burada ikili bir ayrım yapılabilir. Hukukun yazıldığı, çizildiği, konuşulduğu yerler, genel itibariyle olması gereken hukuk tanımı üzerine şekillenmektedir. Bu durum, hukukun pratik yönünü arka plana atıyor gibi gözükmektedir. O hâlde hukuk ne için vardır? Bu soruya verilebilecek olan “toplumdaki adaleti sağlamak için” cevabı kulağa hoş gelir ve herkesin de memnun kalacağı bir cevaptır. Ancak uygulama gerçekten böyle midir? Hukuk, adaleti sağlar mı? Bu yazımda da modern dönemle başlayan süreç bağlamında hukuku şekillendiren devleti ve hukukun bu devletin manipülatif bir aracı olup olmadığı sorusunu tartışmaya açmaya çalışacağım.
Devlet ve Hukuk İlişkisi
Hukuk teorilerinin genelinde hukukun tarafsızlığı vurgulanmakta, toplumun güvenliği ve düzeni için var olduğu ifade edilmektedir. Burada, ister doğal hukukçuların görüşleri bağlamında isterse cari olan pozitif hukukun görüşleri bağlamında değerlendirilsin; hukuk, toplum düzeni için var olan bir olgu olarak kabul görmektedir. Hobbes ile başlayan “insan, insanın kurdudur” söyleminin oluşturduğu isyankâr toplumu düzenlemek için hukuk, gerekli bir durum olarak görülmektedir. Bu söylemler yumağında hukuk hep olumlanmıştır. Çıkardığı o kadar maraz olmasına rağmen hukukun üzerine bir leke sürülmemiş gibi gözükmektedir. Marx ile beraber başlayan eleştirel hukuk düşüncesi, bu süreçte hukukun olumsuz bir araç olarak kullanılıyor olabileceği sorusunu gündeme getirmiştir.
Bu yazının devamı
218. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Fransız Profesör Jean Maisonneuve, bedenin yüceltilerek hayatın odağına yerleştirildiğini, ego tarafından yönetilen bir dünyada kişilerin yetkinliğinin bedenlerinin sınırlarıyla tanımlandığını, çağın salgını olan narsizmin Yunan mitolojisinden bilinen “kendine âşık olma” halinden farklı olduğunu;
Hayatta bir gayesi olan, bir amaç veya dâvâ uğruna mücadele veren her insan, ‘değişim’ meselesiyle yüzleşmek durumundadır. Çünkü bir gaye sahibi olmak, henüz elinizde olmayan, size ait olmayan bir şeye ulaşmak için çaba göstermeniz gerektiği anlamına gelir. Bunun için ise, bir şeylerin ‘değişmesi’ gerekir ve bu da bir ‘cehd’e ihtiyaç duyar. Mücadele ve sabır olmaksızın, …
Yüce Allah, insanı birey olarak muhatap almakta, ona bağımsız bir kişilik tanımakta ve öğretilerini kendisine yöneltmektedir. Bağımsız birey olarak vereceği
Jeremy Bentham’ın ortaya attığı kavram bir hapishane inşası ya da toplum mimarisi iken, Foucault’da bu modern devletin ıslah ediciliğinde belirgin bir unsur olarak karşımıza çıkar. Modern devletleri, hükümran devletlerden ayıran en önemli unsur toplumun ıslah etme biçimleridir.
Tören/ritüel ile kuram arasında bağ kuran Baudrillard, kuramın tören gibi karmaşa ve suç ortaklığına izin vermediğini iddia eder. Ona göre kavramlara diyalektik bir nitelik kazandırarak onları evrenselleştirmek gibi bir amacı olmayan kuram, tören gibi “şiddet” yüklüdür. Bu şiddetin amacı; şeyler ya da kavramların gelişigüzel bir şekilde yan yana getirilmelerini engellemek, farklılık üretmek, araya mesafe koymak ve birbirine karışan şeylerin tekrar yerli yerine oturmasını sağlamaktır.
Hukuk: Devletin Manipülatif Bir Aracı mı Yoksa Toplumsal Düzenin Temeli mi?
Giriş: Hukuk Ne İçin Vardır?
“Hukuk, insan davranışlarını düzenlemekte ve topluma şekil vermektedir”[1] diyerek sonlandırmıştım bir yazımı. Bu yazıda da bu sonuçtan başlayarak yeni bir başlangıç yapma niyetindeyim. Hukukun şekillendirdiği bir toplumda yaşıyoruz diyebiliriz. Peki, bu hukuku kim yaratıyor? Hukuku ne belirliyor?
