Gazze’de süregelen soykırım, bir kez daha acı, adaletsizlik ve insan hakları ihlali ile ilgili derin soruları dünya gündemine taşıdı. Devam eden şiddet, masum can kayıpları ve yaygın yıkım, sadece siyasi ve insani hassasiyetleri değil, aynı zamanda derinden bağlı olunan dini inançlarla ilgili bazı soruları gündeme getiriyor. Bu durum bizi temel bir sorunla yüzleşmeye zorluyor: Her şeye gücü yeten, her şeyi bilen ve merhametli bir Tanrı, böylesine büyük bir acı ve vahşetin var olmasına nasıl izin verebilir? Neden olaylara müdahale etmiyor? Kötülük problemi olarak bilinen bu durum, adil ve merhametli bir Tanrı’nın, dünyada kötülüğün varlığıyla bir arada bulunmasını sorgulayan felsefi ve teolojik bir problemdir.
Yunanca theos (Tanrı) ve dike (adalet) kelimelerinden türetilen teodise, Tanrı’nın iyiliği ve her şeye gücü yetmesi ile kötülüğün varlığını uzlaştırmaya çalışan felsefi kuramlara verilen isimdir. Merhametli ve her şeye gücü yeten bir Tanrı’nın neden acı ve adaletsizliğe izin verdiğine dair açıklamalar ya da gerekçeler sunmaya çalışır. Bu yazı, kötülük sorununu Gazze olayları merceğinden inceleyerek, ilahi takdirle yönetilen bir dünyada acı çekmeyi anlamlandırmayı amaçlayan çeşitli teodiseleri ele almaktadır. Nitekim kanaatimce Tanrı’nın neden kötülüğe izin verdiğinin tek değil birden fazla cevabı vardır.
Bu yazının devamı
216. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Her türlü bozukluk ve şirk inançlarına karşın, ne pahasına olursa olsun Kitap Ehli’ni cennete sokmak için türlü teviller yapan veya gözyaşı dökenlerin, Allah’ın “Sizin inandığınız şeylere onlar da inanırlarsa doğru yolu bulmuş olurlar…”
Giriş: İnsan Neyi Kaybetti? İnsan, yalnızca yaşayan değil, yaşadıklarına bir anlam vermek isteyen varlıktır. Başına gelenlerin nedenini bilmek, hayatını daha büyük bir bütünün içinde görmek ister. Doğumdan ölüme uzanan bu yolun rastgele olmadığını düşünmek, acının ve kaybın karşısında tutunabileceği bir söz bulmak ister. Belki de bu yüzden insanlık tarihi boyunca din, sadece inanılan birtakım hükümlerden …
Kur’ân’ın ahlâkî dili ile Kur’ânî dünya görüşü Müslüman toplumun kültürel birikimi ile zengin bir çeşitlilikle dünya görüşünü ele alan Japon bilim insanı Toshihiko İzutsu, bunu semantik yapının anahtar kavramları analiz ederek göstermektedir.
Belirli bir zihniyet ya da dünya görüşünden sökün eden toplumsal hareketlere yaklaşırken tek bir çizgi üzerinde seyreden çıkış ve iniş noktaları aramak yanıltıcı olabilir. Doğrusal bir yükselme ya da tek yönlü sabit bir alçalma eğrisi var kabul ederek yapılan okumalar, karmaşık düşünsel ve toplumsal süreçleri anlamak için yeterli olmayabilir.
