Kadınlar bulgur kaynatıp, erkekler soku döverken ben; teknedeki unu tıngır mıngır elerken, şehrin birinde şirin bir mahalle varmış. Komşu komşunun işine el atar, çocuklar oyuncaklarını kendi yapar, çiftçiler ürettiklerini komisyonsuz satarmış… Nineler masal anlatır, dedeler askerlik hikâyesi, baltacılar odun arar, geçinmektir gayesi…
Fırınıyla bakkalı ki bir mahalle yetinir, pek sevinçli haberi postacılar getirir… Hâsıl-ı kelam mahallenin yeri dar lakin herkes birbirinden haberdar iken…
Bir gardiyan Ali amca vardır, beş tane de çocuğu.
Bu yazının devamı
186. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Fikretme, tefekkür etme, insanı kendine getiren, kendilik olma becerisini ortaya çıkaran büyük erdem. İnsanı, toplumu içerisinde ayırt ettiren, ona şuur katan, onda farkındalık yaratan büyük beceri…
Rabbin insana sunduğu, bahşettiği türlü türlü yetenekleri ortaya çıkaran
Filistin meselesi, yalnızca bir toprak işgali ya da bölgesel bir çatışma değil, aynı zamanda çağdaş dünyanın adalet, sömürgecilik, insan hakları ve uluslararası siyaset gibi meselelerle imtihanıdır. Bugün için bu küresel ölçekte bir gerçektir ve böyledir.
Hayat ne kadar gürültülüyse, ölüm o kadar sessiz. Hayat ne kadar teslim almaya gayreti zorluyorsa, ölüm teslim olmanın adresi. Hayat sahip olma telaşesi iken, ölüm vazgeçişin belgesi. Hayat iddia kumkuması iken, ölüm ispatın tarifi. Hayat telaşenin canlı filmi ise ölüm sükûnetin resmi. Söylenecek ne çok tarif varken benim aklıma gelenler bunlardı işte. Bence hayatı idrak ölümü doğru anlamakla birebir alakalı. Ancak yaşayanlar ölecektir öyle değil mi?
Geçinmek, insanın kendisi ve dış dünya ile kurduğu bağın niteliğine gönderme yapar.
İç âlemin bütünlüğünü korumak hiç de öyle kolay değildir. İnsanın kendi ihtiyaçlarını, arzularını, hayallerini anlama ve tanıma yolculuğu, geçmiş ve gelecek algısını düzenleme becerisi kişinin dış dünya ile bağını oluşturur.
“Kişinin iç ve dış dünya ile kurduğu ilişkinin niteliğini belirleyen kaynak nedir?” sorusu, bilimsel çalışmaların sorularından biridir. Bağlanma kuramı bu noktada kişinin ilişki yapılarını açıklayan bağlanma örüntülerinden bahseder. Bireyin erken dönem ilişkilerini, ergenin iç ve dış çevreye uyumunu, yetişkinlerin özel ve sosyal ilişkilerinin temelini bağlanma stilleriyle açıklar.
Nasılsınız
Evvel zaman içinde
Buğday çuval içinde,
Kadınlar bulgur kaynatıp, erkekler soku döverken ben; teknedeki unu tıngır mıngır elerken, şehrin birinde şirin bir mahalle varmış. Komşu komşunun işine el atar, çocuklar oyuncaklarını kendi yapar, çiftçiler ürettiklerini komisyonsuz satarmış… Nineler masal anlatır, dedeler askerlik hikâyesi, baltacılar odun arar, geçinmektir gayesi…
Fırınıyla bakkalı ki bir mahalle yetinir, pek sevinçli haberi postacılar getirir… Hâsıl-ı kelam mahallenin yeri dar lakin herkes birbirinden haberdar iken…
Bir gardiyan Ali amca vardır, beş tane de çocuğu.
Bu yazının devamı 186. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Tefekkür Teşekkürdür
Fikretme, tefekkür etme, insanı kendine getiren, kendilik olma becerisini ortaya çıkaran büyük erdem. İnsanı, toplumu içerisinde ayırt ettiren, ona şuur katan, onda farkındalık yaratan büyük beceri…
Rabbin insana sunduğu, bahşettiği türlü türlü yetenekleri ortaya çıkaran
Müslüman Yılmaz!
Sebat, ağlayanı bir gün güldürür.
Sabredip azmeden menzile yürür.
İnsanı öldürmez hapis, işkence;
Öldürürse, ümitsizlik öldürür!
Bir İnsanlık Meselesi Olarak Filistin, Bir Vicdan Alanı Olarak Edebiyat
Filistin meselesi, yalnızca bir toprak işgali ya da bölgesel bir çatışma değil, aynı zamanda çağdaş dünyanın adalet, sömürgecilik, insan hakları ve uluslararası siyaset gibi meselelerle imtihanıdır. Bugün için bu küresel ölçekte bir gerçektir ve böyledir.
Mektup VIII
Hayat ne kadar gürültülüyse, ölüm o kadar sessiz. Hayat ne kadar teslim almaya gayreti zorluyorsa, ölüm teslim olmanın adresi. Hayat sahip olma telaşesi iken, ölüm vazgeçişin belgesi. Hayat iddia kumkuması iken, ölüm ispatın tarifi. Hayat telaşenin canlı filmi ise ölüm sükûnetin resmi. Söylenecek ne çok tarif varken benim aklıma gelenler bunlardı işte. Bence hayatı idrak ölümü doğru anlamakla birebir alakalı. Ancak yaşayanlar ölecektir öyle değil mi?
Geçinmek Kavramı ve Bağlanma
Geçinmek, insanın kendisi ve dış dünya ile kurduğu bağın niteliğine gönderme yapar.
İç âlemin bütünlüğünü korumak hiç de öyle kolay değildir. İnsanın kendi ihtiyaçlarını, arzularını, hayallerini anlama ve tanıma yolculuğu, geçmiş ve gelecek algısını düzenleme becerisi kişinin dış dünya ile bağını oluşturur.
“Kişinin iç ve dış dünya ile kurduğu ilişkinin niteliğini belirleyen kaynak nedir?” sorusu, bilimsel çalışmaların sorularından biridir. Bağlanma kuramı bu noktada kişinin ilişki yapılarını açıklayan bağlanma örüntülerinden bahseder. Bireyin erken dönem ilişkilerini, ergenin iç ve dış çevreye uyumunu, yetişkinlerin özel ve sosyal ilişkilerinin temelini bağlanma stilleriyle açıklar.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.