Hukuk, tarih boyunca toplulukların bir arada yaşamaları için var olan bir olgudur. Burada tartışmayı açarken hukuk terimi ile modern dönemle başlayan hukuku kastetmekteyim. Modern dönemle başlayan hukuk, devletlerin kendi yasama organları tarafından çıkarılan yasalar çerçevesinde şekillenmektedir. Burada ikili bir ayrım yapılabilir. Hukukun yazıldığı, çizildiği, konuşulduğu yerler, genel itibariyle olması gereken hukuk tanımı üzerine şekillenmektedir. Bu durum, hukukun pratik yönünü arka plana atıyor gibi gözükmektedir. O hâlde hukuk ne için vardır? Bu soruya verilebilecek olan “toplumdaki adaleti sağlamak için” cevabı kulağa hoş gelir ve herkesin de memnun kalacağı bir cevaptır. Ancak uygulama gerçekten böyle midir? Hukuk, adaleti sağlar mı? Bu yazımda da modern dönemle başlayan süreç bağlamında hukuku şekillendiren devleti ve hukukun bu devletin manipülatif bir aracı olup olmadığı sorusunu tartışmaya açmaya çalışacağım.
Devlet ve Hukuk İlişkisi
Hukuk teorilerinin genelinde hukukun tarafsızlığı vurgulanmakta, toplumun güvenliği ve düzeni için var olduğu ifade edilmektedir. Burada, ister doğal hukukçuların görüşleri bağlamında isterse cari olan pozitif hukukun görüşleri bağlamında değerlendirilsin; hukuk, toplum düzeni için var olan bir olgu olarak kabul görmektedir. Hobbes ile başlayan “insan, insanın kurdudur” söyleminin oluşturduğu isyankâr toplumu düzenlemek için hukuk, gerekli bir durum olarak görülmektedir. Bu söylemler yumağında hukuk hep olumlanmıştır. Çıkardığı o kadar maraz olmasına rağmen hukukun üzerine bir leke sürülmemiş gibi gözükmektedir. Marx ile beraber başlayan eleştirel hukuk düşüncesi, bu süreçte hukukun olumsuz bir araç olarak kullanılıyor olabileceği sorusunu gündeme getirmiştir.
Bu yazının devamı 218. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Bedene Yapılan Her Müdahale Ruhta Bir İz Bırakır
Fransız Profesör Jean Maisonneuve, bedenin yüceltilerek hayatın odağına yerleştirildiğini, ego tarafından yönetilen bir dünyada kişilerin yetkinliğinin bedenlerinin sınırlarıyla tanımlandığını, çağın salgını olan narsizmin Yunan mitolojisinden bilinen “kendine âşık olma” halinden farklı olduğunu;
‘Şartlar’ Neyi Belirler
Hayatta bir gayesi olan, bir amaç veya dâvâ uğruna mücadele veren her insan, ‘değişim’ meselesiyle yüzleşmek durumundadır. Çünkü bir gaye sahibi olmak, henüz elinizde olmayan, size ait olmayan bir şeye ulaşmak için çaba göstermeniz gerektiği anlamına gelir. Bunun için ise, bir şeylerin ‘değişmesi’ gerekir ve bu da bir ‘cehd’e ihtiyaç duyar. Mücadele ve sabır olmaksızın, …
İslam Toplumu, Kur’an Eğitimli Ve Peygamber Örnekli Bir Toplumdur
Yüce Allah, insanı birey olarak muhatap almakta, ona bağımsız bir kişilik tanımakta ve öğretilerini kendisine yöneltmektedir. Bağımsız birey olarak vereceği
Sömürgecilik, Apartheid, Panoptikon, İktidar ve Barbarları Beklerken
Jeremy Bentham’ın ortaya attığı kavram bir hapishane inşası ya da toplum mimarisi iken, Foucault’da bu modern devletin ıslah ediciliğinde belirgin bir unsur olarak karşımıza çıkar. Modern devletleri, hükümran devletlerden ayıran en önemli unsur toplumun ıslah etme biçimleridir.
Bir “Şiddet” Filozofu Olarak Baudrillard
Tören/ritüel ile kuram arasında bağ kuran Baudrillard, kuramın tören gibi karmaşa ve suç ortaklığına izin vermediğini iddia eder. Ona göre kavramlara diyalektik bir nitelik kazandırarak onları evrenselleştirmek gibi bir amacı olmayan kuram, tören gibi “şiddet” yüklüdür. Bu şiddetin amacı; şeyler ya da kavramların gelişigüzel bir şekilde yan yana getirilmelerini engellemek, farklılık üretmek, araya mesafe koymak ve birbirine karışan şeylerin tekrar yerli yerine oturmasını sağlamaktır.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.