Bu metin, sosyal gelişme (insani yetkinlikler, gelişimci demokrasi) perspektifine yöneltilmiş krizler/eleştiriler dizisine dair bir teşhis ve sonuçların genel bir taslağını sunmaktadır. Bu perspektif, modernitenin merkez-liberal “jeo-kültürü”nün bir tezahürü
Gazze’deki Acılar ve Teodise
Gazze’de süregelen soykırım, bir kez daha acı, adaletsizlik ve insan hakları ihlali ile ilgili derin soruları dünya gündemine taşıdı. Devam eden şiddet, masum can kayıpları ve yaygın yıkım, sadece siyasi ve insani hassasiyetleri değil, aynı zamanda derinden bağlı olunan dini inançlarla ilgili bazı soruları gündeme getiriyor. Bu durum bizi temel bir sorunla yüzleşmeye zorluyor: Her şeye gücü yeten, her şeyi bilen ve merhametli bir Tanrı, böylesine büyük bir acı ve vahşetin var olmasına nasıl izin verebilir? Neden olaylara müdahale etmiyor? Kötülük problemi olarak bilinen bu durum, adil ve merhametli bir Tanrı’nın, dünyada kötülüğün varlığıyla bir arada bulunmasını sorgulayan felsefi ve teolojik bir problemdir.
Yunanca theos (Tanrı) ve dike (adalet) kelimelerinden türetilen teodise, Tanrı’nın iyiliği ve her şeye gücü yetmesi ile kötülüğün varlığını uzlaştırmaya çalışan felsefi kuramlara verilen isimdir. Merhametli ve her şeye gücü yeten bir Tanrı’nın neden acı ve adaletsizliğe izin verdiğine dair açıklamalar ya da gerekçeler sunmaya çalışır. Bu yazı, kötülük sorununu Gazze olayları merceğinden inceleyerek, ilahi takdirle yönetilen bir dünyada acı çekmeyi anlamlandırmayı amaçlayan çeşitli teodiseleri ele almaktadır. Nitekim kanaatimce Tanrı’nın neden kötülüğe izin verdiğinin tek değil birden fazla cevabı vardır.
Bu yazının devamı 216. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Kitap Ehli İslâm’ı Kabul Ederse Ne Kaybeder Yahut Ne Kazanır?
Her türlü bozukluk ve şirk inançlarına karşın, ne pahasına olursa olsun Kitap Ehli’ni cennete sokmak için türlü teviller yapan veya gözyaşı dökenlerin, Allah’ın “Sizin inandığınız şeylere onlar da inanırlarsa doğru yolu bulmuş olurlar…”
Kayıp Anlamın Peşinde Yeni Kutsallar Postmodern Bireyin Dinî Gelenekten Spiritüel Deneyime Yolculuğu
Giriş: İnsan Neyi Kaybetti? İnsan, yalnızca yaşayan değil, yaşadıklarına bir anlam vermek isteyen varlıktır. Başına gelenlerin nedenini bilmek, hayatını daha büyük bir bütünün içinde görmek ister. Doğumdan ölüme uzanan bu yolun rastgele olmadığını düşünmek, acının ve kaybın karşısında tutunabileceği bir söz bulmak ister. Belki de bu yüzden insanlık tarihi boyunca din, sadece inanılan birtakım hükümlerden …
Ahlâkî Kavramların Semantik Yapısı
Kur’ân’ın ahlâkî dili ile Kur’ânî dünya görüşü Müslüman toplumun kültürel birikimi ile zengin bir çeşitlilikle dünya görüşünü ele alan Japon bilim insanı Toshihiko İzutsu, bunu semantik yapının anahtar kavramları analiz ederek göstermektedir.
Zihniyet Manzaramız: Bir Bilanço Taslağı
Belirli bir zihniyet ya da dünya görüşünden sökün eden toplumsal hareketlere yaklaşırken tek bir çizgi üzerinde seyreden çıkış ve iniş noktaları aramak yanıltıcı olabilir. Doğrusal bir yükselme ya da tek yönlü sabit bir alçalma eğrisi var kabul ederek yapılan okumalar, karmaşık düşünsel ve toplumsal süreçleri anlamak için yeterli olmayabilir.
Geç Demokrasinin Post-Liberal Dünyasında İslam ve İslamofobi. Irkçılığın Neo-Reel-Politik Temelleri
Bu metin, sosyal gelişme (insani yetkinlikler, gelişimci demokrasi) perspektifine yöneltilmiş krizler/eleştiriler dizisine dair bir teşhis ve sonuçların genel bir taslağını sunmaktadır. Bu perspektif, modernitenin merkez-liberal “jeo-kültürü”nün bir tezahürü
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.