“Benim gözlerim yeşildir, onun gözleri kara; Ben günah kadar beyazım, o tövbe kadar kara.”
(Sezai Karakoç)
Tüm renkler yan yana sıralanmıştı. Yılda bir kez kurulan panayırın her memleketten misafiri vardı. Renklerin gösterisi bir cümbüş havasındaydı. Hayatına yeni bir renk arayanlar, eskisini değiştirmek isteyenler dükkânlarının önünden geçiyordu. En usta satıcılar, ellerinde bulunan renkleri pazarlamaya çalışıyor, tezgâhtaki ürününü öve öve bitiremiyordu.
Renkler ülkesinde bir kanun çıkarılmıştı. Birkaç muhalif sese rağmen gökkuşağındaki renklerde değişiklik yapılmıştı. Önceki sene gökkuşağında yer alanlardan bazıları bu defa saf dışı kalmıştı. Bu yüzden en fazla talep, yeni gökkuşağı renklerineydi.
Bu yazının devamı
209. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Sağ-sol kavgasının okullarda, öğretmen ve öğrencilerde zirvede olduğu yıllar. Farklı sınıflardan birkaç arkadaşla hararetle, az bir bilgi ama samimiyetle İslam’ı savunduğumuz lise yıllarımın başları.
Mesela iddiası ile hareketi örtüşmeyenlerin ne garip bir görüntü sergilediklerini. Anlamak için okumaktan öte, uydurmak için okuyanların, anlamadan anlatmaya çalışanların oluşturduğu bu gürültülü dönemde neler hissettiğini kayıt altına almazsan korkarım sen bile unutursun bir gün. O nedenle yaz, ısrarla yaz. Bir kenara not al lütfen. Yazman gerektiğini not al hiç olmazsa umulur ki o not harekete geçirir zamanın bir yerinde…
Anlamaya değil, yaftalamaya; iletişim kurmaya değil, tezahürat yapmaya teşne olduğumuz şu dünyada ne büyük fırsatlar kaçırıyoruz bir bilsek. Kim bilir, ötelediğimiz kişiler, toplumlar, milletler, tersinden kalkıp aynaya özensiz bakmamız sonucu görüp irkildiğimiz kendi aksimizden başka bir şey değil.
“Müşrikler zorda kaldıklarında Allah’a yönelirler, Müslümanlar zorda kaldıklarında Allah’a şirk koşarlar.”
“Hayat Kaynağı Kur’an Tefsiri”nde Prof. Dr. Said Şimşek bu ifadeyi kullanmış. İlk okuduğumda biraz ağır gelmişti bana. Ama üzerinde biraz düşünüp de örnekler gözümüzün önünden geçtiğinde hak vermemek mümkün değil. Aslında bildiğimiz bir gerçek, çok net ve açık bir biçimde dile getirilmişti.
Bulunduğumuz toplumda türbelerde yapılanlar, bir hastalık ve çaresizlikte gidilen “… babalar”, cinciler üzerinden iş yürütmeler, şirkin bazı örnekleridir. Allah’tan başkasından yardım istemeler, bizim Allah’ın yardımı olarak baktığımız olaylara “şeyhlerinin kerameti” olarak bakmalar…
Tövbeler Olsun!
“Benim gözlerim yeşildir, onun gözleri kara;
Ben günah kadar beyazım, o tövbe kadar kara.”
(Sezai Karakoç)
Tüm renkler yan yana sıralanmıştı. Yılda bir kez kurulan panayırın her memleketten misafiri vardı. Renklerin gösterisi bir cümbüş havasındaydı. Hayatına yeni bir renk arayanlar, eskisini değiştirmek isteyenler dükkânlarının önünden geçiyordu. En usta satıcılar, ellerinde bulunan renkleri pazarlamaya çalışıyor, tezgâhtaki ürününü öve öve bitiremiyordu.
Renkler ülkesinde bir kanun çıkarılmıştı. Birkaç muhalif sese rağmen gökkuşağındaki renklerde değişiklik yapılmıştı. Önceki sene gökkuşağında yer alanlardan bazıları bu defa saf dışı kalmıştı. Bu yüzden en fazla talep, yeni gökkuşağı renklerineydi.
Bu yazının devamı 209. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
İnsanları “İyi” Yapan Değerlerin Görmezden Gelinmesi
Sağ-sol kavgasının okullarda, öğretmen ve öğrencilerde zirvede olduğu yıllar. Farklı sınıflardan birkaç arkadaşla hararetle, az bir bilgi ama samimiyetle İslam’ı savunduğumuz lise yıllarımın başları.
Düşünmek mi Yazmak mı? Forrester’ı Bulmak Üzerine Bir Deneme
Son zamanlarda yaptığım küçük bir araştırma sonucunda sinemada eğitim ve eğitimcileri konu alan filmlerin sayısının 2000’e yakın olduğunu fark ettim.
Mektup XI
Mesela iddiası ile hareketi örtüşmeyenlerin ne garip bir görüntü sergilediklerini. Anlamak için okumaktan öte, uydurmak için okuyanların, anlamadan anlatmaya çalışanların oluşturduğu bu gürültülü dönemde neler hissettiğini kayıt altına almazsan korkarım sen bile unutursun bir gün. O nedenle yaz, ısrarla yaz. Bir kenara not al lütfen. Yazman gerektiğini not al hiç olmazsa umulur ki o not harekete geçirir zamanın bir yerinde…
Bay Şavşan ve Basit’in Karmakarışık Oyunları
Anlamaya değil, yaftalamaya; iletişim kurmaya değil, tezahürat yapmaya teşne olduğumuz şu dünyada ne büyük fırsatlar kaçırıyoruz bir bilsek. Kim bilir, ötelediğimiz kişiler, toplumlar, milletler, tersinden kalkıp aynaya özensiz bakmamız sonucu görüp irkildiğimiz kendi aksimizden başka bir şey değil.
Gaflet mi, Cehalet mi?
“Müşrikler zorda kaldıklarında Allah’a yönelirler, Müslümanlar zorda kaldıklarında Allah’a şirk koşarlar.”
“Hayat Kaynağı Kur’an Tefsiri”nde Prof. Dr. Said Şimşek bu ifadeyi kullanmış. İlk okuduğumda biraz ağır gelmişti bana. Ama üzerinde biraz düşünüp de örnekler gözümüzün önünden geçtiğinde hak vermemek mümkün değil. Aslında bildiğimiz bir gerçek, çok net ve açık bir biçimde dile getirilmişti.
Bulunduğumuz toplumda türbelerde yapılanlar, bir hastalık ve çaresizlikte gidilen “… babalar”, cinciler üzerinden iş yürütmeler, şirkin bazı örnekleridir. Allah’tan başkasından yardım istemeler, bizim Allah’ın yardımı olarak baktığımız olaylara “şeyhlerinin kerameti” olarak bakmalar…
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.