“Sizi boş bir amaç uğruna yarattığımızı ve gerçekten bize döndürülüp getirilmeyeceğinizi mi sanmıştınız?” (Mü’minûn, 115)
1980 öncesi…
Sağ-sol kavgasının okullarda, öğretmen ve öğrencilerde zirvede olduğu yıllar…
Farklı sınıflardan birkaç arkadaşla hararetle, az bir bilgi ama samimiyetle İslam’ı savunduğumuz lise yıllarımın başları…
Okuyabildiğimiz, bildiğimiz birkaç yazar ve kitap var.
Sıramda rahmetli Şule Yüksel Şenler’in “Her Şey İslam İçin” kitabı.
Orta yaşlı, çok ciddi ve disiplinli bayan edebiyat öğretmenimiz kitabıma el koyuyor.
Bu yazının devamı
223. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Uyku tutmadı. Sağa döndü, sola döndü. Mutfağa doğru götürdü ayakları. İki kaşık yoğurt yedi. Ağzının kenarını, biçimsizce kopardığı kâğıt havluyla sildi. Yine de uyku tutmadı. Komidinin üstündeki telefonunu aldı eline, uçuş modunu kapatıp mobil veriyi açtı:
Sokaklarda başıboş dolaşan, caddelerde arabaların arasında bir şeyler satmaya çalışan çocuklar…Belki bir ömür keşfedemeyecekler kendilerini. “İnsan” olduklarının farkına bile varmadan tüketecekler koca bir ömrü. Ne pejmürde kıyafetleridir beni üzen, ne de açlıkları, sersefil hayatları. O, görünen halleridir nihayetinde. Üç-beş kuruşla düzeltilebilecek halleri… Ölünce de geçer veya biter dünyalık sıkıntıları. Her şey bu kadar mı ama? …
İnsanın üzerine sinen en güzel koku çocukluk kokusudur. Üzerinize sinen o kokuyu bir ömür yanınızda taşırsınız ya da taşımak istersiniz. Çünkü bu koku ötelerin cennetin kokusudur. Uçsuz bucaksız hayal dünyasında, ayakları yere basmadan diyarlar aşan çocukluktur. Dinlediği her masal sonrası kendi masalını yazmak, yaşamak isteyen çocukluk…
Gerçeklik olarak “Amele özgü olan nedir?”, yöntemine ilişkin olarak da “Yapılması uygun düşen amel nedir?” iki soruyla amel mefhumunun manevî boyutunu anlamlandırma ile pratik hayattaki işlevsel boyutunu kullanma yönünde karşılaştırmalı bir bakış açısı geliştirmek önemli.
Haktan yana bir şair Mustafa Ökkeş Evren. Çocuk haklarını şiirlemiş. ‘Çocuk haktır. Çocuğun her çığlığı hakikattir’ diyor. Son şiir kitabında ”hiç haksız olur mu çocuklar?” diye soruyor bize. Her çocuğun hakları ile var olması gerektiğini hatırlatırken, tertemiz bir dünyanın da kapılarından geçiriyor teker teker. Her şiirinde ‘çocuk’ sesi duyuyoruz.
İnsanları “İyi” Yapan Değerlerin Görmezden Gelinmesi
“Sizi boş bir amaç uğruna yarattığımızı ve gerçekten bize döndürülüp getirilmeyeceğinizi mi sanmıştınız?” (Mü’minûn, 115)
1980 öncesi…
Sağ-sol kavgasının okullarda, öğretmen ve öğrencilerde zirvede olduğu yıllar…
Farklı sınıflardan birkaç arkadaşla hararetle, az bir bilgi ama samimiyetle İslam’ı savunduğumuz lise yıllarımın başları…
Okuyabildiğimiz, bildiğimiz birkaç yazar ve kitap var.
Sıramda rahmetli Şule Yüksel Şenler’in “Her Şey İslam İçin” kitabı.
Orta yaşlı, çok ciddi ve disiplinli bayan edebiyat öğretmenimiz kitabıma el koyuyor.
Bu yazının devamı 223. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Kaydıraç
Uyku tutmadı. Sağa döndü, sola döndü. Mutfağa doğru götürdü ayakları. İki kaşık yoğurt yedi. Ağzının kenarını, biçimsizce kopardığı kâğıt havluyla sildi. Yine de uyku tutmadı. Komidinin üstündeki telefonunu aldı eline, uçuş modunu kapatıp mobil veriyi açtı:
“İnsan” Olmanın Farkına Varmak
Sokaklarda başıboş dolaşan, caddelerde arabaların arasında bir şeyler satmaya çalışan çocuklar…Belki bir ömür keşfedemeyecekler kendilerini. “İnsan” olduklarının farkına bile varmadan tüketecekler koca bir ömrü. Ne pejmürde kıyafetleridir beni üzen, ne de açlıkları, sersefil hayatları. O, görünen halleridir nihayetinde. Üç-beş kuruşla düzeltilebilecek halleri… Ölünce de geçer veya biter dünyalık sıkıntıları. Her şey bu kadar mı ama? …
Çocukluğun Kokusu…
İnsanın üzerine sinen en güzel koku çocukluk kokusudur. Üzerinize sinen o kokuyu bir ömür yanınızda taşırsınız ya da taşımak istersiniz. Çünkü bu koku ötelerin cennetin kokusudur. Uçsuz bucaksız hayal dünyasında, ayakları yere basmadan diyarlar aşan çocukluktur. Dinlediği her masal sonrası kendi masalını yazmak, yaşamak isteyen çocukluk…
Modern İnsandan Arınmış İnsan Çabası
Gerçeklik olarak “Amele özgü olan nedir?”, yöntemine ilişkin olarak da “Yapılması uygun düşen amel nedir?” iki soruyla amel mefhumunun manevî boyutunu anlamlandırma ile pratik hayattaki işlevsel boyutunu kullanma yönünde karşılaştırmalı bir bakış açısı geliştirmek önemli.
Hiç Haksız Olur Mu Çocuklar?
Haktan yana bir şair Mustafa Ökkeş Evren. Çocuk haklarını şiirlemiş. ‘Çocuk haktır. Çocuğun her çığlığı hakikattir’ diyor. Son şiir kitabında ”hiç haksız olur mu çocuklar?” diye soruyor bize. Her çocuğun hakları ile var olması gerektiğini hatırlatırken, tertemiz bir dünyanın da kapılarından geçiriyor teker teker. Her şiirinde ‘çocuk’ sesi duyuyoruz.
Alışverişe devam et