Chopin bu eseri yaparken, ruhundan bir parçayı çiselemişti sanki. Ülkesi işgal edilen bir sanatçı, içindeki hüznü nasıl yansıtmalıysa öyle yansıyordu notalar. Zarif çoban yastığı bilgisayara doğru iyice eğildi. Müziğin içine girmek ister gibi salınıyordu. Masayı sallayan rüzgâr, bardağı titreştirdikçe gelincik bardağın içine birkaç damla gözyaşı damlatıyor gibiydi. Boynunu bükmüştü. Polonya için birkaç damla da o gözyaşı döküyordu. Askerlerin sesini duyar gibiydi şarkıda.
Değişmek, dönüşmek veya dönüştürmek… İnsan yaşamının vazgeçilmez kavramları. Bunlar olmadan ‘ben yaşıyorum’ ve ‘ben de varım’ diyebilmek gerçekten çok zor. Çünkü insan hayatı sürekli biyolojik, sosyolojik ve psikolojik bir değişim
*“Allah’ım suskunluğumu tefekkür eyle, baktığımda ibret alayım…” Diyorum ki durdursam şu akın akın akan kalabalıkları… Sorsam; Nereye yetiştiriyor sizi bu ayaklarınız? Nereye yetiştirecek sizi bu telaşınız? Başınızı çevirip göğe bakacak, Yağan yağmur damlasında ıslanacak hiç mi vaktiniz yok?.. Bir çocuk sakinliğinde bağlamak ayakkabı bağını… Bu kadar mı fakiri oldunuz zamanın? Bu kadar mı âcizi kaldınız …
Sezai Karakoç’tan bahseden/alıntı yapan insanları üç kategoriye ayırıyorum:
1- Sezai Karakoç’u ciddiyetle okuyanlar
2- Sezai Karakoç’u okuyan ama duruşuna sırt çevirenler
3- Sezai Karakoç’u isim olarak duymuş ama eserlerinin içeriğinden habersiz olanlar
Ellerindeki telefonlarla gezdikleri dünyalardan haberdar değiliz. Birden, bize benzemeyen, bizimle ilgisi olmayan bir dünyada yaşayan bir gençle karşılaşabiliyoruz. Çareler aramaya başlıyoruz. Birilerini, yetkin birilerini bulup çocuğumuzla ilgilensin, o saçma fikir ve davranışlarından vazgeçsin istiyoruz. Biz bu durumu fark ettiğimizde ise, çoktan iş işten geçmiş oluyor.
Takip edilecek akıl yürütme, duygular üzerinden olabildiği gibi müziğin özü, mânâsı üzerinden olabilir. Hatta katılımcılardan gelen neden-sonuç zincirlerine göre duygular üzerinden yapılan akıl yürütmeye müziğin özü, mânâsı eklemlenebilir.
Kadının Ayağı Gül Oldu
Zarif çoban yastığı, papatya, gül ve soluk gelincik; Frederic Chopin’den Nocturne No.2 Flat Majör’ü dinlerken, arka fonda akşamcı kuşlar ağaçların dibini eşeliyordu.
Chopin bu eseri yaparken, ruhundan bir parçayı çiselemişti sanki. Ülkesi işgal edilen bir sanatçı, içindeki hüznü nasıl yansıtmalıysa öyle yansıyordu notalar. Zarif çoban yastığı bilgisayara doğru iyice eğildi. Müziğin içine girmek ister gibi salınıyordu. Masayı sallayan rüzgâr, bardağı titreştirdikçe gelincik bardağın içine birkaç damla gözyaşı damlatıyor gibiydi. Boynunu bükmüştü. Polonya için birkaç damla da o gözyaşı döküyordu. Askerlerin sesini duyar gibiydi şarkıda.
Bu yazının devamı 209. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
209. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
Hayat Yansıttıklarımızdan mı İbaret
Değişmek, dönüşmek veya dönüştürmek… İnsan yaşamının vazgeçilmez kavramları. Bunlar olmadan ‘ben yaşıyorum’ ve ‘ben de varım’ diyebilmek gerçekten çok zor. Çünkü insan hayatı sürekli biyolojik, sosyolojik ve psikolojik bir değişim
Tefekkür Teşekkürdür
*“Allah’ım suskunluğumu tefekkür eyle, baktığımda ibret alayım…” Diyorum ki durdursam şu akın akın akan kalabalıkları… Sorsam; Nereye yetiştiriyor sizi bu ayaklarınız? Nereye yetiştirecek sizi bu telaşınız? Başınızı çevirip göğe bakacak, Yağan yağmur damlasında ıslanacak hiç mi vaktiniz yok?.. Bir çocuk sakinliğinde bağlamak ayakkabı bağını… Bu kadar mı fakiri oldunuz zamanın? Bu kadar mı âcizi kaldınız …
Popüler Sezai Karakoç Versus Gerçek Sezai Karakoç
Sezai Karakoç’tan bahseden/alıntı yapan insanları üç kategoriye ayırıyorum:
1- Sezai Karakoç’u ciddiyetle okuyanlar
2- Sezai Karakoç’u okuyan ama duruşuna sırt çevirenler
3- Sezai Karakoç’u isim olarak duymuş ama eserlerinin içeriğinden habersiz olanlar
Çocuklarımız Bizim mi?
Ellerindeki telefonlarla gezdikleri dünyalardan haberdar değiliz. Birden, bize benzemeyen, bizimle ilgisi olmayan bir dünyada yaşayan bir gençle karşılaşabiliyoruz. Çareler aramaya başlıyoruz. Birilerini, yetkin birilerini bulup çocuğumuzla ilgilensin, o saçma fikir ve davranışlarından vazgeçsin istiyoruz. Biz bu durumu fark ettiğimizde ise, çoktan iş işten geçmiş oluyor.
Felsefe Atölyeleri ve Müzik
Takip edilecek akıl yürütme, duygular üzerinden olabildiği gibi müziğin özü, mânâsı üzerinden olabilir. Hatta katılımcılardan gelen neden-sonuç zincirlerine göre duygular üzerinden yapılan akıl yürütmeye müziğin özü, mânâsı eklemlenebilir.
Alışverişe devam et