Hayat sahnesinde çoğalan sesler ölüm perdesiyle bir anda kesiliverir. Perde perde çoğalan sesimizi bastırır ölüm. Ölümün dilinden herkes anlar. Bilen bilmeyen herkese konuşur ölüm. Fakat biz ölüm hakkında ne konuşacağımızı bilemeyiz. Hayatımız boyunca ölümü dinleriz.
Ölülerle mi konuşuyorsun diye soran sahabeye; -ölüm- demişti peygamberimiz! ‘Ölümden daha büyük bir nasihatçi yoktur.’
Ölüm sayfası kopmuş hayatlar vardır bir de. Ölümün sesinin işitilmediği, ateş denince akla hayale yanmanın geldiği hayatlar. Ölüm sayfası kopmuş bu hayatlar kaybedilir, yaşamlar yitirilir. Genç ölümler çoğalır. Ölüme meydan okunur. Ölümü yenen kişiler için ‘ölüm gelir ölüm duygusuna karşı saygısız.’
Ölümü unutan insanlar, göremezler, duyamazlar. Yarını yaşayamazlar. Tüm hazlar, başarılar, kazançlar şimdi ve hemen olmalıdır onlar için. Bu nedenle ölüm hep talihsizlik olarak gelir. Beklenmedik bir ölümdür onlarınki.
Oysa “hepimiz ölecek yaştayız.”
Bu yazının devamı
211. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana ya Rabbi
Taşınacak suyu göster, kırılacak odunu
kaldı bu yaşamak suçu üzerimde
bileyim hangi suyun sakasıyım ya Rabbel alemin
tütmesi gereken ocak nerde?
Koşarak anlatıyoruz kendimizi. Evdeysek evimizi ya da sokağı, sakinleşmek için adımlarımızı saydığımız sahil yolunu, iş çıkışlarını, buluşmaları, ayrılmaları koşturuyoruz. Küçücük bir çay ocağını bile bir sonraki işin peşine takıyoruz. Sonra ayaklarımız zonkluyor gece olunca. Ayaklarımız yetişemediğimiz ne varsa ona göre zonkluyor. Neye geç kaldık, neyin cevabını zamanında veremedik de içimizde büyüdü sözler…
TRT’nin dijital platformu Tabii’de yayınlanan Gassal dizisi büyük yankı uyandırdı. Sanal cemaatlerin uzantıları olan mecralarda; diziden kesitler, replikler paylaşıldı. Kısa sürede oluşan bu güçlü yankının evveliyatı var aslında.
Ölüm Konuşur
Ölüm gelemiyor tıkalı kapılar
Cahit Zarifoğlu
Hayat sahnesinde çoğalan sesler ölüm perdesiyle bir anda kesiliverir. Perde perde çoğalan sesimizi bastırır ölüm. Ölümün dilinden herkes anlar. Bilen bilmeyen herkese konuşur ölüm. Fakat biz ölüm hakkında ne konuşacağımızı bilemeyiz. Hayatımız boyunca ölümü dinleriz.
Ölülerle mi konuşuyorsun diye soran sahabeye; -ölüm- demişti peygamberimiz! ‘Ölümden daha büyük bir nasihatçi yoktur.’
Ölüm sayfası kopmuş hayatlar vardır bir de. Ölümün sesinin işitilmediği, ateş denince akla hayale yanmanın geldiği hayatlar. Ölüm sayfası kopmuş bu hayatlar kaybedilir, yaşamlar yitirilir. Genç ölümler çoğalır. Ölüme meydan okunur. Ölümü yenen kişiler için ‘ölüm gelir ölüm duygusuna karşı saygısız.’
Ölümü unutan insanlar, göremezler, duyamazlar. Yarını yaşayamazlar. Tüm hazlar, başarılar, kazançlar şimdi ve hemen olmalıdır onlar için. Bu nedenle ölüm hep talihsizlik olarak gelir. Beklenmedik bir ölümdür onlarınki.
Oysa “hepimiz ölecek yaştayız.”
Bu yazının devamı 211. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Seyir
Bir rüyanın fevkinde
Fevkalade bir gezegende
Yürüyordum durmadan
Üzerimde Kalan Yaşamak Suçu mu?
Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana ya Rabbi
Taşınacak suyu göster, kırılacak odunu
kaldı bu yaşamak suçu üzerimde
bileyim hangi suyun sakasıyım ya Rabbel alemin
tütmesi gereken ocak nerde?
Konuşularak Yapılan Masallar
Koşarak anlatıyoruz kendimizi. Evdeysek evimizi ya da sokağı, sakinleşmek için adımlarımızı saydığımız sahil yolunu, iş çıkışlarını, buluşmaları, ayrılmaları koşturuyoruz. Küçücük bir çay ocağını bile bir sonraki işin peşine takıyoruz. Sonra ayaklarımız zonkluyor gece olunca. Ayaklarımız yetişemediğimiz ne varsa ona göre zonkluyor. Neye geç kaldık, neyin cevabını zamanında veremedik de içimizde büyüdü sözler…
Gassal: Randevuyla Çalışmıyoruz
TRT’nin dijital platformu Tabii’de yayınlanan Gassal dizisi büyük yankı uyandırdı. Sanal cemaatlerin uzantıları olan mecralarda; diziden kesitler, replikler paylaşıldı. Kısa sürede oluşan bu güçlü yankının evveliyatı var aslında.
Mavi Kardelenler Borçlusu
Kırsal hakikatler besliyorum, kentler ki samimiyetten küçüktür,
Köylerdeki inancı kuşanıp da geldim, şehirler ki ağır bir yüktür.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.