ÖzetBu makale, Filistin’in etnik temizliğini—1948’de hız kazanan, Filistin halkının yerinden edilmesi ve Manda idaresi altındaki Filistin’in günümüz İsrail’ine dönüştürülmesiyle sonuçlanan süreci—temsil etmek için sırasıyla Filistinliler ve İsrailliler tarafından kullanılan kavramların (özellikle Nakba ve Bağımsızlık Savaşı etiketlerinin) soy kütüğünü yan yana getirip karşılaştırmakta ve incelemektedir. Makale, bu kavramsallaştırmaların veya etiketlerin temsil ettikleri şey açısından doğru olup olmadığı sorusuna cevap vermeye çalışmaktadır. Söylem-kavramsal analiz çerçevesi kullanılarak çalışma, bu sözcüksel temsillerin yerleşimci-sömürgeciliği nasıl gizemli hale getirip sürdürdüğünü göstermektedir. Makale, Filistin’in devam eden etnik temizliği ile ilgili dünyanın kilit olaylara ilişkin anlayışını yeniden adlandıracak ve yeniden yapılandıracak gerekli bir karşı söylemi savunmaktadır. Aynı zamanda sosyal değişim ve dekolonizasyonun ilk adımının ulusalcı söylemde kavramsal ve söylemsel bir değişiklikle başladığını, bunun da sosyal gerçekliğin, tarihin değişiminin...
Bu yazının devamı
217. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Batı hukuku ve İslam hukukunun insanı bir kavram olarak nasıl gördüğüne dair genel bir kategori olarak pek dikkat edilmediğini düşündüğüm insanın önceliği üzerine konuşacağım. Bu nedenle ilk dersimde Şeriat’ın özel ilgiyi hak eden üç merkezi yönü olduğuna işaret ettim. Mevcut durumumuz hakkında, yüzleşmek zorunda bırakıldığımız geç modernite
Sen onları ahlaklı olarak tanımlıyorsun ve ben de ama aynı zamanda ahlaklılığın doğasını da merak ediyorum. Ahlak, tarafsızlık, ılımlılık, her iki taraf… Bunların bağlamları yok mu? Açık adaletsizlik konusunda ılımlı olmak gerçekten bir erdem midir?
Bu röportajda, Chomsky, “bilimdeki sol eleştiriyi” emperyalist, ırkçı, cinsiyet ayrımcılığı vb olarak nitelendirdiği şeyleri tamamen kapsayan bir eleştiri yapıyor. Onun cevapları, Chomsky’nin post-modern düşüncenin politik çıkarımları ve söyleminin kökenleri olarak algıladığı
Zihnimizde problemlere ve sorunlara yaklaşımımızdaki karmaşıklık, umutsuzca kavramayı öğrenmemiz gereken bir şeydir, çünkü bu içinde yaşadığımız koşullardan ibarettir. Hiçbirimizin, insan geleceklerinin çoğul vizyonunu da benimsemeden karmaşıklığı kucaklayan sürdürülebilir bir yaşam tarzına ulaşması mümkün değildir.
Postkolonyal teori sömürge karşıtı düşüncede ve direniş hareketlerinde geniş bir sprektrum dokümante eder ve insan deneyimlerinin ve özellikle sömürgeleştirilmiş kimselerin algılarının geniş bir yelpazesini tanımlar.
İsrail ve Filistin Anlatılarında Filistin’in Etnik Temizliği: Sözcüksel Temsilin Söylem-Kavramsal Analizi
Tercüme: Münevver Gülçe
ÖzetBu makale, Filistin’in etnik temizliğini—1948’de hız kazanan, Filistin halkının yerinden edilmesi ve Manda idaresi altındaki Filistin’in günümüz İsrail’ine dönüştürülmesiyle sonuçlanan süreci—temsil etmek için sırasıyla Filistinliler ve İsrailliler tarafından kullanılan kavramların (özellikle Nakba ve Bağımsızlık Savaşı etiketlerinin) soy kütüğünü yan yana getirip karşılaştırmakta ve incelemektedir. Makale, bu kavramsallaştırmaların veya etiketlerin temsil ettikleri şey açısından doğru olup olmadığı sorusuna cevap vermeye çalışmaktadır. Söylem-kavramsal analiz çerçevesi kullanılarak çalışma, bu sözcüksel temsillerin yerleşimci-sömürgeciliği nasıl gizemli hale getirip sürdürdüğünü göstermektedir. Makale, Filistin’in devam eden etnik temizliği ile ilgili dünyanın kilit olaylara ilişkin anlayışını yeniden adlandıracak ve yeniden yapılandıracak gerekli bir karşı söylemi savunmaktadır. Aynı zamanda sosyal değişim ve dekolonizasyonun ilk adımının ulusalcı söylemde kavramsal ve söylemsel bir değişiklikle başladığını, bunun da sosyal gerçekliğin, tarihin değişiminin...
Bu yazının devamı 217. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
İki Farklı Dünya: Kapitalist Araçsallık ve Ahlaki Düzen
Batı hukuku ve İslam hukukunun insanı bir kavram olarak nasıl gördüğüne dair genel bir kategori olarak pek dikkat edilmediğini düşündüğüm insanın önceliği üzerine konuşacağım. Bu nedenle ilk dersimde Şeriat’ın özel ilgiyi hak eden üç merkezi yönü olduğuna işaret ettim. Mevcut durumumuz hakkında, yüzleşmek zorunda bırakıldığımız geç modernite
Güney Afrikalı Nazarında İsrail Apartheidi
Sen onları ahlaklı olarak tanımlıyorsun ve ben de ama aynı zamanda ahlaklılığın doğasını da merak ediyorum. Ahlak, tarafsızlık, ılımlılık, her iki taraf… Bunların bağlamları yok mu? Açık adaletsizlik konusunda ılımlı olmak gerçekten bir erdem midir?
Bilimin Postmodern Eleştirilerini “Aşırı Şişirilmiş Çok Sesli Mütearife” Olarak Tanımlıyor
Bu röportajda, Chomsky, “bilimdeki sol eleştiriyi” emperyalist, ırkçı, cinsiyet ayrımcılığı vb olarak nitelendirdiği şeyleri tamamen kapsayan bir eleştiri yapıyor. Onun cevapları, Chomsky’nin post-modern düşüncenin politik çıkarımları ve söyleminin kökenleri olarak algıladığı
Ümmet Nerede?
Zihnimizde problemlere ve sorunlara yaklaşımımızdaki karmaşıklık, umutsuzca kavramayı öğrenmemiz gereken bir şeydir, çünkü bu içinde yaşadığımız koşullardan ibarettir. Hiçbirimizin, insan geleceklerinin çoğul vizyonunu da benimsemeden karmaşıklığı kucaklayan sürdürülebilir bir yaşam tarzına ulaşması mümkün değildir.
Postkolonyal Çalışmaların Filistin’den Ayrılmazlığı: Edward Said Üzerine Düşünceler
Postkolonyal teori sömürge karşıtı düşüncede ve direniş hareketlerinde geniş bir sprektrum dokümante eder ve insan deneyimlerinin ve özellikle sömürgeleştirilmiş kimselerin algılarının geniş bir yelpazesini tanımlar.